le petit prince

entry491 galeri34
    300.
  1. Büyük olmaktan utandım diyebilirim. Sadece çocuklar için olmayan kitaplardan kendisi.
    4 ...
  2. 301.
  3. saygılar...

    amına kodumunun sarı saçlı piçi.
    hayatımı senin kitabını başucu yaparak zindana cevirdim. halen o yılan içindeki fil giriyor rüyalarıma. o nasıl bir ilizyondu öyle. kimselere anlatamadım günlerce içimde kaldı. dedim ben aptal mıyım da koskoca fili şapkaya benzettim diye. ananı arvadını sikeyim senin gibi prensin amına kodum bücürü. siktirgit burdan gülüde al yıldızlarıda ananıda al git ulan artık dünyamdan! fak of!
    3 ...
  4. 302.
  5. Küçük Prens' in gittiği her gezegende bir kişi vardı ve o kişiler ya lider sanıyordu kendini ya da kendinde değildi. "büyükler gerçekten çok tuhaftı" Küçük Prens' in gezegeninde bir çiçeği vardı bir de gezegeni ele geçirmeye çalışan ve büyümeden sökülen baobapları, yanında götürdüğü içinde ağızlıksız koyun bulunan kutu. Gezegeninde neler olduğunu bilemiyoruz, umarım her şey yolundadır.
    2 ...
  6. 303.
  7. Büyük olmak istetmeyen kitap, gerçekten güzeldir ama çabucak biter. Çocuk kitabı ama felsefik yanı var tabiki. Okumaktan pişman olmazsınız ve gerçekten hoş sözler geçer kitapta.
    5 ...
  8. 304.
  9. çiçekle ilgili iki seçenek vardır oda o şu ki koyun çiçeği yemediyse bile, o koyunu kesin biz yemişizdir. üzgünüm küçük prens ikisini de kurtaramadık.
    1 ...
  10. 305.
  11. "Küçük Prens’in geldiği gezegenin asteroid B612 olduğunu düşünmek için ciddi nedenlerim var. Bu asteroid yalnızca bir kere, o da 1909’da, bir Türk gökbilimcinin teleskopuna yakalanmıştı. Bunun üzerine, gökbilimci buluşunu heyecanla bir uluslararası gökbilim kongresinde sunmuş; ama, giysileri yüzünden kimse ona inanmamıştı. Büyükler böyledir işte. Ama, asteroid B612’nin şansına; dediği dedik bir Türk lider, karşı çıkanları ölüm cezasıyla tehdit ederek, halkının Avrupalılar gibi giyinmesini şart koştu. 1920’de, aynı gökbilimci, aynı bildiriyi, bu kez çok şık giysiler içinde sundu. E, tabii, o zaman cümle alem gökbilimcinin görüşünü kabul etti."

    bu paragrafın çok farklı çevirleri var. bazıları lider, bazıları diktatör demiş. hatta bu kısmı tamamen atan da var. farklı çeviriler için:

    https://yaakebikec.wordpr...u-kucuk-prens-cevirileri/
    3 ...
  12. 306.
  13. “Büyükler hiçbir şeyi asla kendi başlarına anlayamıyorlar; onlara her şeyi açıklayıp durmaksa, çocuklar için gerçekten çok yorucu…” (s. 10)

    "ama onlara kızmamak lazım. çocuklar yetişkinlere daima büyük bir hoşgörü göstermeli." (s. 20)
    0 ...
  14. 307.
  15. Cocukken degil yetiskin bir erkek olduktan sonra okudugum kitap. Mesaj iletildi mi?
    2 ...
  16. 308.
  17. Her yaşta insanın okuyabileceği ve farklı dersler çıkarabileceği güzel bir kitap. Şurdan detaylı okuyabilirsiniz:
    http://tr.wikipedia.org/w...%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_Prens
    0 ...
  18. 309.
  19. animasyon olarak da vizyona girecektir yakında. bunlar hep telifin tamamen kalkmasından oluyor sanıyorum daha çok şey izleriz bu konuda. ayrıca james franco seslendirmiş. izlenmez mi. (http://www.sinemalar.com/...88/the-little-prince-2015 /" >#a href http www sinemalar comfilm223988the little prince 2015 target blank rel nofollow http www sinemalar com 88the little prince 2015a)
    1 ...
  20. 310.
  21. "Küçük Prens içini dökmeye devam etti. “O zamanlar ne anlayışsızmışım! Onu davranışlarıyla değerlendirmeliymişim, dedikleriyle değil. Benim için kokuyor, benim için parlıyordu. Ondan kaçmamalıydım. Onun o gülünç numaralarının ardındaki sevecenliği anlamalıydım. Çiçeklerin bir anları bir anlarına uymuyor. Bense onu sevmeyi bilemeyecek kadar gençtim o zaman." (s. 34)

