Lidyalılar, Batı Anadolu'da, özellikle bugünkü Manisa çevresinde yaşamış bir halktı. Başkentleri Sardes (Sardis) şehriydi. Krallıkları özellikle MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda güç kazandı.
En ünlü kralları: Kroisos (Karun).
Konuşulan dil: Lidce.
Dil ailesi: Hint-Avrupa; Anadolu dilleri kolu.
Ekonomileri: Ticaret, tarım, zanaat ve madencilik.
Ünlü oldukları konu: Erken madeni para basımı.
Lidyalılar, tarihteki ilk madeni para basımının en güçlü adaylarından biri kabul edilir. MÖ 7. yüzyılda elektrum adı verilen altın-gümüş karışımından damgalı sikkeler bastılar. Bu, ticarette metalin her seferinde tartılması yerine belirli ağırlık ve damgaya güvenilmesini kolaylaştırdı.
Lidya'nın yükselişini anlamak için üç avantaj önemlidir: Verimli tarım alanları, Ege kıyılarıyla iç bölgeleri bağlayan ticaret yolları, Altın ve gümüş gibi değerli maden kaynakları.
Erken dönem — MÖ 1. binyılın başları= Lidya kimliğinin ve Sardes'in geliştiği dönemdir. Bölgedeki yerleşimlerin tarihi daha eskilere, Tunç Çağı'na kadar uzanır; fakat erken dönemlerin siyasi yapısı hakkında bilgilerimiz sınırlıdır.
Mermnad Hanedanı — yaklaşık MÖ 680–546 = Lidya'nın büyük bir krallığa dönüşmesinde belirleyici oldu. Gyges, Alyattes ve Kroisos bu hanedanın önde gelen hükümdarlarıydı. Krallık, özellikle MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Batı Anadolu'nun önemli siyasi güçlerinden biri hâline geldi.
Kroisos dönemi — MÖ 561/560–546= Lidya'nın en tanınmış hükümdarı Kroisos, krallığın zenginliğini ve siyasi gücünü temsil eder. Bu dönemde altın ve gümüş sikkelerle bağlantılı para sistemi önemli ölçüde gelişti.
Pers egemenliği — MÖ 546'dan sonra= Büyük Kiros'un seferi sonucunda Sardes ele geçirildi ve Lidya Krallığı bağımsızlığını kaybetti. Ancak Sardes önemini korudu ve Pers imparatorluğu'nun batıdaki önemli merkezlerinden biri oldu.
-En önemli Lidya kralları-
Gyges — MÖ 7. yüzyıl= Mermnad Hanedanı'nın kurucusu olarak kabul edilir. Lidya'nın siyasi gücünü artırdı. Döneminde Kimmerler gibi Anadolu'ya saldıran topluluklarla mücadele edildi.
Alyattes — yaklaşık MÖ 610–560= Krallığın sınırlarını genişletti ve Lidya'yı bölgesel bir güce dönüştürdü. Medlerle yapılan savaşın ardından Kızılırmak civarındaki sınırın belirlenmesinde etkili olan barış düzenlemesiyle tanınır.
Kroisos (Karun) — yaklaşık MÖ 560–546= Lidya'nın en ünlü kralıdır. Zenginliği antik dünyada ün kazandı. Batı Anadolu'daki Yunan şehirleri üzerinde hâkimiyet kurmaya çalıştı; sonunda Pers Kralı Büyük Kiros'a yenildi.
Lidyalıların dili ve kökeni= Bu dil, Hint-Avrupa dil ailesinin Anadolu koluna aittir; Hititçe ve Likçe gibi eski Anadolu dilleriyle akrabadır. Yunanca alfabeden türetilmiş bir yazı sistemi kullanıyorlardı. Günümüze yüzü aşkın Lidce yazıt ulaştı; bunların çoğu mezar yazıtlarıdır. Yazıtların büyük bölümü Sardes ve çevresinde bulundu.Dilin söz varlığını ve dil bilgisi yapısını bütünüyle çözmek hâlâ zordur.
-Lidyalıların dini ve kültürü-
Lidyalılar çok tanrılı bir inanca sahipti. Batı Anadolu'nun yerel gelenekleriyle Yunan kültürünün etkileri bir arada görülüyordu.
Ana tanrıça kültleri: Anadolu'daki ana tanrıça gelenekleri Lidya dininde önemliydi.
Artemis kültü: Sardes yakınındaki Artemis Tapınağı, bölgenin en önemli kutsal alanlarından biri oldu; tapınağın bugünkü kalıntılarının önemli bölümleri daha sonraki dönemlere aittir.
Mezarlar: Kraliyet ve seçkin ailelere ait büyük mezar tepeleri, yani tümülüsler inşa edildi.
