ne yazık ki sinan oğan'ın kadın formu olduğunu ispatlamak için tükürdüklerini yaladı. omurgasız olunca eğilme bükülme sorun olmuyor. her işin başı sonu para.
M. yavaşı aday yapmaya kalkıştığında yazmış idik, -çakma sarışın mel'anetine karşı- aynı sözümüzdeyiz;
" - Natocularda bir telaş - pür telaş ki, sorma gitsin! Neymiş, "gönlünden geçen aday -yavaş gardaşım yavaş- 'mensur yavaş' imiş!!." Yahu -yalandan da olsa (gazetecinin o kadar ısrarına rağmen)- "TÜRK Milliyetçisiyim" dahi diyemeyen bir zavallıyı, Türk milliyetçilerinin karşısına aday diye dikecek, - gürcü gocasına dahi itaat etmeyen - 'hatun kişisi!.' Bülent Orakoğlu -Mekke de iken- anlattı idi (sonradan MiLLi kuruşcu, Fehmi Çalmuk'un kitabında da okudu idik). Gürcü abisi - hazirun da sabisi Şevket Kazan abine "- Abi askerler darbe(28 Şubat günleri) yapacak istihbarı aldım, ne yapayım, deyu sorduğunda? Abin; "- Ben üç ihlas, bir Fatiha okuyup yatıyorum, sen de öyle yap!" Dediğinde onun emrine (kabile büyüğünüz olduğu için, ellağam) uymuş idin. Bre kadın git gocana itaat et ve bir A. Necdet Sezer vakıası - mel'aneti daha çıkarıp, AZIZ Türk milletinin istiklaliyle - istikbaliyle oynama! "AYAK ALTINDA KALIRSIN!" Bizden söylemesi!.."
Kurucusu olduğu ak partiye gitmesi gayet normal. Yola çıktıklarını yolda bulduklarına sürekli değişen bir insan olunca bir noktada başladığı yere geri dönmüş oldu. Zaten Tansu Çiller de orada.
omurgasız dediğiniz kadını (bkz: MHP) nin başına geçirmek için ciddi uğraşlar verdiniz, yetmedi parti kurması için elinizden gelen desteği verdiniz, yetmedi seçimlerde desteklediniz. omurgasız mı değil mi yorum yapacak değilim ama şu an (bkz: cumhurbaşkan)ı ile görüştüğü için omurgasız diyorsanız siyaseten sert kavgayı seviyorsunuz demektir. muhalefet sorunları kavga ederek değil uzlaşarak çözer yahut kendi programını diyalog ile iktidara açıklar. kılıçlar savaşta çekilir ki orada bile sürekli diploması ve görüşmeler olur. şimdi kızdığınız bu görüşmeyi (bkz: CHP)genel başkanı (bkz: özgür özel)de yaptı ki bence de doğru yaptı. meral akşeneri günahım kadar sevmem orası ayrı. çünkü günahımın en azından dünyalık bir zevki var.
hataları ve yanlışları olsa da vaat ettiği şeyleri gerçekleştiremese de kılıçdaroğlu gibi inatla gitmemek yerine gitmeyi tercih etmiştir. bu da bir erdemdir.