    Çiçek: “Seni elbette seviyorum“ dedi. “Eğer bunu anlayamadıysan, suç bende. Ama sen de en az benim kadar aptalca davrandın. Neyse, mutlu ol. O fanusuı da bırak elinden, artık onu istemiyorum.”(s. 36)
    0 ...
  22. 311.
  23. küçük prens: "Siz benim gülüme hiç mi hiç benzemiyorsunuz. Şimdilik değersizsiniz. Ne sizi evcilleştiren olmuş ne de siz kimseyi evcilleştirmişsiniz. Tikim eskiden nasıldı, öylesiniz.. O da önceleri tilkilerden bir tilkiydi. Ama ben onu dost edindim, şimdi dünyada bir tane… Güzelsiniz ama boşsunuz. Kimse sizin için canını vermez. Buradan geçen herhangi bir yolcu benim gülümün size benzediğini sansa bile, o tek başına topunuzdan önemlidir. Çünkü üstünü fanusla örttüğüm odur, rüzgardan koruduğum odur…yakınmasına, susmasına hatta böbürlenmesine kulak verdiğim odur. Çünkü benim gülümdür o."(s. 72)

    "Birinin sizi evcilleştirmesine izin verirseniz, gözyaşı dökmeyi de göze alacaktınız.." (s. 83)
    0 ...
  24. 312.
  25. bizim çocuğun filminin 2. fragmanı çıkmış! https://www.youtube.com/watch?v=-dEHr3ivwCc
    Kasım 2015'te sinemeda çocuklarla birlikte izlemek, çok heyecanlı olacak.
    2 ...
  26. 313.
  27. --spoiler--
    Susuyordum.
    Cesareti biraz kırılmıştı. Son bir kez daha denedi:
    "Her şey güzel olacak, inan bana. Ben de yıldızlara bakacağım. Hepsi, makarası paslı birer kuyu olacak benim için. Bütün yıldızlar su verecekler bana."
    Susmaya devam ettim.
    "Çok eğlenceli olacak, gör bak! Senin beş yüz milyon tane küçük çanın, benimse beş yüz minyon tane çeşmem olacak..."
    Sonra o da sustu, çünkü ağlıyordu...
    "işte burası. Bırak da gideyim."
    Korkuyordu, yere çöktü.
    Sonra yine konuştu:
    "Biliyorsun... Çiçeğim... Ondan ben sorumluyum! Öyle güçsüz, öyle saf ki! Tehlikelere karşı kendisini koruması için dört dikeninden başka hiçbir şeyi yok..."
    Daha fazla ayakta duracak gücüm yoktu, ben de yere çöktüm.
    "işte... Hepsi bu..."
    --spoiler--
    3 ...
  28. 314.
  29. 315.
  30. 315.
  31. çocuk için yazılmış olsa da yetişkinlere de hitap eden enfes bir kitaptır bu aralar fransız animasyonunu yapmışlar umarım aynı tadı verir .
    2 ...
  32. 316.
  33. 317.
  34. "It is only with the heart that one can see rightly; What is essential is invisible to the eye."

    abartı olur mu bilemiyorum, ama belki de her sabah evden çıkmadan önce ya da otobüste, serviste, metroda okumak lazım bi kaç satır.
    neredeyse hepimiz küçük prensin yakındığı yetişkinler gibi günlerimizi anlamsızca geçiriyoruz, çocukları dinlemeden anlamadan, gözlerinin içine bakmdan ,her şeyin doğrusunu biz biliyoruz sanarak, hayatımızı veya amaçlarımızı hedeflerimizi sayısal değerlerle değerlendirmeye kalkarak, yoğunluk adını verdiğimiz ve aslında kendi yarattığımız gereksiz kaosun ortasında hiç bir güzelliği görmeden, her şeyi tahrip ederek...

    ayrıca da paşabahçenin çok tatlı bir serisi var, sabah kahvesini/çayını içerken anımsamak çok hoş olur sanki,;

    https://www.pasabahcemaga...en-kupa/u-1009290-44-4428
    3 ...
  35. 318.
  36. Beni ağlatan kitap tabiki küçükken şuan façaya ters kelime kelime kalbinizi etkileyen bir kitap.
    0 ...
  37. 319.
  38. dun sahafta gezerken yanimdaki kizin cocuk kitabi,ariyorum kucuk prens vsrmis onerirmisiniz dediginde; mal mal suratina bakip sen o kitabi daha okumadin mi dedigim kitap.
    0 ...
  39. 320.
  40. az önce birine okuduğum kitap. o biri uyuyor şimdi. kitabı okurken ben de hayallere daldım. daha önce hiç okumamıştım küçük prens'i çünkü, neden okumadım ki, neyse, bence güzel oldu.

    yalnız o biri aynı şekilde bana kaldığı yerden devam edecek, sonra ben de uyuyacağım, tıpkı diğer günlerde olduğu gibi. haydi bakalım.
    2 ...
  41. 321.
  42. Sadece evcilleştirdiğin kişiyi anlayabilirsin” dedi tilki.
    “insanlarınsa hiçbir şeyi anlayacak vakitleri yoktur. Her şeyi dükkandan hazır alırlar. Ve arkadaşlar dükkanlarda satılmadığı için de, hiç arkadaşları olmaz. Eğer bir arkadaşın olsun istiyorsan, evcilleştir beni!”

