bugün yayınlanmadı diye entry girmekten geri durmayacağım über dizi.
ben böyle bir yapım görmedim arkadaş, bir insan ana karekterleri sever dimi, yan karekterleride çok severde. bir insan bir dizideki neredeyse figürasyona bile hasta olur mu ya. leyla ile mecnun baştan aşşağı bende bu etkiyi yapıyor.
şirin, sokaklarda hoplarkenki birbirine giren araç sahiplerinin yolu açması sonrada önlerini ilikleyerek lütfen kardeşim önden sen demeleri beni yardı ya. fantezi bu ya
sürekli söylüyorum son zamanlarda, çakma dede komikti ama sedefin ananesi ortaya çıktığından beri, bildin öldürüyor beni ya. kafaya limon sıkmakta nerden çıktı. peki ya serenat, kalp şeklindeki yastık. risk almayı seven bir çılgına dönüşmesi. bunları yazarken bile gülüyorum ya.
nurten'in yiğeni leyla'nın matematik sonucunu bile negatif bulması.
çiçekçinin oğlunun o bakışları. o bakış ne abi öyle, nerden çıktı o bakış, kim yap dedi o çocuğa. belli oyunculuk kabiliyeti yok çocukta ama mecnun'u korkutacak kadar psikopatça bakması. öldürüyor beni ne yalan söylim.
zaten leyla'nın arkadaşları arzularda komik yer yer. ilk bölümler daha bombaydılar ama leyla gittikten sonra kızları çok senaryoya sokamıyor burak napsın.
son olarak bigün sevim ablanın toprak çorbasını içmeye evine misafir olmaya gidicem, almazsa evine damına tünerim valla.
az sakallı dede, anneannenin evinin önünde serenat yaparken evden izbandut gibi adamların çıkmasıyla korkarak kaçtığı sahnede öztürk serengil'i anmamızı sağlamıştır.
--spoiler--
bu aşk burda biterrr... dede burdan giderrrr.
--spoiler--
ali atay'ın oynadığı sahnelerin kesinlikle montajı yapılmıyor bence. hatta diğer oyuncuların oynadığı sahnelerde de montaj yapılmıyor.
kaçırdığım yılbaşı bölümünü bugün izleyip gülmekten yarıldığım dizidir.
doğaçlama oyunculuklarıyla içtenliklerinin ve kendi esprili kişiliklerini çok güzel şekilde diziye yansıtan başrol oyuncularına sahip dizidir. son yıllarda bunun gibi bir dizi gelmedi ve gelmezde umarım en az 5 yıl falan daha sürerde ekranlardaki güzellikkleri bitmez.
artık arkadaşlarımı l&m izleyenler, izlemeyenler şeklinde ayırdığımı fark ettiren dizim. (bkz: dizi manyaklığı)
sosyal hayatımda l&m ye selamlar çakıyor, göndermeler yapıyor, ismail abi tiplemesine girip mecnun atarları yapıyorum. havalıyım harikayım muhteşemim kendimle gurur duyuyorum alkışları duyma vakti geldiğinde ise eblek suratlarla karşılaşıyorum. beynimde çalan müzik notaları bozularak sesini kısıyor, üzülüyorum. ister istemez karşımdakine mi acısam kendime mi düşüncelerine giriyor beyin fırtınaları içinde yavaş yavaş saydamlaşıyorum ve yok oluyorum.
halbuki l&m izleyenle öyle mi? adeta tuttuğu takımdan bahseden mahalle delikanlıları gibi dik, kendinden emin ve asla sonlanmayacakmış gibi görünen zamanlar ve mekanlar ötesi absürt bir sohbete dalıyoruz. mutluyuz ve çılgınlar gibi eğleniyoruz.**
kısacası leyla ile mecnun candır, paylaşmak güzeldir.*
o borcam muhabbeti yok mu o borcam muhabbeti! çok gerçekçi, tamamen bizden, tamamen annelerimizden olanı ve bu samimi detayı bize çok güzel sunmuşlardı 39. bölümde. evet yeni eve taşınırsınız, eviniz borcam dolar ve anneler onu özenle saklar çünkü bilirler ki mutlaka yeni bir eve taşınan çıkacaktır ve o borcam oraya gidecektir. hediyenin hediyesi olmaz kuralını da böylece gayet de içtenlikle bozarlar. onlar için kural; gelen borcam başkasına götürmek için saklamaktır.
gelmiş geçmiş en komik türk dizisidir. mizahi açıdan her türlü değeri barındırmasına rağmen berbat komedi dizilerine sahip ülkemiz televizyonlarında çölde bir vaha gibidir.
mecnun'un leyla'yı uyandırabilmek için rüya rüya gezdiği tahminen 5 ya da 6. bölümde "rüya içinde rüya, rüya içinde rüya, rüya içinde rüya, böyle böyle matruşka bebekler gibi..." demek suretiyle inception'a gönderme yaptığı ve maalesef yeni farkettiğim ve yuh artık dediğim harika dizidir.
leyla gittikten sonra biraz bozmuş olsa da yine de güldüren dizi.
en çokda doğaçlama olduğu belli olan diyaloglar güldürüyor. aklımda olan bi video var şudur: http://www.youtube.com/wa...m-hmQ&feature=related **
hayretler içinde bırakan dizi. 40. bölüm fragmanında gördük ismail abi cenazeye gittim geleceğim yazılı kağıdın altına başınız sağolsun yazmakta. tam da ismail abi lik bir şey. her gün kaç tane böyle yazı görüyoruz acaba içimizden dahi olsa üzülüyormuyuz?