Yetkililere açık çağrıda bulunmak lazımdır. Lisansı mı iptal ediliyor sahibi mi iptal ediliyor ne yapılacaksa yapılsın. iki kere bindim ikisinde de kaza tehlikesi atlattım. Birinde de koltuğumu bir kişiye daha satmışlardı. Muavinin yattığı yerde gitmemi teklif ettiler siz diğer yolcuyu yollayın oraya dedim.böyle terbiyesiz işgüzar ve mal muavinlere sahip firmadır.
sozde kimsenin memnun olmadigi ama ne hikmetse kimsenin binmekten vazgecmedigi firma.
bize mi oynuyosunuz dalga mi geciyosunuz? ankara istanbul disinda pek kullanmadim, kullandiklarim da suit oluyo genelde, tek oturuyorum, 4 yil icinde bi iki kere ancak gec kalmistir.
ha servisleri igrenc derecede sapitmis durumda artik o ayri. kullanmazsam bu servisler ve son kaza haberleri yuzunden tercih etmeyecegim. son derece kisisel deneyimlerden yola cikarak bi firmaya bok atan sozluk yazarlari yuzunden degil.
Sübyanları muavin olarak çalıştıran,hizmet kalitesi hususunda ciddi sıkıntıları olan bir firma.
Bugün internette dolaşırken, kendilerine karşı bir linç hareketi başlatıldığını gördüm. Bu etiket altında insanlar neden Metro turizmi tercih etmediklerini belirtiyorlar.bir çoğu haddini aşan ve amacından sapan ifadeler içeriyor lakin. METRO turizm avukatı olsaydım haksız rekabet hükümlerinden faydalanarak çok kişinin canını yakardım. insanlar klavye başına geçince sonunu düşünmeden, kendini kaybederek yazıyor.
senelerdir buna tekerlekli tabut denmesine rağmen hala binenlerin olduğunu görmek gerçekten acı verici, öte yandan bunca kazaya bunca kaybedilen cana rağmen firmaya dokunulmaması da ayrı bir olay.
editurizm: metro turizmin sahibi eksiledi sanırım, tamam lan kızma düşmanlarımızı sana müşteri olarak göndereceğiz işte, sonuçta sen para kazanmaya devam edeceksin.
süit adını verdikleri otobüsler rezalet. neoplan marka otobüse bindim. tekli koltukların yanındaki koltukları sökmüşler al sana 2+1. bir de tv ekranı koymuşlar ufacık. kanallar çekmiyor, film yok müzik yok. ulan 12 saat yol gidiyoruz azıcık insaf.
Dün yine yeniden bir katliama daha imza atmış otobüs firması. kısa mesafeler hariç otobüs yolculuğu başlı başına ilkel bir şey ama hiç değilse firmalar götlerini başlarını toplayıp kendilerine çeki düzen versinler.
Başka bir firmayla ilgili bir anımı anlatıyım ve canımızın kimlere emanet olduğunu görün.
14 şubat 2003 askerden teskeremi aldığım gün ve memlekete gitmek için akşam 18 de otobüse bindim en önde oturuyordum soğuk bir kış günü ve yollar cam gibi buzla kaplı, elmadağı inip Kırıkkale'ye yaklaştık ikinci şöför hostes koltuğunda oturuyordu ve cebinden bir kaç tane madeni parayı ön kapının basamağına düşürdü o onları almak için eğilince direksiyondaki armut sağa doğru ani bir manevra yaparak ikinci şöförü kapıya yapıştırdı, ikinci şöför bir defa daha basamağa doğru eğilince aynı hareketi bir defa daha yaptı tam "ne yapıyorsun bilader teskere sevincini yaşatmadan dört kolluya mı bindireceksin beni" diyecekken, ikinci şöför buna dönerek "oğlum ne yapıyorsun sen kafayı mı yedin yoldaki buzu görmüyormusun süreceksen adam gibi sür" diye çıkışarak olaya müdahale etti.
Yıllarım yollarda geçti ama o an yaşadığım korkuyu hiç bir yolculukta yaşamadım.
ifşa. Yeşil sahil sehayat. ( sadece büyük şehirlerden Karadeniz'e çalışır)
küçükken sadece zenginlerin bindiğini sandığım turizm şirketi. iki katlı otobüsleri, üzerinde metro class yazan otobüsler. hep hayal etmiştim binmeyi. ama bir foyası yokmuş galiba.
şoförlerini insan olarak değil de robot olarak gören zihniyet başta olduğu sürece bu kazalar devam eder.
ya arkadaş yarım saat geç girsin o otogara, 10 dakika geç gelsin mola yerine ne olur kıyamet mi kopar?
sorun üst yönetiminde, bu yöneticileri değiştirmek lazım...