    “Ne yapmam gerekiyor peki?” diye sordu küçük prens.

    “Çok sabırlı olman gerekiyor. Önce çimenlerin üstüne, biraz uzağıma oturmalısın. Ben gözümün ucuyla seni izleyeceğim, sen hiçbir şey söylemeyeceksin. Sözcükler yanlış anlamalara neden olurlar. Ama her gün, biraz daha yakına gelebilirsin.”

    Ertesi gün küçük prens yine geldi.

    “Her gün aynı saatte gelmelisin” dedi tilki. “Örneğin öğleden sonra saat dörtte gelirsen, ben saat üçte kendimi mutlu hissetmeye başlarım. Zaman ilerledikçe de daha mutlu olurum. Saat dörtte endişelenmeye ve üzülmeye başlarım. Mutluluğun bedelini öğrenirim. Ama günün herhangi bir vaktinde gelirsen, seni karşılamaya hazırlanacağım zamanı asla bilemem. insanın gelenekleri olmalıdır.

    “Gelenek nedir?”

    “Bu da çok sık unutulan bir şeydir” dedi tilki.
    “Bir günü diğer günlerden, bir saati diğer saatlerden ayıran şeydir. Örneğin, şu benim avcıların da gelenekleri vardır. Perşembeleri kızlarla dansa giderler. Bu yüzden de Perşembe benim için harika bir gündür. Üzüm bağlarına kadar yürüyebilirim. Ama avcılar dansa herhangi bir gün gitseydi, benim için hiçbir günün özelliği olmayacaktı ve asla tatil
    yapamayacaktım.”

    Böylelikle küçük prens tilkiyi evcilleştirdi. Ve ayrılma vakti geldiğinde

    “Ah! Sanırım ağlayacağım” dedi tilki.
    “Bu senin hatan” dedi küçük prens. “Ben sana zarar vermek istemedim. Seni evcilleştirmemi sen istedim.
    “Doğru, haklısın” dedi tilki.
    “Ama ağlayacağını söyledin!”
    “Evet, öyle.”
    “O halde bunun sana hiçbir yararı olmadı.”

    “Hayır, oldu. Buğday tarlalarının rengini gördükçe seni hatırlayacağım. Şimdi git ve güllere bir kez daha bak. O zaman kendi gülünün evrende eşsiz ve tek olduğunu anlayacaksın. Sonra bana veda etmek için buraya geri döndüğünde,
    sana hediye olarak bir sır vereceğim.”

    Küçük prens güllere bir kez daha bakmaya gitti.

    “Hiçbiriniz benim gülüm gibi değilsiniz. Çünkü henüz hiçbiriniz evcilleşmediniz. Ve siz de hiç kimseyi evcilleştirmediniz” dedi onlara.

    “Siz tıpkı tilkinin benimle karşılaşmadan önceki hali gibisiniz. Dünyadaki binlerce tilkiden yalnızca biriydi o. Ama ben onunla dost oldum ve şimdi artık o özel bir tilki.”

    Güller bu duyduklarına çok bozuldular.

    "Evet, güzelsiniz. Ama boşsunuz. Sizin için kimse yaşamını feda etmez. Yoldan geçen herhangi biri, benim gülümün de size benzediğini söyleyebilir. Ama benim gülüm sizin her birinizden çok daha önemlidir. Çünkü ben onu suladım. Ve onu camdan bir korunakla korudum. Önüne bir perde gererek rüzgarın onu üşütmesini engelledim. Tırtılları onun için öldürdüm ( ama birkaç tanesini kelebek olmaları için bıraktım). Onun şikayetlerini ve övünmelerini dinledim. Ve bazen de suskunluklarına katlandım. Çünkü o benim gülüm.”

    Bunları söyledikten sonra tilkinin yanına döndü.

    “Elveda” dedi.
    “Elveda” dedi tilki de.

    “Ve işte sırrım: Bu çok basit. insan gerçekleri sadece kalbiyle görebilir. En temel şeyi gözler göremez.”

    “Temel olan şeyi gözler göremez” diye tekrarladı küçük prens. Öğrendiğinden emin olmak istiyordu.
    “Senin gülünün diğerlerinden daha önemli olmasını sağlayan şey, ona ayırdığın vakittir"
    dedi.

    “insanlar bu en önemli gerçeği unuttular. Ama sen unutmamalısın. Evcilleştirdiğin şeye karşı her zaman sorumlusun. Gülüne karşı sorumlusun.”

    “Gülüme karşı sorumluyum” diye tekrarladı küçük prens, öğrendiğinden emin olmak için. Sonra yoluna devam etti.
    3 ...
  43. 322.
  44. "Yaşadığın yerdeki insanlar,dedi küçük prens,bir bahçede beş bin gül yetiştiriyorlar, ama asıl aradıklarını bulamıyorlar yine" aglatirken mutlu eder. Evet.
    3 ...
  45. 323.
  46. Kırmızı kedi yayınlarından çok büyük keyifle okunan kitap.
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük