bir dizi adı.
bir zamanlar köpek gibi ağzından salyalar akıtarak izleyen bir güruh vardı.
ben öyle deli gibi dizi izleyen bir insan değilim. gavur dizilerinden de birtek prison breaki izledim ve hayran kaldım. lostu da bu kadar çok kişi izlediyse güzeldir herhalde diye düşünüyorum. öyle dizilerden konu açıldığında "yav ben de bu lostu merak ediyorum, güzel mi la, izlemeye başlasam mı" gibi kelimeler sarfettiğim oldu. istisnasız kim varsa karşımda bana "o izlenir mi amk, o kadar düştün mü" dercesine amcık amcık bakışlar atıyorlar. bakın " sen hangi gezegende yaşıyorsun, bu zamanda lost izlemeyen kalmış mı" gibisinden bir ifade değil. direk seni ezercesine bakışlar. anlamıyorum abi, hepiniz izlediniz ağzınızdan salyalar akıta akıta, şimdi izlemeyi düşünene niye mal muamelesi yapıyorsunuz. hayır yapıyorsunuz bunu ama bari bi sebep söyleyin amk.
bu soruyu utanmadan sıkılmadan yine soruyorum; başlıyim mi la bu diziye.
not:vizeler,finaller, bütünlemeler derken bu sene üniversitede ara tatil görmedik amk, bir senedir köpek gibi ders çalışıyoruz, şu finaller ve bütünlemeler de bitsin az kafamı dinleme babında bir diziye başlamayı düşünüyorum. prison breaki soluksuz izlemiştim, şimdi lost bu diziye göre geride mi kalır? izleme diyenlerden sebep ve daha güzel bir dizi önerisi bekliyorum.
yurtta can sıkıntısından henüz yeni izlemeye başladığım dizidir. bu sebeple daha önce yazılmış olan hiçbir entryi okumadım. okumam arkadaş. bu başlık altında bana bile sövülse okumayacağım.
1. sezondayım henüz. işler karmaşıklaşıyor. yalnız adada sevişme var mı onu merak ediyorum.. hebelelülelelheb. (gülme efektiydi bu, yersen)
lost çok bozdu, bayağı bozdu yani öyle böyle değil. inanılmaz bozdu. cok fazla bozdu yani. öyle b.. o kadar bozdu, önünü alamadık öyle kötü bozdu yani. bozdu, bozdu, bozdu, bir yerden sonra bozmaz diye bekledik, daha da bozdu. artık bozmasın dedik, iyice bozdu. artık inanamadık, bozdu, bozdu gitti yani. lost'u bıraktım ben de bu lost'u. "daha nasıl bozulur ya?" dedim, bu kadar daha fazla bozulmaz herhalde dedim ben. ben bi yerde duracak bunun bozulması diye bekledim ama gene bozdu.
öyle sinirimi bozdu ki artık orman temalı dizileri izlemiyorum, izleyesim gelmiyor. terra nova'yı, revolution'ı hiç izlemedim mesela denk geldim bakmadan kaçtım. revolution hele lost yapımcılarının yaptığı diziymiş 2-0 yenik başladı gözümde.
' meğerse her şey yalanmış , meğerse adam şizofrenmiş , meğerse bir rüyaymış ' gibi sonlanan ve izleyicileri hayrete düşüren aslında basit bir kurgusu olan dizi. bu tarz filmlerde çok fazladır.
Şu örümcek ısırığından zehirlenip öldüler diyerekten sahile gömülen kızla erkeğin üzerlerine toprak atılırken gözlerini açtıkları sahne hala aklımdadır. Ne oldu ki la acaba onlara?
--spoiler--
Öncelikle;
Adaya düşen herkes hatta 4. sezonda kurtarmaya gelenler dahi birer harcore günahkar. mr. eko'nun papaz kardeşi de dahil(aşıları iyi veya kötü bir nedenden başkalarına verdiği, zulme karşı çıkmadığı için).diğerleri zaten; biri babasının ölümüne neden olmuş, diğeri adam öldürmüş, bir başkası kocasını aldatmış, başkası mafyanın elemanı olmuş ya da fizikötesi güçleri olan elemanlar vs.
ayrıca adaya düşen herkes ölümcül kazalar sonucu düşen kişiler. Dharma'dakiler zaten şirketin adı itibarı ile mistizm ile ilgili kişiler ve bu cennet cehennem olayını araştıran elemanlar. burunlarını fazla soktuklarından mütevellit yehuda'nın reenkarnesi tarafından telef ettiriliyorlar.
adadaki benjamin bana göre yehuda ve deli gibi korktuğu jacob da hz. isa. milletin kılığına giren, insanın iyiliğini vs görebilen dumanımsı siyah yaratık da kutsal ruh.
adaya düşen herkes acı çekerek günahlarından arınmış oluyor ve cennete, cehenneme veya dünyaya geri gidiyor.
adada çocuk doğmamasının, adada hamile kalmışların ölmesinin nedeni de, günahsız bir varlığın adada bulunmasının imkansızlığı. zaten günahlarından arınılması için gönderilen bir yerde, günahsız bir varlığın yaşayabilmesi imkan dahilinde değil. işte bu yüzden hamile anneler de ölüyor, ne diyoruz hep anne kutsal. kısaca doğum yapacak bir anne diziye göre kutsal bir varlık.
adanın bulunamamasının nedeni de zaten dünyada (en azından gözle görebildiğimiz kısmında) olmaması.
son olarak lostta en sevdiğim karaktere gelecek olursak; vincent o da yedi uyurlarda kikıtmirden başka bir şey değil. hani sözde her şey onun rüyası ya...