El sanatları: Seramik, metal işçiliği, takı ve dokumacılık gelişmişti.
Yunan şehirleriyle ilişkiler: Ticaret, sanat ve diplomasi yoluyla Ege dünyasıyla yoğun kültürel alışveriş yaşandı
-Lidya ordusu ve savaşları-
Lidyalılar zenginlikleriyle tanınsa da krallıklarının gücü yalnızca altın ve gümüşe dayanmıyordu. Sardes'in savunulabilir konumu, ticaret yolları ve bölgesel ittifaklar da önemliydi. Ordularında piyadeler, süvariler ve dönemin farklı askerî birlikleri bulunuyordu.
başlıca rakipleri
Kimmerler: Anadolu'da çeşitli krallıklara saldıran göçebe savaşçı topluluklar.
Medler: Doğuda güçlenen iran kökenli krallık.
Persler: Lidya'yı fethederek bağımsız krallığa son veren büyük imparatorluk.
Yunan şehirleri: Özellikle Batı Anadolu kıyılarındaki şehirlerle siyasi ve askerî rekabet yaşanıyordu.
-Lidya neden yıkıldı-
MÖ 547 veya 546 civarında Büyük Kiros, Lidya üzerine sefer düzenledi. Kroisos, Pers ilerleyişini durdurmak için savaştı; ancak Pers kuvvetleri Sardes'i ele geçirdi ve Lidya bağımsızlığını kaybetti. Fetih tarihinin tam olarak belirlenmesinde kaynaklara bağlı bazı belirsizlikler vardır. Lidya Krallığı bağımsızlığını kaybetti. Lidya'nın ekonomik ve kültürel gelenekleri yeni yönetim altında devam etti.
Lidyalılar Pers fethinden sonra bir anda ortadan kaybolmadılar. Bölgenin halkı yaşamayı sürdürdü; değişen şey öncelikle siyasi bağımsızlıktı.
Orta Anadolu’ da Frigler, Doğu Anaolu’ da Urartular son dönemlerini yaşarken Batı Anadolu’ da Lydialılar ortaya çıkmıştır. Ülkenin başkenti Sardes’ tir. Altın çağları MÖ VII. yy’ a tekabül etmektedir. Menderes ve Gediz ırmakları arasındaki bölgede ve bunun kuzeyindeki alanda yerleşiklerdi. Bölgenin kadim halkları ve Trak kavimleriyle beraber yaşamışlardı. Üç ana gruba ayrılan Lydialılar; Meonyalılar, Sartlar, ve Turşalar olarak bilinmektedir.
Merkezi günümüz Manisa ili Salihli ilçesinde bulunan Lydialılar, Anadolu’ yu istila eden Kimmerler karşında birleşmişlerdir. Ayrı bir yönetici kadro oluşturmuşlardı. . Heredot’ a göre 500 yıl süren ilk dönemde 22 hükümdar tahta oturmuştur. Mermnad yönetimiyle Lydia Devleti, Ön Asya' nın sayılı devletlerinden biri durumuna geldi. Lydia’ nın parlamasını bölgede bulunan altın madenlerine bağlayanlar vardır. Takas usulünden değer ekonomisine geçilmiştir. Lydia tarihinin bazı dönemlerinde Kimmerlerin saldırısına uğradı ve Sardes kenti Kimmerlerle birlikte yine göçebe bir topluluk olan Trerler tarafından da yağmalandı.
Kral Giges’ ten sonra tahta oturan oğlu Ardis Kimmer tehdidi için Asurlardan yardım istemiştir. Ancak o yardıma ihtiyaç duymaz. Kimmerler Kilikya bölgesine hareket etmiştir. Daha sonra ekonomik olarak gelişme büyür. Sikke basımı bunda büyük bir paya sahiptir. Friglerin, Lydialılara katılmasıyla coğrafya Kızılırmak’ a varır. Ancak Anadolu coğrafyasına açılan Medler ile Lydialılar arasında kanlı savaşlar yaşandı. Kızılırmak’ ın sınır olması kararlaştırıldı. Kızılırmak Savaşı olarak bilinen savaştır. Önasya’ daki doğu-batı mücadelesinde artık doğulu bir otorite de bulunmaktaydı. Bu vakitten sonra doğulu kavimler de Anadolu coğrafyasında rol oynayan bir durumdadır.
