Bir alışveriş merkezinin elektronik marketinde çalışıyordum. yan tarafta kitap evi vardı, sabah kapısına 2 sandalye 1 masa koymuşlardı. Dedim imza günü var burak aksak gelse ya lan demiştim. sonra çalışanlarından duydum at kafası geliyormuş. mutluydum, çevremde ki arkadaşlarımla paylaşmıştım bana o kim yaaa demişlerdi. üzüldüm. leyla ile mecnun dedim hatırlatamadım az içerik anlattım hee şu saçma şeyleer olan dizi diyenler oldu daha çok üzüldüm. sonra gidip burak beyle fotoğraf çektirdiler bu sefer at kafası için üzüldüm. O saçma dedikleri dizide geçen olayların felçliyken annesi tarafından terk edilen mecnunun babası iskenderle beraber yaşadığı evde yattığı yerden kafasında kurdukları düşledikleri istedikleri vs. olduğunu bilmiyorlardı. Anlayamadılar. ama biz anladık. belki o gemi gelmiycek ama biz beklemektende vazgeçmiycez ismail abiiiii, git bunu mecnuna söyle.
Severim. Tek karşı olduğum izlerken instaya atan tipler. Tamam anladık havalisiniz yeni diziler sarmadı sizi. Milletin gazına gelip game of thrones izleyen bebeler gibisiniz.
Abartılı tırt bir dizi. Twitterda 15 yasindaki cocuk lm yi kaldiranlarin allah cezasini versin diyor ya hahahaahaha. Ulan dizi basladiginda sen daha 7 yasindaydin ne ara izlemeye basladinda fanatigi oldun. Evet.
bunca senedir hiç izlememiştim. açıkçası beğenmeyecekmişim gibi geliyordu hep.
bu yaz yalnızlıktan kudururken dur bakayım nasılmış dedim. youtube'da dizinin tamamı varmış gördüğüm kadarıyla.
1. bölümden başladım şimdi ise 83. bölümün yarısındayım. güzelmiş beğendim yani benim gibi düşünüp amaan güzel değildir şimdi o diyenlere izlemelerini tavsiye ederim.
başıma bir şey gelmeyecek ise abartıldığını düşündüğüm dizi.
ilk defa dicle tıpta okuyan bir arkadaşımdan duymuştum.
prison break ve leyla ile mecnunu sürekli övüyordu. prison break tam bir fiyasko çıktı.
leyla ile mecnun'u izlemedim ama youtubeta neredeyse 200 sahnesini izlemişimdir.
3-5 sahne dışında pek güldüğümü bile hatırlamıyorum. tamam kötü değil, kötü demiyorum; abartıldığı kadar değil.
belkide parça parça izlediğimdendir, bütün olarak izlesem fikrim değişir.
nasıl bir dizi olduğundan bahsetmeyeceğim. her karakteri ayrı güzel, her duyguyu vermesi ayrı güzel hissettirdiği her şey güzeldi bu dizinin.
izlerken gelecek hayalim vardı, çok da büyük bir şey değildi. bir sevgilim olsun istemiştim beraber her şeyi öğreneceğimiz beraber her şeyi keşfedeceğimiz. beraberken hiçbir şeyden korkmayacaktık. en zor anlarımızda bile birbirimize sarılıp atlatacaktık.
bu hayallerin üstünden 5 6 sene geçti tabi hayaller gerçek olmadı. diziyi izlerken o hayal kurduğum zamanlar geliyor aklıma, gelecekten umutlu bir çocuk geliyor aklıma.
bir enstrümantal müziği vardı. son sezonunda mezarlığa giderken çalıyordu. o müziği telefona atmıştım. babamın mezarına giderken dinliyordum, o dönem bir de sevdiğim bir kadın vardı onu da getirip ziyaret ettirecektim babamı. olmadı sonra o kadınla arkadaş olduk dost olduk. o müzik hala aklımda daha sonra gittiğimde yine dinlemiştim sonra da o günden beri babamın mezarına gitmedim.
farklı bir diziydi. absürd ama hayatın içinden tam da. hani gençlik değil de çocukluk zamanımda izlemiş olmayı isterdim bu güzel diziyi.
Ünlü ahlaklı şair Neyzen Tevfik'in şiirine konu olmuş kişilerdir.
Yürü bre ehli deve endamını göreyim
Sensiz geçen gecelerin ecdadını sikeyim
Mecnun gibi top muyum bir am için öleyim?
Leyla'yı da sikeyim Mecnun'u da sikeyim.
Bana yar olmayan karının izzetini itibarini sikeyim...
Yansın karıların alayı, su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim.
Düşmüşüz bir orospunun belasına,
Koymadık diye taaa amının ortasına, kader böyle yazmış hatırasına...
Ben böyle hatıranın hikayesini sikeyim!
-alıntıdır-