"bugün önüne o kemiği atanlar, yarın boynuna tasmayı da takarlar". harikulade.
bir an evvel yapımcı ve senarist mecnun'a adam gibi bir sevgili bulsun, yoksa bu sedef ile şirin dizinin başını yiyecek. o sedef'in çakma gülşen bubikoğlu tavırları filan olmuyor beyler. behzat ç.'nin son bölümünde diziye katılan gazeteci kızda da aynı tavırlar. bir nevi asker, sokak, kahve arkadaşın ayarında bitirim kız tiplemeleri. gider mi mecnun'un büyük aşkına bu muhabbetler? var mı etrafta bir benzeri bu tip kızların? varsayalım ki oldu, hangi aklı başında erkek gider peşinden mecnun misali? absürt komedi filan, eyvallah, fakat ali atay'ın karşısına iyi bir oyuncu bulun artık. yoksa daha iyisi getirin eski leyla'yı, konuşmadığı sürece işi götürür, gözümüz de alışıktı ona.
47.bölümün son sahnesiyle çok pis koymuştur, hem de laps diye!
--spoiler--
senden sonra çok değiştim ben leyla,
o kadar değiştim ki ,beni heralde tanıyamazsın görsen.
niyeyse ben herkesi kırıyorum,dinlemiyorum,umursamıyorum söylediklerini..bomboş yaşıyorum.
ne söylediğimin farkındayım,ne insanların beni sevdiklerinin.
niye böyle biliyor musun,
çünkü sen hep kafamın içindesin.
leyla senin fikrin kafamın içinde bir hayalet gibi ve ben o hayaletle uyuyorum her gece.
nolur artık izin ver bana,nolur yaşamama izin ver,tekrar birini sevmeme izin ver.
ölemem ben,öldüremem kendimi leyla.
babamı yalnız bırakamam,yanına gelemem.
çok uğraştım seni geri getirmek için ama yapamadım leyla.
nolur bana izin ver .
biraz mutlu olmak istiyorum sadece o kadar.
sen benim yanımda ol benim,kal ama nolur bana izin ver..
--spoiler--
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin, bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım
--spoiler--
Arda beklerken ardadan hayal kırıklığı yaşadığımız. Ülke muhabbeti, kemal derviş ile yine müthiş göndermeler yapan . Sonlarda da dram dozajını artırarak ani duygu değişikliği yaşatan dizi.
Ayrıca o çiçekçinin çocuğu ne zaman konuşacak merak ediyorum.
Bir de onur ünlü beş şehir'de ahmet kaya'nın beni vur'unu filme cuk oturtmuştu. Burda da turgut uyar'ın göğe bakalım adlı şiirini diziye müthiş uyarladı.
çok yüksek beklentiler içinde izlemedikçe gayet hemen her bölümünden zevk alınabilecek dizi. bu haftaki bölümü bir önceki haftaya göre biraz daha durgun olsa da yer yer yıkıp geçmiştir.
ayrıca bu diziye dozunda duygusallık yakışıyor arkadaş kim ne derse desin.. eski leyla olmadıkça bilmem ne falan diyenler hala anlamıyorlar mı leyla öldü artık öldü. bırakın artık mecnunu
o bari mutlu olsun...
bu sefer gülmekten ziyade reklam olmamasından dona ettiren dizi. yemin ederim bir buçuk saat kıvrandım. mahvettiniz beni. artık konu reklamlar olunca mı az reklam koydular bilemedim. * donuma etmekten son anda kurtuldum. ama ellerine sağlık ekibin şahane bi akşam geçirdim yine hele tişikkirlir sipirmin ve şakirt dedected göndermeleri ile.
sosyolojik değerlendirmeleri mükemmel dizi
güldürürken düşündürüyor bu nedenle belirli bir iq' nun üstündekilere hitap etmektedir.
ama herkesler izlesin bu dizi iq' nuzu arttırır
çekinmeyin izleyin yavaş yavaş anlamaya başlayacaksınız espirileri
(bkz: durum komedisi)
Hafif soğuk pazartesi akşamı,Resim öğretmeninin çantasından çıkan Turgut Uyar,Göğe bakma durağı ve markalaşma çılgınlığı son olarak bir bardak çay.
Çay içmeyenleri kınayarak,çay içmeye zorlayarak faşizmin dibine vurmuş ben,Şu diziyi seyretmeyen arkadaşlarıma da aynı faşizmi uygulamak zorunda hissediyorum kendimi.
Son olarak,Yavuz'u feci şekilde kıskanıyorum,çantasında Turgut Uyar taşıyan bir kızla tanışmak muhteşem bir şey olmalı.
edit:Üstelik kız kıvırcık saçlı.
edit2:Adı da Eylül.
konu sıkıntısının çok net şekilde gözüktüğü bir 47. bölümü geride bırakmıştır. açık konuşalım son 5 dakikada ki mezarlık ve şiir güzeldi ama iki saat boyunca bayım bayım bayan ardadan muhabbetinin açığını kapatamaz.
niye bütün bir bölümü sosyal mesaj vermek için kasmış burak aksak onu da anlayabilmiş değilim. sen ki ne harika bölümler çıkarmış adamsın neden böyle işlere girersin ki.
sarı bıyığın girmesi boş ve bir o kadar gereksiz. kurgu zorlama olunca oyunculuklar da zorlama. vs vs.
gerekirse iki hafta ara verin, ama dolu dolu gelin. yazık etmeyin şu diziye.
edit: yanlış anlaşılmış. sarı bıyığı ben de çok severim ama dün ki dizi de süre doldurmak için joker niyetine kullanılmış gibi. ordan oraya ışınlandılar anca.