benim için rimel kalem ve parlatıcıdan ibaret olan eylem. Abartıldığında karşı tarafta ''kazısak altından ne cıkar lan acaba?'' gibi bir merak uyandırdığına inanıyorum. **
konsomatris boyutuna vardırılmadığı sürece hoş durabilicek, bi siyah göz kalemiyle vamp, bi kırmızı rujla seksi, bi pembe allıkla heidi gibi gösterebilicek mucizevi bi olaydır.
bazı kadınlar o kadar nadir makyaj yapar ki, gözündeki rimeli unutup gözünü ovuşturur. tam o anda, elin gözündedir ve, "etrafta kimse yoktur umarım" diye içinden geçirirken elini çok ama çok yavaş gözlerinden çekersin. mendil aramaya başlarsın.
sanırsam kadınların kendilerini iyi hissetmelerini sağlayan hede başka br açıklaması olamaz çünkü. hiçbir erkek makyajlı kadın sevmezken suratı boyayıp gezmek kendilerini neden iyi hissettiriyordur orası da muamma. okulda sanki makyaj yapmayan giremez diye bir kural var galiba anasını satayım. bir de az makyaj yapanlar var onlara sorsan işte ben hepten boyamıyorum falan derler. öyle de kötü oluyor anasını satayım. hele yüzleri genişse koskoca bir tuvalin kenarına köşesine bir iki fırça darbesi vurulmuş gibi. yapmayın hatunlar bunu kendinize...
kendini beyenmeyip, kendi gözüyle başkasına görünmek için yapılan boyama (hatayı gizleme) işlemidir. ancak çoğu zaman karşısındaki bunu yutmaz ve yapılan vakit ve nakit harcamaları boşa gider. Bazı yüz kusurların geçici örtmesin rağmen, kısa süre sonra takke düştü kel göründü misali yaşanacağını bildikleri halde neden yapıldığına anlam veremediğim bir kendini kandırma eylemi.