entry lerde de gördügüm gibi allah düşürmesin dedigim otobüs firması, ama nasıl hala ayakta.
bu firma ile ikinci yolculugumda 5 saatlik yolu 7 saatte gidererek ve saat 23.00 yerine 01.00 şehire ulaştıktan sonra birdaha yazanasine bile gitmedigim firma(4 sene önce idi).
ben daha hic binmedim bu sirkete, ve bu yazilanlari okuduktan sonra da binmem herhalde. yalniz, saflik yapmak istemem ama, burada yazilanlarin cogu suctur. yani yasal acidan suc. cezai müeyyidesi olanlardan yani. bu türden burada yazdiginiz sekildeki olaylar oldugunda ;
-)kiminle muhattap oldugunuzu mutlaka not ediniz.
-)biletinizi kesinlikle saklayiniz
-)arkadasin yazdigi gibi,bilet parasi ödenmemis diyebilecekleri icin, kesinlikle bilet aliminin belgelendirilmesine dikkat ediniz
-)ve mutlaka cok disli davranarak sikayet ediniz, o adamlarin yetkililerine degil, basina, o sirketin cikarlarinin islemeyecegi yerlere basvurunuz. bak buraya yazmissiniz, bu bile bir gelisme, ayni burasi gibi, bir umut turizm bakanligina bile yaziniz, bu trip seyler ancak ve ancak dis tepkiyle düzelir, bu sözlükteki yazismalar falan "ic" tepki sayilir. bunu unutmayiniz.
bunun disinda.... bir "yolcu otobüsünün" birkac sayfa önce bir arkadasin yazdigi sekilde 1,5 saat, gelmesi beklenen cargo yüzünden dolu yolcu otobüsünü bekletmesi kesinlikle "kamu hizmetini kötüye kullanma" ya girer,o otobüs yolcular icin dizayn edilmistir, ve izinleri de ona göredir, bilet de böyle bir bekleme serhi konulmamissa otobüsün hareket ettirilmesi gerekir.bu yapilmiyorsa o gecikmenin bütün yolcular bazinda sorumlusu metro turizm´dir,bu türkiye "geri" bir devlet sayilsa bile türkiye sartlarinda da böyledir. o yazi özellikle cok dikkatimi cekti. o hareketin cezasi kanit tanik varsa 3 yildan baslar, ve bu cezanin "sartli salinma" si da yoktur. cünkü "kamu hizmeti" sahsi, kisisel birsey degildir, kendinin disindaki bütün halki ilgilendirir birseydir, türk ceza kanunu bu durumu son derece "kutsal" olarak degerlendirir.
sirketlerin burada yazilanlardan anladigim kadariyla, "dudullu" benzeri yerlerde öyle "toplama kampi" benzeri- bu benzetmeyi de az evvel okudum- yerlerde yolculari istiflemesi hele kimbilir kac acidan suctur...sayica cok fazla agirlayabilme kapasitesi olmasi gerekir, yoksa öyle cok fazla otobüsü yolcusuna "insani" sartlari sunmadan oraya yönlendiremez, o da "kamu hizmetini kötüye kullanma" ya girer. öyle bir sey baska yasalarla da ilintilidir de su an ona bakmam lazim, yasaya göre bir adam 40 metrekare ev yapmaya kalkip o evi 15 kisilik gösteremez, devlet öyle bir seye tapu vermez,ayni bu sekilde "metro turizm" yolcularini "toplama kampi" gibi yigilmalarla istifleme yapamaz, bunlar hep suctur, burada yazilanlarin cogu aslinda suc duyurusudur. mesela, bir yolcuyu "yanlislikla" baska yerde indiremez, yolcuyu biletin kesildigi yere kadar götürmek zorundadir.
