piyasanın en berbat muavinlerini, en berbat söfeeeerlerini barındıran firmadır.
bursa-adana seferinde başımdan berbat bir olay geçmiştir paylaşmak isterim;
yolculuğun altıncı saatinde teker patladı güm diye herkes uyandı gecenin bir yarısı tabiki, arkadan birileri bağırmaya başladı söförr, söförr diye söförün sikinde değil tabi herif uyuyormuş. koca lastik patladı söför beyimiz duymamış. farketmemiş.
tabi zorla uyandırıldı söför eğer o lastik patlamayıp uyanmasaydı yolcular otobüs yoldan çıkacaktı.
neyse otobüs durdu bir yerde lastiği değiştiriyor bizim salak muavinlerle, şöför.
3-4 saatte o lastiği çıkaramadı bu serefsizler. zahmet edip yol yardımı da istemediler. üç beş kuruş vermemek için. tabi o hızda lastik patlayıp da ön düzende hasar olmaması mümkün mü. bir de onu tamir etmeye çalışıyorlar. metro firmasını aradığımız da da hiç bir halt olmadı o gece, ne bir otobüs gönderildi, ne bir özür dilendi. böyle bir firma işte bu metro.
bir koltuğu on kişiye birden satan, pencere kenarı diye koridor veren, ne kadar hanzo, maganda adam varsa muavini yapmış; türkiyenin en iğrenç otobüs firması.
ben beğendim. çanakkale trabzon seferini yaparken her istediğimi yapan ilk firme ayrıca beni eve en az 3 saat erken götürdükleri içinde eyvallah. süperler.
yolda kalsam, kaldırımlarda uyusam daha da bilet almayacağım firma. zira bugün bolu dağında 3 aracı biçip, tır a arkadan girmemize sebep olmuş trajik bir şoföre sahip. ağzımıza sıçtı herif. karlı yolda destan yazıp 90 la viraja girersek olacağı o. aman allah korudu uyumuyodum tırı görünce ellerimle ayaklarıma sipere yattım. ufak çiziklerle atlattım ama ya uyuyo olsaydım? tamam kaza, adı üstünde. kaza olabilir ama şoför dediğin senin kadar düşüncesiz olamaz, vallahi olamaz. kendilerini bi ara savunmayı denediler sanırım;
- abi ne yaptın ya! ne! böyle gidilir mi?
+ iyi ki tıra çarptık. değilse hepimiz dışarı uçardık.
sadece büyümek için, "filoyu genişletelim, komisyonumuzla para babası olalım" mantığında kurumsal kültürü olmayan şirkettir. sorumlulukları önemsememenin sonucunda da kafasına göre takılan araç sahiplerinin düzensiz çalışma sisteminde ve daha çok kazanma hırsında bu vahim kazalar meydana geliyor. insan hayatının değeri para hırsıyla ters orantılı malesef. +
en kaza yapan turizm şirketi olarak tanımlanan firmadır.
cuma akşamı seyahat esnasında benim de tercih ettiğim firmadır. ukala şöforlerinden ilk defa bu bölgeye gidiyorum cümlesini duyunca içimden bir an allahım sana geliyorum dedim.
bu kaçıncı kaza arkadaş? ben kendimi bildim bileli iki otobüs kazasından biri metro turizmin. demek ki burada bir yanlış var. o yanlışlığın adı da denetimsizlik. devletin bu işe bir el atması lazım. bu şaka değil artık.
Oflunun otobüsüymüş kaza yapan plakayı görünce içim cız etti belliydi dedim çok acı bir durum yanarak can vermek.
ne denir ki bu durumda geçmiş olsun. http://www.milliyet.com.t...=15&ArticleID=1399927
kendilerini şöyle özetleyebiliriz; nilüfer ya da kamil koç'tan bilet almaya gittiğinizde çalışanlar bilgisayar üzerinden işlem yapıp, biletinizi printer'dan çıkarıp verir; metro'dan bilet almaya gittiğinizde çalışanlar boş biletlerin üzerini el yazısı ile doldurarak size bilet satarlar.
kendimi bildim bileli adını kazalarda sıkça duyduğum bir otobüs firması. karadeniz e bir yolculuğum sırasında bende bu otobüs firmasını seçmiştim ve şoförün "ben kayseriliyim karadeniz yollarını hiç bilmem. ilk defa gidiyorum" demesi üzerine şok olmuştum. yolları hiç bilmeyen birine onlarca canı emanet edebilen sorumsuz bir firma.