en son lisedeyken, öğretmenlerimizin bizler adına bulduğu mektup arkadaşları* vesilesi ile hayata geçirmiş olduğum; hala gerçekleştirenlere özendiğim, kurşun kalemle yazılmış ve üzerinde kokulu silgi kullanılmış olanına hasret duymakta olduğum, belki de tarihin en etkileyici iletişim türlerinden biri. teknolojinin gelişimi ile birlikte unutulmaya yüz tutmuş olsa da, inanıyorum ki hala birileri mektuplaşıyor ve o muazzam duyguları diri tutuyorlar. Mektubun "spontane" olanı makbuldür, bir konuşma metni gibi önceden hazırlanmamalıdır, kelimelerdeki hisler ancak bu şekilde "ruh" kazanır. mektup; bir bekleyiştir aynı zamanda, karşılık bulduğunda anlamlıdır. güzelliği ise; satırından kaymış harflerde, sağa sola değmiş mürekkep lekelerinde ya da önce ele bulaşıp sonra kağıda işleyen kurşun kalem izlerinde vücut bulur. Biriktirmesi ve saklaması en güzel şeylerden biridir, tıpkı fotoğraf albümleri gibi, mektuplardan da bir "anı öbeği" oluşturmak gayet mümkündür. Ayrıca kendisi gibi unutulmaya yüz tutmuş olan, kartpostal adında küçük bir kardeşi vardır*
sozlerinin tamaminin sozluge bu tarihte giriliyor olmasina cok sasirdigim teoman parcasi.
telefonda konusamam bilirsin,
mektuplariysa ertelerim hep
belki de yazim çirkin diye.
çok düsündüm, çok kurdum,
karar verdim hep vazgeçtim
ama sana yazabildim nihayet.
aslinda söz vermistim
duygularimi kilitlemistim ta ki sen açana dek.
korkma sevgi dilenmicem,
ama tanirsin beni iste
bitiririm her seyi bir dikiste.
napim? ask bu, savas bu binlerce yildir sürüp giden...
ask bu savas bu, kadin ve erkek arasinda
artik saymiyorum yillari, bana degip geçen hayatlari,
zaten pek de sevmem insanlari.
ama kimi dostlar var sevdigim, sokak köpekleri besledigim,
bazi güzel anilar biriktirdigim.
tutku garip bir sey ve çok vahsi ve çok hirsliydim zaten ben de
o yüzden de yagmaladim seni...
kolay degildir bilirim, bir aski bir kalbe koymak,
hele bir baskasini severken sen.
tesekkürler, bir zamanlar beni çok sevdigin için.
bu mektup da olmadi, kelimeler toparlanmadi, iste simdi çöpe gidiyor.
yine de mektubuma son verirken seni her zaman çok seven
ben.
Bu aralar eski edebiyatçıların sevgililerine yazdıkları mektuplardan derlenmiş kitaplara sardım...
Sanki bildiğim, tanıdığım insanların günlüğünü okuyormuş hissiyatını yaşıyorum okurken.
Bir yanları tanıdık, bir yanları mahrem mektuplar...
Bilmediğim yönleriyle satır aralarında tanışmayı, bir yandan geçim sıkıntılarına ortak, diğer yandan aşklarına tanık olmayı çok sevdim.
Bir zamanlar yazmayı oldukça seviyordum. Sevdiğim insanlara mutlaka yazardım duygularımı, tüm açıklığı ile hemde.Bana göre konuşularak halledilmeyecek bir şey yoktu ve duygular gizlenmeyecek kadar önemliydi. Arkadaşlarıma veya sevgilime göstermeliydim sevgimi tüm heyecanıyla. Sonra her şey gibi bu da bitti. Bitirdiler. Mektupları çöpe attım. Duygularımı içime. Mücadele edecek gücünüz yoksa onlara benzemekten başka şansınız yok.
kin kusmak, dert anlatmak, sevgi saygı sunmak, hal hatır sormak gibi pek çok amaçla yazılabilen, yazıldıktan sonra zarfa konulup posta yoluyla alıcıya teslim edilen ve göbek adı name* olan yazılı kağıt.