havuzlardan, inşaat işçilerinden, aynı ya da ayrı yöne hareket eden araçlardan, harçlığını parça pinçik edip harcayan çocuklardan nefret etmemi sağlamış olmasına rağmen, kainatın merkezine oturmuş bilim dalı.
bilim insanları özünün müzik olduğunu söylemiştir. yani; frekansları fiziksel kurallara göre üst üste binen, hesaplanabilir hava titreşimleri. ve buna rağmen matematiğin duygulara dönüşmesi gibi bir mucize gerçekleşmesi.
aslında çok zevkli olan bir daldır, ama soruyu çözmek amacı taşımak yerine, daha çok sorunun işleyişine bakılırsa.
uğraşmak güzel olanı aslında, direk bulmak değil, o süreç mesele.
not: 1 yıl sonra calculus de bilmem kaçıncı boyutlarda ,türev-integral ile uğraşırken bu yazıyı yazdığım zamanları özleyeceğim sanırım, içimdeki ses işte.
lisedeyken kendisine pek bi küfür edilen, üniversitede ise derslerinizin tamamı sözel içerikliyse zaman zaman özlemini duyduğunuz, hatta yokluğunda bazen insana bir eksiklik hissi veren ders, daha doğrusu bilim dalı.
Matematik insanlık tarihinin en eski bilimlerinden biridir. Matematik evrensel bir dildir ayrıca. Matematik kelimesinin kökü eski yunancada Matesis Kelimesinden gelmektedir ve matesis 'ben bilirim' anlamına gelir. (vikipedi)
12345679 x 9 = 111,111,111
12345679 x 18= 222,222,222
12345679 x 27= 333,333,333
12345679 x 36= 444,444,444
12345679 x 46= 555,555,555
12345679 x 54= 666,666,666
12345679 x 63= 777,777,777
12345679 x 72= 888,888,888
12345679 x 72= 999,999,999
hayatın temeli, bilimin göbeğinde olmasına rağmen, kendisinden nefret ettirmek için elinden geleni ardına bırakmayan bir şey. şey ama ney bilemedim şimdi.
edit: ney kelimesinin aslında ne olduğunu biliyoruz, ukalalık yapmayın *
okul eğitiminde öğretilen sığ matematikten ötürü "hayatın kendisidir" dendiğinde kıçla gülünen gerekliliktir. matematik'te hayat, hayatta matematik vardır. atılan bir adım matematiktir mesela. alınan nefes. işlenen suçlar matematiktir. zaman matematiktir. düzen matematiktir. matematik de düzen. pi sayısının sırrını çözerse insan (çözülmek istenen şey: rakamların gidişatında bir benzerlik noktası mı yoksa rastgelelik, tesadüflük noktası mı var? bunu bulmak tesadüf kavramını alaşağı edecektir. kaosu yani düzeni, nedenselliği ispat edecektir) belki matematiğe yeni bir rol biçecektir. okul eğitiminde giydirildiği giysilerden kurtulacak ve bu hayattaki asıl önemini kazanacaktır.
matematik öğretmeniyim. birçok defa x kişisi y konusunu ne yapsın ne işine yarar diye şeyler duydum.
bigün o kişileri toplayıp, güncel hayattan örnekler vererek farkında bile olmadan matematiği nerelerde kullandığını anlatıcam onlara.
bu tür cümleler kurulmasının tek sebebi matematik öğretim yöntemlerinden biri olan 'güncel hayattan örnek verme' yöntemini kullanmadan matematik öğretilmiş olması.
bu tabii sistemdeki bi bozukluk ama bunu tüm matematiğe mal etmek saçma.
mektebinden mezun olmuş hocaların, prof.ların dahi ne işe yaradığını öğrenci milletine izah edemediği, hatta anlayamadıkları, öğrenci tarafından hayatında hiç bir işe yaramayacağı tescillenmiş, bilim adını verdikleri gereksiz bilgi topluluğudur.
Lisede ve bazende üniversitede hayatımız boyunca kullanmayacağımız kadar fazla öğretilen. Bu işin bilimi ile uğraşmayacaklar için son derece gereksiz bilgilerle kafalarımızın doldurulduğu derstir. En basitinden fonksiyon, türev, integral, limit vb. konuları sokaktaki insanın kaçı biliyor ve ne işine yarıyor? dedirten derstir.
Bu dersin liselerimizde oldukça yüksek saatler harcanarak okutulması sonucunda oluşan zayıf nesiller ne matematiği tam öğrenebilmiştir, ne de onun baskısından diğer derslerde kısmende olsa gerçek hayatta ihtiyaç duyacakları bilgileri öğrenebilmiştir. Bu gün lise bitirdiği halde çoğu insanımız ne yazık ki hala bir dilekçe yazarken başkasından yardım istemekte, ermeni meselesi denildiğinde iki cümle edememekte, tv muhabiri japonya nerede diyerek sorduğunda ''avrupada'' yanıtını verebilmektedir. Bunda haftada öğrenciye verilen ders saatlerinin yarısını matematik ve geometrinin kaplamasının büyük etkisi olduğu şüphesiz bir gerçektir.