bunlarin hepsine tepkiyi siz vereceksiniz, yasa hep "sikayetci" üzerinden calisir, özellikle "tüketici" yasasi tamamen bir "sikayetci" ye ihtiyac duyar isleyebilmek icin.ancak gelgelelim bu gibi konular, türkiye´de henüz yenidir, ama zamanla oturmasi sizlerin sayesinde olacaktir. tepki gösteriniz, indirmeye kalktiklari zaman inmeyiniz. problem oldugu zaman mutlaka otobüsün kalktigi saati, taniklik acisindan sizinle ayni fikirdeki diger birkac yolcunun ismini, cok önemli-otobüsün plakasini almayi kesinlikle unutmayiniz.mümkünse ajanlik yapip söförün ve muavinin de kimliklerine bir sekilde ulasmaya calisiniz... ve kesinlikle "sirketin" sikayet servisini arayinca bir "matah" yaptiginizi sanmayiniz. sirket herhalde ki kendi hatasini kamufle etmeye calisacaktir. sirketin hatasini o sirketin cikarlarinin islemedigi yerlere ancak sikayet edebilirsiniz, hatta aramizda kalsin, metro turizm in yaptigi hatalari yana yakila kamil koc´a bile bildirseniz, onlar bile o olayi afise etmeye bakacaklardir.ama gene de en iyisi bu konuyu devlete tasimaktir. dogrudur siz cok kücüksünüzdür, ancak dikkat cekecek kadar fazla insan ayni sikayetleri bildirirse devlet de herhalde bir süre sonra harekete gececektir.
unutmayiniz, burada sikayet ettiginiz seylerin hemen tamami suctur. bunu yapanlar da sucludur. dogrudur, türkiye de adalet sistemi kaplumbaga hiziyla yürür, ancak yasal sikayet sayisi arttikca olay ciddilesecektir, bunu unutmayiniz, 10 yetmiyorsa 100 sayfa sikayet dilekcesi olunca birileri mutlaka huylanmaya baslayacaktir, türkiye gibi sistemi daha tam oturtamamis devletler de bu tür sancilar oluyor maalesef, ancak siz tüketici olarak, daha dogrusu "yurttas" olarak haklariniza sahip cikmaya ,hatta ve hatta, mükellefsiniz. yani gicik bir savci, bu anlatilanlara bakip, "bak yolcu ciddi tepki göstermemis, devlete herhangi bir dilekce yazilmamis, demek ki o kadar da önemli birsey degilmis" diyecektir. dogrudur, bu tür seyler istir, yani yazi yazmak, telefon etmek falan...ama eger yeteri kadar kisi bu islerin pesini "yurttaslik görevi" olarak takip ederse bu sikayetlerin azalacagindan emin olmalisiniz.
ben safim, aptalim, yurtdisindan yaziyorum, türkiye sartlarini hemen hic bilmiyorum, ama su kadarini söyleyebilirim, bu sizin yazdiginiz seyler almanya´da almanlarin basina geldiginde hic küfür falan etmeyecekler, derhal avukatlarini arayip davalar acacaklardir. ve kazanirlar o davalari. bu is ancak ve ancak resmi tepkilerle düzelir.
ancak....okuduklarima cok üzüldüm, hicbir insan bu kadar asagilik muameleye layik degildir.
kendiniz gibi birisine denk geldiğinizde eğlenceli diyaloglar ortaya çıkar bu firma sayesinde.
roma-istanbul seferinden sonra çoluğa çocuğa, çam sakız çoban armağanı hediyelerini doldurduğu bavulu havayolu şirketi tarafından kaybedilen, lakin kirli elbiselerinin olduğu gereksiz valizi tastamam olan fidelio, gerekli işlemleri hallettikten sonra otogar'a gitmek için taksiye biner.
- s.a
- a.s
- otogar'a çekiver hocam.
- hocam kamil koç mu, nilüfer mi hangsine yanaşayım ?
- metro turizm !
- :|
- :S
- kardeşim emin misin ?
- kafam çok bozuk hocam, ölmek istiyorum.
- daha yaşında çok genç bir kez daha düşün bence.
- ben kararımı verdim hocam, lütfen aklımı karıştırma.
- peki o zaman. hakkını helal et.
- helal olsun. sende hakkını helal et.
- helal olsun.