Krezüs dönemi en refahlı dönem olarak nitelendirilir. Kızılırmak hattına kadar olan bütün Anadolu Lydia hakimiyetindedir. Medleri yıkarak Pers imparatorluğu’ nu kuran Kyros’ un ilk hedefi denize ulaşmaktı. Lydia ile çatışma kazınılmazdı. Nitekim iki kral Kızılırmak civarında 3 ay boyunca savaştı. Kışın geldiğini hesap ederek geri çekilmek isteyen Krezüs gelecek baharda taaruz yapmak istiyordu. Fakat geri çekilme bir son olacaktı. Kyros ve ordusu durmadan ilerleyerek Sardes’ e kadar ilerleyerek şehri kuşattı. Böylece Lydialılar tarih sahnesinden kalktı, Anadolu Pers hakimiyetine girdi.
Giyim, silah gibi Lydia kültürü genel olarak Hellen uygarlığının etkisindedir. Lüks ve şatafat ön plandadır. Dini olarak Frig etkisi görülür. Kyble kültü Lydia’ da da görülmekteydi. Kendilerine has alfabe ve dilleri bulunmaktadır. Anıtsal yapılar olarak tümülüsler tipik Lydia mimarisinin örnekleridir.
Kaynakça
DOĞANCI, Kamil, "Geç Hitit Devletleriyle Yeni Asur imparatorluğu Arasındaki Siyasi ilişkiler." Düzenleyen: B. Çınar, C. Şahin, S. Avşaroğlu, (PDF), https://www.academia.edu/ .
ÖZÇELiK, Nazmi, ilk Çağ Tarihi ve Uygarlığı, Ankara: Nobel Yayıncılık, 2011.
ŞAHiN, Hasan Ali, "Geç Hitit Devvletleri", OANNES - Uluslararası Eskiçağ Tarihi Araştırmaları Dergisi 1/2, Eylül 2019: 131-159.
Günümüz izmir'i ile bunlar arasında bir bağ kurmak için sağlam mal olmak lazım
M.Ö. 546 tarihinde Kızılırmak boyunda Kiros ile yapılan muharebede ücretli askerler çekilince Krezüs yenilerek esir edildi (Bkz:Krezüs). Medler (Persler) tarafından işgal edilen Lidya devleti, Romalı ve Bizanslılardan sonra Türklerin eline geçti.
Pers istilası sonrası satraplık haline gelerek ahameniş ordusunda kilikyalılar ve likyalılar gibi bir çok anadolu kavmi gibi görev yaptılar kendilerinden bir daha da haber alınamadı.
Balkanlardan felan gelmemiş olup anadolu'nun yerlisidirler
Anadolu kavimleri ataları hint-avrupalı olup anadolu'ya yerleşen çeşitli taifelerin torunlarıdır bunlar başlı başına hitit,lidyalı ve luvilerdir likyalı(ve alt grubu milyanlı),karyalı,pisidyalı,sideli,truvalı,pala gibi kavimler de luvi soyundan gelirler keza kapadokyalılar da bunlardandır
Yunan,ermeni gibi halklar da hint-avrupalı kavimler olmalarına rağmen anadolu kavmi değildir ve anadolu dilleri de konuşmazlar sonradan gelip bu medeniyet ve kavimlerden kalma yerleri istila etmisleridir
Misal arzava krallığının başkenti apasa günümüzde efes olarak bilinir yine aynı şekilde luviler tarafından kurulmuş bu krallıkta zippasla şehri de sardes olarak bilinir
Yunanların yunan olarak sahiplendiği herşey yunan öncesi luvilerden kalmadır
T:bir anadolu kavmi daha doğrusu anadolu yerlisi en başta lidya devleti ahameniş imparatorluğu ardından makedonya,bergama,pontus devletleri peisnden gelen roma ve bizans sonrası lidya ülkesi türkler tarafından büyük selçuklu ile ele geçirilmiştir
En ünlü kralları aynı zamanda büyücü ve falcı olan geges dır.
Takas yolundan sıkılıp, parayı bulmuşlardır.
En iyisini yüce mevlam bilir ama bence cennetliktirler.
Düşünsenize eleman, kerhanede bir karı ile halvet olmaya gidiyor. Bunun karşılığında işletmenin sahibi pezevenke; 2 kilo et, 4 ekmek, 3 poşet makarna ve bir kutu un felan veriyor. Yüce mevlanın verdiği nimet ne için kullanmış olurdu. Çok büyük felaket olurdu çok..
Lidyalıların son kralı Krezus hemen hemen Anadolu'daki tüm kıyıları ele geçirdikten sonra bir kahinin yanına gider ve ondan akıbeti hakkında bir şeyler öğrenmek ister. Kahin de "Eğer Kızılırmak'ı geçersen büyük bir imparatorluk yıkılacak." der. Bunun üzerine kral Kızılırmak'ı geçer ve perslerle karşılaşır. Lidyalılar bu savaşı kaybeder ve büyük bir imparatorluk yıkılmış olur.