'' tom sawyer'ın maceraları '' adlı kitabını geçen hafta bitirmiştim, dün de '' huckleberry finn'in maceraları '' adlı kitabı bitirdim..
lise yıllarımda ''tom sawyer'ın maceraları'nı '' okumuştum, uzun bir aradan sonra tekrar okumak güzeldi..
okuduğum iki kitap da iş bankası yayınlarının baskılarıydı, mark twain ile ilgili olarak biyografi kısmında geçen bazı ifadeleri kısaca şöyle belirteyim ;
mark twain ( 1835-1910 ) : asıl adı samuel langhome clemens twain missouri, florida'da doğdu. alta california gazetesi için muhabir olarak çalıştığı sırada avrupa'ya ve kutsal topraklar'a gitti. bu gezilerle ilgili alta california ve new york tribune gazetelerine yazdığı mektupları daha sonra the ınnocents abroad; or, the new pilgrim's progress ( 1869; yurdışındaki masumlar ya da yeni hac yolculuğu ) adlı kitapta topladı.
önemli yapıtları arasında the gilded age ( 1873; altın çağ ), the adventures of tom sawyer ( 1876, tom sawyer'ın maceraları ), the prince and the pauper ( 1881; prens ve dilenci ), life on the mississippi ( 1883; mississippi'de yaşam ) sayılabilir.
okuduğum her iki kitabı da çok güzeldi, herkese tavsiye ederim.. diğer kitapları da güzeldir sanırım, 1860'larda türkiye'ye gelmiş, burdaki izlenimlerini de '' türkiye seyahati '' isimli kitapta anlatmış, o kitabı da okumak istiyorum, okuyunca burdan editlerim..
Türkiye'de daha çok Tom Sawyer'in maceraları adlı eseriyle bilinen zat olsa da "The Innocents Abroad" adında izmir ve istanbul gezilerine ait gözlemlerini de içinde barındıran bir kitabı vardır kesinlikle şüphesiz. 1867 tarihinde Quaker City adlı bir gemiyle Kutsal Topraklar'ı gezen Mark Twain amcamız istanbul'dan pek iyi bahsetmez türk kahvesi kadar kötü bir kahve olmadığından, şehrin sokaklarının pis ve dar olduğundan, kapalı çarşı esnafının yalancı ve düzenbaz olduğundan (turist düdükleyen Taksici esnafını görseydi herhalde kalpten giderdi ağız dolusu küfürler ederdi büyük ihtimalle sjsj), şehirdeki başıboş köpeklerin ve çok sayıdaki engelli/cüzzamlı dilencilerin cirit atıyor olmasından, şehirde kilise ve caminin çok olmasından ama ahlakın olmamasından yakınır. Üstelik Ayasofya için de güzel şeyler söylemez, küçümser orayı.
Bu dönemde elde edilmiş gözlemler Avrupa da akademik açıdan olduğu gibi Şark politikası oluşturması bakımından da önem arz etmektedir. Biz de halen Uluslararası ilişkiler Siyaset bilimi Sosyoloji gibi bölümlerde katalog müfredat ve sadece ingilizce kaynaklara dayalı eğitim ve araştırma devam ediyor. Hakiki bölgesel çalışmalar kültürel çalışmalar gibi alanlar dil saha çalışması edebiyat tarih sosyoloji siyaset bilimi gibi alanlara dayanır. Türkiye de sosyal bilimler de fen bilimleri gibi berbat!