senarist çocukluğunda aşırı barbie sevgisine maruz bırakılmış anlaşılan. dizide ana karakterde seçilen kız kişiler barbieden çıkmış gibi.sex objesi gibi bayan oyuncuların diz kısmından aşağısı kapalı olan tek sahne yok. varsada tüm vucut hatlarını ifşa eden tayt benzeri kıyafetler. neyse ki şimdikiler leyla karakterine göre daha da iyi, o barbie kızımız iç çamaşır bile giymiyordu mazallah, araya filan kaçıyordu. yok olum gerçek hayatta bu kadar genişlik. yok yani dünya da yok, olduğu yerde ise aşk yok. varsa da o amlı kurabiyedir.
Komedi ile dramı birleştirebilen, duyguyu izleyiciye aktarabilen, mübtelası olduğumuz dizidir.
Ne güzel replikti o öyle: Üçümüz birden mutlu olamaz mıyız?
Ardadan olayı ile arda bekleyenleri biraz üzmüş olsa da, farklı bir bölüm sundu bize. Kapitalizmin iğrenç yanlarını gözler önüne sunmuştur. ne kadar sosyal sorumluluk projeleri yapılsa da, bunu yanında zengin kesimin daha da zenginleştiği, melül sayılarının arttığı gözlemlenmektedir. Ciddi manada hayatımızda olan her şeyin insanları tüketime sevk eden bir yönü olduğunu gösterdi. insanlara sürekli bir şey öğretmeye çalışarak, onların hayal gücünün köreleceğinden dem vurdu. bu dizi mükemmel dizi arkadaş, güldürür, eğlendirir, öğretir, seni düşünmeye sevk eder. Yavuz abi bir şiir okur, dünyanı şaşarsın. ismail abi bir gülümser, her şeyi unutursun.
Bu dizi alex de souza gibi. sahada kaldığı müddetçe yürüse de, mücadele etmese, az koşsa da, her an skor değiştirecek bir potansiyele sahip olduğundan, o adamın nasıl çıkmaması gerekiyorsa, ben bu diziyi, bir an olsun kaçıramam. Ya sıkıcı, biraz durgun geçen 2 saatlik sürede ismail abi kazak giyerse, ya yavuz abi şiir okursa, ya mecnun dedeye bilmediği bir şey danışır da dede de ona nasihat ederse, ya iskender çok fazla belli edemediği evlat sevgisini, oğluna bir şeyler anlatırken gösterirse.
onnumara dizidir. gerçekten karakterler, absürdlük, inceden sokulan laflar, açık açık gündeme giydirmeler hakkaten eğlendiriyo. içimde kalıp söyleyemediğimiz şeylerin bi kısmını söyleyip rahatlatıyo içimi. biraz eski bölümlerden ama silcesin meseneden muhabbeti hakkaten çok hoşuma gidiyo.
metin karakterini hep unuttuğumuz dizidir. dizinin başından beri oyunculuk örneği vermektedir iştar gökseven.
ayrıca kabul etmeliyiz ki hepimiz dizideki her espiriyi anlayamıyoruz. oyuncular da bunu söylemiştir. hepimizin bir espiriye ayrı ayrı gülüyoruz. hep beraber yakaladıklarımız da elbette var. ama işte öyle.
son olarak bu dizi de şirin rolü ile müge boz da bu bölümde golünü atmıştır. ismail abisi ile konuşma sahnesi çok şirin değil miydi ?
yalan dünya dizisinin son bölümünde çok ince ve çok zekice şekilde ti'ye alınan "absürd komedidir." (!)
fırat'ın yazgısı için sarf edilen: "o kadar saçma bir şey yaptık ki bizi absürd komedi yapıyoruz sandılar." repliği direk leyla ile mecnun dizisine yapılmış kaliteli bir göndermedir.
Dizinin bu bölümünde Türkiyenin haline iyi bir gönderme yapılmıştır.
Kemal der miş den başlayıp günümüze kadar durumumuz, dış bağımlılığımız,toplumla nasıl oynandığı ve şu an ki tüketim toplumu olmamız, hiçbir şeyin paranın önüne geçemediğini vurgulamış , değer yargılarımızı güzelce sorgulamış dizidir.
ilk bölümünden itibaren izlediğim deli gibi sevdiğim tek türk dizisi. dün yayınlanan bölümünde son sahnede yine ağzımıza sıçtın ali atay. beni bu kadar güldürüp bir o kadar da aglatabilen tek dizi. cansınız ulan hepiniz.
47. bölümle beraber dizi eskisi gibi değilciler bu hafta da çıktı ortaya* unutmamamız gereken şu ki üç oyuncu değil üç karakter çıktı diziden önemli olanda bu.
şu sahnede http://ulu.li/u3i7ft anlamamız gereken şu ki olmuyor olamaz ezgi asaroğlu veya ushan çakır dönemezler artık diziye. tamam dizi absürt ama hayat absürt değil şimdi ne güzel konuşuyoruz gelsin geri dönsün diye tamam hadi diyelim ki oldu şirin ve sedef diziden ayrıldı üç oyuncu geri döndü sanıyor musunuz ki tartışma bitecek. kaldı ki bu sadece senariste bağlı bir şey değil artık ne ezgi asaroğlu dönmek ister ne beste bereket ushan çakırı saymıyorum dönmesin zaten.**
neyse bölümle ilgili olarak;
(#)kapitalizmle ilgili yapılan göndermeler gayet yerindeydi. komedi için güldürürken düşündürme olayını benimsemeyenler tabi ki anlamadı anlamak için kafayı yormadı ve bölüm onlar için çok sıkıcı oldu.*
(#)benjamin ve şirin fikri güzel olur diye düşünüyorum. devam ederlerse tabi. benjaminin şu kırılgan halleri ve çocukça sevinmeleri çok güzel bi arda'lık var tabi http://ulu.li/u9amvf
(#)görüncek adamın tek yeteneğinin görünebilir olması çok absürt ve güzeldi.
(#)iskender baba'nın tez zamanda kalıcı bir taksi sahibi olmasını istiyoruz artık.
(#)erdal bakkal için yavaş bir bölüm oldu pek bi aksiyonu yoktu.
(#)anneminde dahil olduğu kapı önünde konuşma hastalığına yapılan gönderme çok yerinde ve gerçekti http://ulu.li/u85mzg
(#)mecnun'un doğum günü hediyesi olarak borcam sözü vermesi ve giderken başınız sağ olsun demesi, telatın tek sahnesi olan siz benim için hiç şey yapmayın ben bi köşede ölürümü, nöbetçilerin öğretmeni dışarıya atması, şuraya yapılan gönderme http://ulu.li/u7ls9g
(#)bitmesin yaşadıkça ömrü uzasın dizimizin şunu başka kim yapabilir ki http://ulu.li/uar2hy
tek eleştirim sedef'i çok seviyoruz ama birazcık kadınsı özellikler kazanması. şirinden tek eksiği bu.
finali laps diye yapıştırmasalardı olmamış bir bölüm diyecektim. zira ( zira neyse artık?) mesajı ilk defa bu kadar gözümüze soktular. ammavelakin hırsız yavuz öyle okudu ki noktayı koydu.