bazıları trt yi eleştirmedi, eleştirirmiş gibi yaptı diyor ya fena ayar oluyorum. sondaki prosedür geyikleri eleştirinin kralıdır fakat herkes çok biliyor ya aq. bide o değil sanki ilk defa hükümeti eleştiriyorlar sürekli hükümete falan giydiriyorlar işte.
2. sezonda, 1. sezonun tadını tamamen alabildiğimiz ilk bölüm oldu diyebilirim, 40. bölüm için. dolu dolu geçti, sürekli olaylar olaylar... ismail abi'nin iskender'e, sedef-mecnun-şirin üçgenini anlattıktan sonra o sorumluluğun, dönüp dolaşıp kendine geri gelmesi en önemli olaylardan biriydi 1. sezon tadını alma adına.
mecnun'a laf atan çok kişi var. ancak, mecnun'un sedefi seçmesi dizinin doğasına aykırıydı. ayrıca öyle konuşuluyor ki, sanki mecnun sedef'e yavşadıktan sonra yüz üstü bıraktı. dikkat ederseniz, kıza her zaman arkadaş-abi gibi davranıyor. bölümün başında, "noldu ne konuşcaz sevgilinle mi kavga ettin?" demesi de bunu gösteriyor. mecnun şirin'e daha yakındı hep.
2 bölümde unuttu leyla'yı diyenler var. dizide leyla gideli 1,5 yıla yakın oldu. ve mecnun sürekli leyla'yı yaşıyor, henüz ileriki bölümlerde ne olacağını bilemeyiz, erken konuşmamak lazım.
gitgide eleştiren entry sayısı da artıyor. yayından kaldırılsın diyen, ucuz komedi diyen... dizinin, esprilerde asla belaltı vurmadığını bildiğimiz için, yayından kaldırılması için bir sebep yok, susun kısaca. ucuz komedi diyenlerin ise, o sıcak havayı alamadığını düşünüyorum. her replikte kopartmasını mı bekliyorsunuz, sonuçta dizi bu stand-up gösterisi değil. bu yüzden tabiki kendi aralarında konuşurken yer yer saçmalığa vuran şeyler söylüyorlar.
ha doğru dürüst eleştirenlere lafım yok. uyum sağlayamamıştır diziyle. yoksa mizahi, kültürel seviyesi akasya durağı seviyesinde olmayan insanların diziyi sevmemesi için bir neden yok.
neyse sonuç olarak, artan eleştirilere rağmen, dizi hız kazanarak ilerliyor. 20. bölümün havasını 40. bölümde de yaşadık sanki. 32-37. bölümler arası yaşanan durgunluğu üzerinden attı burak aksak ve dizi ekibi. onur ünlü'nün dönüşünün de bunda büyük katkısı oldu.
tanım: algı probleminde sorun olan insanların izlememesi gereken yapım.
beğenmeyen kanalı değiştirsin bi yürüsün gitsin çay koysun kendine. bu kadar basit bir çözümü var, kasmaya gerek yok anlicağın.
dizi 2. sezonunda 1. sezonun tersine dönmüştür sanki. 1. sezonda iki erkek bir kızın peşindeyken 2. sezonda iki kız bir erkeğin peşine düştü. ilerleyen bölümlerinde 1.sezondaki mecnun-arda kapışmasının yerini şirin-sedef kapışmaları alabilir.
diziyi bir kere bile izlemedim izlemeyide düşünmüyorum diyenler. maşallah dizide olan olayları izleyenlerden daha fazla biliyolar. bide üstüne burdan yorum yapıp eleştiriyorlar. ee hani izlemiyodun. neyin kafası bu?
40. bölümde trt dizi yapımcıları ve trt'den bir yönetici görüşmektedir. yöneticinin yaptığı konuşma benim koptuğum andır.
--spoiler--
bundan sonra dizilerinizdeki oyuncular lan diyemezler, inek diyemezler, eşek diyemezler; yeri geldiğinde at diyebilirler, kunduz diyebilirler.
--spoiler--
ikinci kez izlediğim 40. bölümündeki alkış eşliğinde yapılan "çiçek ha bravo, bravo çiçek he bravo" şeklinde cereyan eden sahneyle behzat ç'deki harun'a gönderme yapmıştır.
son bölümünde ki labirent sahneleri iyice sıkmıştır. arkadaş biz ismail abiye, mecnun'a, erdal bakkala gülmek istiyoruz. niye içine bu kadar fazla duygusal sahne koyuyorsunuz. ağlamak istersek duygusal aşk dizileri gırla onları izleriz. şu duygusallığı tadında bırakın lütfen.
--spoiler--
kesinlikle sedefi seçmeliydi.. ne o ne biçim kız yav. yav mecnun sırf leyla'nın kalbi o sarışın kızda diye o seçilir mi allah aşkına.. bak orada aton karınca var. orjinal öyküdeki leyla gibi kara kaşlı, kara gözlü tatlı bir dilber.. ulan üzüldüm şimdi atom karıncaya ya.. tüh bak. o bakışına kurban senin..
--spoiler--