- haydi bismillah.
roller coster'a binme imkanınız yoksa, onun tek alternatifi metro turizm. şehrin tekdüzeliğinden sıkılınlara, adrenalin arayanlara önerilir.
dün van daki sel haberlerini televizyonda seyrederken servis minübüsünün selde dans yaptığını gördüğüm otobüs şirketi. bence çok kızmayın heryere gidiyor.
Manisa'nın Akhisar ilçesinde tali yoldan anayola fırlayan bir taksiye çarpmamak için 44 yolcusunun hayati tehlikesini düşünmeden direksiyonu 90 derece çevirebilen şoförleri bulunan bir firmadır .
Not: Ben izmir termanalinde izmir-istanbul seferini yapmak üzere Metro Firmasının Halkla ilişkiler Müdürünün açıktan şoför aradığına bizzat şahit oldum. O esnada uzun yoldan gelen Efe Turizm'in kaptanını makul bir fiyat ile ayarlayıp tekrar uzun yola çıkarma teşebbüsü bu firmanın çok kaliteli olduğunu gösterir.
gidiş dönüş 90 tl bayıldığım iki katlı otobüslerinde yolculuk öncesi ısrarla "wireless var mı" sorularıma "var ama iki arabada yok" diye cevap veren, sonrasında beni gidiş dönüş 8 saat wireless'sız bırakan firma.
türkiye'nin her köşesine, her saatte gittiği için binilmek zorunda kalınan sonra da pişman olunan bir daha binmemek için yeminler edilen turizm firması.
istikamet ankara-samsun'dur ve yolculuk başlar. rezilliklerinin hangisini saymakla başlamalı bilmiyorum. neoplan diye sattıkları biletin arabasının setra çıkması ve o arabanın 45. peron yerine 42. perona gelmesi sorunların başlangıcı denilebilir. otobüse binildiğinde lakayt muavinler de sorunu devam ettirir. yolcularla abuk subuk konuşan ne işine ne kendisine saygısı olan bir grup muavin karşılar sizi. nerede ineceğinizi sorar. siz söyleyince "ay ben orayı hiç bilmiyorum." karşılığını alabilirsiniz. muavin bunu söyleyince "ne yapalım inmeyelim mi orda. müsait bi yerde bırakın o zaman" diye karşılık verince, muavin daha da ukalalaşıp "tamam siz bilirsiniz ben karışmıyorum" diyiverir. sonra öğrenirsiniz ki araba konya arabasıymış ek sefer olarak bilmediği bir yola çıkmış. molayı bitirip yola devam etmek için arabaya binersiniz eksik yolcu olduğu farkedilir. lakayt muavin iner şöyle bir göz atar. aa yok der ve yola devma edilir. çorumda şoför bilmediği bir yola girer. yol dediysem iki apartman arasındaki boşluk. apartmanlara sıfır yola devam edersiniz. aklı evvel soförünüz oradan devam edemeyeceğini anlar ve geri geri gelmeye başlar. birden pat diye bir ses duyarsınız. arabanın arka camı bir evin çatısına çarpmıştır ve siz arka camın tuzla buz oluşunu seyredersiniz. çorum otogarına araba çekilir. arka taraf bir güzel temizlenir. araba değişmeden sabahın altısında camsız bir otobüsle yola devam edilir ki otobüste küçük çocukların olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. lakayt muavin "doğal klimayla gidin biraz da." diyip sırıtır ve yolculuğun tadını çıkartmak adına arka taraftan yani cam olması gereken yerden sarkar. yolculuğunuz sona ermeye yaklaşmıştır. ineceğiniz yerin yolunu gösterir ve inersiniz. arabadan indiğinizde çantanızın eksik verildiğini fark edersiniz. hemen firma aranır eşya unutulduğu söylenmek istenir ama yetkili kimseye ulaşılamaz. ne kayıp eşya bürosu ne de firmanın bürosu size cevap verir. ağızlarında laf geveleyip dururlar. sizi sürekli başka yerlere yönlendirirler. verdikleri telefon numarası cevap vermez. en sonunda otobüs neredeyse oraya gidilir. muavinler sizi görünce birden renk değiştirir. her yeri aradıklarını ama tarif ettiğiniz gibi bir çantanın çıkmadığını söylerler. müdür çağırılır. çanta fişlerine bakmadan çanta verildiği söylenir. hala bir ilgi göremezsiniz. hala üste çıkılmaya çalışılmaktadır. buna sabredemeyen siz kimlik kullanmak zorunda kalırsınız. mesleğinizi öğrenince birden o ilgisiz insanlar gidip size kahve söylemeye çalışan insanlar gelir. muavin arabaya koşar elinde çantanızla gelir. biraz önce arabanın her yerine baktıklarını söyleyen muavinler şimdi çantanın bir köşeye gözle görülemeyecek bir yere düştüğünü söylerler. firmaya lanet edilir eve dönülür.
