Alman düşünür, sosyolog ve ekonomi politik uzmanı. Modern antipozitivistik sosyoloji incelemesinin babası olduğu düşünülür. Sosyolojiyi metodolojik olgunluğa ulaştırmıştır.
Weber, siyaset sosyolojisi ve eğitim sosyolojisi alanında yaptığı araştırmalarıyla da tanınır. Marx'ın sınıf temelli çözümlemelerinin yerine statü kavramını getirmiştir. Bürokrasi üzerine çalışmalarıyla tanınır.
Bu sözlükte bunca zaman nasıl bir şey yazılmamış hayret. Belki şu am-meme-göt furyasına bir son vermeliyiz ne dersiniz bilmem.
Sosyolog, düşünür. Sanayi devrimi sonrası değişen çalışma hayatındaki soluklardan biridir, bürokrasi yaklaşımını geliştirmiş toplumsal grupları toplumsal eylemlerden ayırmıştır
Toplumlar hakkındaki görüşleri ise son derece doğru
'Günümüzün kaderi ussallaştırma, entelektüelleştirme ve hepsinden önemlisi dünyanın "büyüsünün bozulması"dır.''
akılcılığın demir kafesi benzetimi ile endüstri devriminin insanevlatları için düşülebilecek en zalim tuzağına işaret etmiştir.
standartları ve kuralları ile kendi kendine yeten, ağır bürokratik yapısı ise sıradan bir insanı potasında eritip yok edebilecek bir sistem yaratma tuzağı.
alman düşünür,sosyolog,bürokrasi üzerine çalışmış,ona göre toplumsal değişimlerde ekonominin büyük önemi var.Maxin sınıf temelli kavramına karşı statü kavramını geliştirmiştir.
Batı sosyal biliminin çok önemli yapıtaşlarından birisidir kendisi. Aslında bir ölçekte teolojik sistemle ekonomik sistemi birbirine harmanladığı için büyük bir devrim yaratmıştır. Hegelci töz anlayışıyla Marxçı ''alt yapı'' anlayışına nazaran bu iki unsuru birleştirdiği için aslında modern sosyal bilimlerin Aristoteles'idir dersek yanlış olmaz.
Protestan ahlakı ve kapitalizm ruhu kitabı sosyolojinin en temel eserleri aradında yer alır. Lakin ben bu kitabı okuduğumda sadece amerika ve alman toplumlarının gözlemlenmesi ve ekonomi-din ilişkisinin bu iki toplum yapısıyla özdeşleştirilmesi son derece indirgemeci gelmişti bana. Diğer dinlere mensup toplumlar son derece tembel ve ilkel, yahut etik değerleri kapitalizmle bağdaştırılamaz gibi gösterilmeye çalışılmış gibi. Sanki kapitalizmin bir dini olabilirmiş gibi.
Liderlik tipolojisi, bürokrasi ile ilgili tüm yazdıkları ve düşündükleri son derece yerinde ve güçlüyken protestan ahlakı ve kapitalizm ruhu salt pozitivizme tepki için yazılmış gereksiz bir eser olmuş fikrimce demek isterim başıma bir şey gelmiycekse:)