marcelo bielsa, lionel messi ve michael jordan kıyaslamasını yaparken "dahilik" ve "başarı" kavramları üzerinden bir felsefe yürütür.
bielsa'nın bu konudaki temel yaklaşımı genellikle şu noktada birleşir:
1. sistemin ötesindeki dahilik
bielsa, kendi sistemine ve disiplinine aşırı bağlı bir teknik direktör olmasına rağmen, messi gibi oyuncuların "taktiklerle açıklanamayacağını" savunur. michael jordan örneğini de tam burada devreye sokar. bielsa'ya göre jordan ve messi gibi figürler, çözümsüz görünen anlarda bireysel yetenekleriyle sistemin tıkandığı yeri açan nadir insanlardır.
2. estetik ve sonuç
bielsa bir keresinde, jordan'ın sadece sayı attığı için değil, o sayıları atış şeklindeki zarafet ve estetik nedeniyle ölümsüz olduğunu belirtmiştir. messi için de benzer bir durum geçerlidir; bielsa, arjantinli yıldızın futbolu bir "sanat formuna" dönüştürdüğünü ve bu yönüyle jordan’ın basketboldaki etkisine eşdeğer bir miras bıraktığını ifade eder.
3. "durdurulamaz" olma hali
bielsa’nın sıkça vurguladığı bir diğer konu ise savunulamaz olmaktır. jordan’ın "air" dönemindeki savunulamazlığını, messi’nin topu ayağına aldığındaki o tahmin edilemez ama durdurulamaz deparlarına benzetir.
özetle bielsa, bu iki ismi "mükemmeliyetin vücut bulmuş hali" olarak görür ve onları sporun teknik sınırlarının çok üzerinde, neredeyse spiritüel bir seviyede konumlandırır.
Galatasarayin terimden de once gorusmeye gitmesi gereken hoca. Kendisi terimin taktik uygulayabileni olarak dusunulebilir. Sabri carole takimda zaten barinamaz digerlirni de adam eder gibi geliyor bana.
min. 40-50 m euro'luk transfer bütcesi ve istemedigi tüm adamların gönderilmesini ister.
işine kesinlikle karısılamaz, zaten yönetim falan takmaz.
kaldı ki gelecekse yaz dönemi beklenmemeli simdiden gelip calısmalara baslamalı, mayıs sonuna kadar istedigi adamları alıp kampa tam kadro gitmeli.
bielsa'nın gelmesi en cok gençlere yarar;
sinan-bruma-telles-carole-linnes-koray-emre can-volkan pala gibi gelecek vadeden oyunculardan seneye tam verim alınıp hepsi avrupa capında topcu edilebilir.
zaten komple degisim yapacak para yok, takımın yarısı mevcut genclerden diğer yarısı ise yeni transferlerden olusacak.
3-3-3-1'i oynatacagi en iyi takim hali hazirda yoklari oynayan galatasaraydir. kadro yapisi olarak daha uygunu yok, hamza bin hamza'nin acilen halefi olmasi gerekiyor.
galatasaray şu anda bırak kadro kurmayı falan pazarda tezgah kuracak hale gelmiş , adam hala bielsa gelsin lucescu gelsin kadro kurulsun falan diyor , arkadaşlar siz daha anlamadınız ama ben size anlatayım , yönetimle hamza hocanın söylemeye dili varmasa da sike sike 2 yıl feda sezonu politikası uygulayacağız , sabri'ye yapılan zam konusuna gelince hamza hocanın otorite eksikliğini bastırmak için yapılmıştır , takım içinde sözü geçen oyunculardan kendine yandaş toplamak istiyor hepsi o , nasıl ki fener'in arka 5 lisi vardı hoca getirip hoca götürüyorlardı , bizde de yerli hegemonyası var selçuk burak sabri olcan emre kafasına göre at oynatıyor bu adamlar , hamza biraz disiplin getirmeye çalıştı kulübe hemen saldılar top oynamıyor ibneler , hamza geçen seneki gibi aman evladım canım evladım moduna dönerse , yine bunlar kafalarına göre at oynatırlarsa o zaman takır takır oynarlar
tanım : gelmemesi gereken başarılı teknik direktör
şu an boşta. eğer galatasaray'ı kurmak ve 6-7 yıl keyifle izlemek istiyorsak sağlam bir yönetim ile bielsa ikilisi şart! olmadı sezon sonu lucescu'ya yalvar yakar getir!
futbol dehası deniyor kendisine ama gittiği hiç bir yerde kalıcı olamıyor. iyi teknik direktör tabii ki, farklı sistemler uyguluyor, taklitçilik yapmayıp kendi tarzında oynatıyor ama zor bir kişilik... kendini diğerlerinden akıllı gören adamları sevmem. neysen o olacaksın.