herhalde sinema - dizi tarihindeki en büyük fiyaskolardan biriyle sonuçlanan yapımdır. mükemmel başlamış, güzel devam etmiş ama sonradan sıçmış, final'De de sıvamıştır. hatta the new man in charge adlı bölüm'De de sıçıp sıvamadan sonra malum şeyin üstüne bir tane kiraz koymuştur. bir yapımın bir şekilde gizemli sonlanması makuldür de 1000 tane soru sorup bunlardan sadece 10 tanesini cevaplamak nedir be bilader? al bir soru daha. 1001 etti.
bütün bunlar dizi fanlarını (ki kendileri dünya'nın her yerinden milyonları bulur herhalde) sinirden hoplayıp zıplatmış, yapımcı, senarist tayfasına 1001 türlü küfür ettirmiştir.
yıllar geçse bile unutulmayacak,
adını efsaneler defterine yazdırmış dizidir kendisi.
insan evladının yapmış olduğu en başarılı yapıtlardandır bmw nin ön tamponuyla birlikte..
son bölümü genel popülasyon tarafından beğenilmemesine karşın, hiro'yu hüngür hüngür ağlatmıştır.çünkü lostla birçok anısı vardı uni'de birçok sevgili değişti ama tek tutku lost değişemezdi. üni'ye başladığımızda lost da başlamıştı,lost bittiğinde , uni de bitti. lost'u arkadaş grubuyla izlemek, sevgiliyle izlemek , kardeşlerle izlemek, yalnız izlemek hepsi ayrı güzeldi... seni çok özlüyoruz...
dvd'si çıkınca soruların çoğuna cevap alabileceğimiz kısa videolar olacakmış içinde. amerikada çıktığını tahmin ediyorum ama daha torrenta düşen yok, türkiyede çıksın alıp bakacaz artık.
ilk bölümden son bölümüne kadar merakla ve heyecan ile izlenen dizi ve sinema tarihinin en iyi yapıtıdır. sonu da başı da çok mantıklıdır. iyi ki izlemişim. izlemeyenler size sesleniyorum: izleyin.
bitmesinin üzerinden bayagı bi zaman geçmiş olmasına ragmen hala özlenen dizi..
tamam her bölüm milyonlarca soru işaretiyle bitiyordu,
tamam sonunu daha güzel baglayabilirlerdi,
tamam bütün sorular cevaplanmadan bittti,
ama yine de güzeldi be..
ayrıca unutulmayanlar: (bkz: jate) (bkz: desmond hume) (bkz: see you in another life brother) *
sonu hayal kırıklığından başka bir şey olmayan, 6 yıl boyunca aralıksız takip edip, sonun da paralel evren saçmalıklarına kurban verdiğimiz, vazgeçilmez efsane.
6 yıl güncel olarak takip ettikten sonra insan, lost'un eksikliğini kapatacak bir dizi arayışına giriyor. o kadar iş arasından dizi için vakit ayıran biri olarak henüz lost'un yerini tutan bir dizi bulamadım. lost kafa dağıtmak için birebirdi. keşke aynı kadro başka bir dizi projesine başlasa diyeceğim ama aynı kadronun üst üste farklı diziler çektiği tek ülke biziz sanırım.*
bu dizi bölümlere 6 7 ay felan ara verirdi ,iyice meraklanırdım,gün sayardım vs vs.
yani özetle aklıma sıcayım.
güzel oyunculukların oldugu , güzel hikayelerin döndüğü dizileri izledikce ,bu diziyi ciddi ciddi takip etmiş olmam saka gibi geliyor.
son bölümünde duygulanmadan bir an geçirmek zor. ancak bu gerçek bir takım hatta çok fazla olan mantık hatalarını görmezden gelmemizi engellemiyor. en çok şaşırtan şey, uçağın geri vitesle geri geri gitmesi ve kumsalda giderek havalanması. uçak neredeyse bir hurda halinde, içinde ne kadar benzin var ve o benzin uçağı nereye kadar götürebilirdi.
aslında sorulacak o kadar çok soru var ki, bunlar dudaklarda küçük bir gülümseme yaratmaktan öteye gitmiyor sanırım. dizinin geneli tamamen gizem ve cevapsız sorular üzerine oturtulduğu için birçok izleyici dizide mantık aramaktan bıkmış ve vazgeçmiş durumda.
ne olursa olsun bu dizi televizyon tarihinde artık bir fenomen olmuş durumda ve uzunca bir süre bundan daha iyisini sanırım göremeyeceğiz.