ek tanım yapılması gerekirse: bundan sonra asla binilmemesi gereken, asla tavsiye edilmeyen ve hatta protesto edilmesi gereken turizm firması.
aptal saptal yerlerde durup yolcu alan, buna sitem edilince "amca sen rahat ol seni tam zamanında gitçeğin yere yetiştiricem" deyip, gaz pedalını kökleyerek azrail eskortluğunda yolculuk etmemizi sağlayan şoförlere sahip yüce turizm firması.
bir dönem edirne otogarına, otogar yönetimince sokulmayan otobüs firmasıdır. daha sonra hukuki mücadeleyle otogara giriş hakkı kazandılar ama bu sene içinde trakyadaki bir çok otobüs firması isminin yanına metro ibaresi ekledi. sanırım, trakyadaki pek çok seyehat firmasını satın aldılar...
inanc lisesi öğrencilerinin hayatında ayrı bir yere sahip otobüs firması. okulun anlaşması dolayısıyla bu öğrenciler nice muavinlerin ve şöförlerin kurbanı olmaktalar.
metro otobüslerinin ortak özelliği bilet saatinden yarım saat sonra gelmeleridir. hiçbirinde değil wireless, müzik sistemi bile çalışmaz. televizyonlar genelde kapalı durur. garip muavinleri vardır. yolculuk sırasında şöförle muhabbet edebilirler, size laf atabilirler, pas vermeyiniz. genelde muavinler ineceğiniz yeri anlamaz, yanlışlıkla 5 km uzakta indirilebilirsiniz, taksi parası da bir yerlerinize girebilir, aman dikkat.
şöförlerinin gitarınızı içeri almama gibi bir eğilimi olabilir, aldırmayınız, şöförün ettiği küfürler eşliğinde yerinizi alınız.
metro muavinleri her zaman yanınızdan geçerken size sürtünme eğilimindedirler, hoş karşılayınız, onları seviniz.
her şeye rağmen aralarından sevecen insanlar da çıkabilir. ikinciye aynı otobüste bulunduğunuz bir muavin size "sen hala küp mü çözüyorsun?" diyerek muhabbet açabilir, yazıhane müdürleri sizi koruyabilir.
bunlara rağmen bavullarınızı sizi çıkardığınız bir otobüs firmasıdır işte metro.
özet olarak "be our guest" sevgili metrozedeler.
geçmiş olsun.
bir bilet alarak hizmet almayı hak eden müşteriye hizmetin "h"sini sunamayan otobüs firması. ücretsiz diyerek sundukları servislerde her zaman sinir bozucu bir aksaklık meydana gelir. muavinleri de son derece saygısız...
ayrıca bu iş bir arz-talep meselesidir. yapamıyorsan taşımayacaksın. taşıyorsan da insana insan gibi muamele yapacaksın. kimse kimseye yalvarmıyor!
çift katlı otobüslerinin, alt kattaki masalı koltuklarında çıtır kızların garanti bulunduğu otobüs firmasıdır. istanbul'dan gidiş ve gelişimde rastlamışımdır, hatta arkadaş olmuşuzdur.