kimi yobazın "akp dönemindeki kalkınmayı görüyorsunuz" diye karalamaya çalıştığı sistemdir.
ne kalkınmasıymış? türkiye'nin kalkınması 1950 - 2002 yılları arası ortalamasının bile altında... atatürk dönemindekiyle kıyas bile edilemez.
hem yobaz zihniyeti gibi şuradaki (#25640274) şerefsizliklere imza atmış bir zihniyet memleketi japonya yapsa ne yazar?
yobazlar böyledir işte... dinleri, imanları paradır... para gözlerinin nurudur. paradan başka ne tanrı tanırlar, ne de şeref, vefa, vatanseverlik gibi hasletleri...
bunların selefleri, mütareke yıllarının, hain, işbirlikçi, teslimiyetçi, yobaz hürriyet ve itilaf fırkasıdır. evvelleri neyse, ahirleri de odur...
bazı yobazların akp dönemindeki kalkınmanın laik olmadığından kaynaklandığını düşünmesi. ekonomik sistem ile demokratik bir yönetim şeklini birbirleriyle karıştırması yobazlığının boyutunu gösteriyor.
atatürk devrimlerinin mihenk taşı, sahip olduğumuz en büyük değerdir. laiklik olmadan diğer tüm devrimler noksan ve etkisiz kalır. bir ülkenin gelişebilmesi, ilerleyebilmesi için olmazsa olmazdır.
dahili ve harici cumhuriyet düşmanları hep bunun altını kazımakla meşgul olmuşlardır. her çabalarında, direkt ya da dolaylı olarak bu amacı gütmüşlerdir. laiklik kaldırılırsa, istedikleri her şeyin çorap söküğü gibi peşinden geleceğini bildiklerindendir bu.
kısaca, en fazla gözetilmesi ve değerinin bilinmesi gereken ilkedir.
atatürk'ün ilkelerinden belki de en önemlisidir bu.
zira bu ilke yobazların fikir ve cehaletinin önüne set çeker. peki neye yarar bu? bakalım;
* kadına değer katar onu bir birey sayar, erkeğin hakkı varsa kadının da hakkı var birader huuooop der.
* kanunlara değer katar zira esas olan kanun olur, dini kullanan bir yobazın sözüm ona fetvası değil
* din istismarcılarının halkı sömürmesinin emniyet sübabıdır ama nedense kıymeti bilinmez bu ilkenin
* camilerin ve ibadethanelerin kişilerin yerine devletin kurumlarınca bakımlarının ve inşalarının da temelini oluşturur.
laiklik kısaca özgürlüktür. dini yaşama, yaşatma adına. ama anlayana tabi.
he unutmadan bir de hem laik hem müslüman olunur. hem de çok güzel olunur. yeter ki cahil olunmasın.
muharrem ince '' erkek ve kız 2 farklı çocuğu örnek gösterip , bu kız da okuyacak, bu erkekte. bu kız da miraslardan eşit hakla yararlanacak bu erkek de, bu kız da yasalardan eşit bir şekilde yararlanacak bu erkek çocuk da . '' diye tanımladığı atatürk ilkesi.
bütün dinleri içinde alabilecek kadar daha merhametli ve geniş kavramdır. buna dindarın karşı olmasının nedeni kendi dinlerinde olan merhametsizliğin ve sığlığın bu kavram karşısında ezilmesi. laiklik kadar insancıl ve inanç özgülüğünü savunabilecek değer olmadığı ortadadır. onların zoruna giden bu değerlerin kendi dışında olanlar içinde var olması yada kendi dışında insanlarında değerlerinin korunmasıdır.
sucukçu muhasebecisinin zamanında mursi'ye teklif ettiği sistemdir. mursi kendisi yanıt vermek istemedi ama ihvan sözcüleri sucukçu muhasebecisini fena terslemişti bu önerisi sebebiyle.
atamızın, geçmişi ta sümerlere dayanan, zorbaların iktidarlarının "meşruiyetini" dinden alıyormuş gibi göstermeleri uygulamasının önüne geçen ilkesidir.
cahil yobazların ne olduğunu bir türlü anlayamadıkları sistemdir.
şöyle ki laiklik "din işleri ile devlet işlerinin ayrılması" demek değildir. özgürlüklerin bir düşmanı olan dinin kontrol altında tutulmasını da gerektirir. örneği fransa'da ve daha bir çok gelişmiş ülkede görülebilir. hatta laik sistemlerde din işleri devlet kontrolünde olduğu için "din işleri ile devlet işlerinin ayrılması"nın laikliğe aykırı olduğunu söyleyenler de vardır ki haklıdırlar.
"din işleri ile devlet işlerinin ayrılması" "sekülerizm"dir. örneği abd ve ingiltere'de görülebilir.
fakat adına ister "laiklik", ister "sekülerizm" deyin... iki sistemde de dini kuralların yasalara dayanak teşkil etmesi mümkün değildir. bu böyle olduğu için örnek bulmakta zorlanan yobazlar, bazı seküler ülkelerde görülen, başkanlık törenlerinde dini kitaplara el basılarak yemin edilmesi gibi istisnai uygulamaları, sanki o ülkelerde yasaların kaynağı dinmiş gibi yutturmaya çalışırlar cahil kitlelere...
"Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;"
ikinci maddesinde:
"Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. "
14. maddesinde:
"Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde kullanılamaz. "
ve 24. maddesinde ifadesini bulmuş ilkedir:
"Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz. "
bunları değiştiremeyeceğini bilen yobazlar, kıt akıllarınca bir takım kelime oyunları yaparak laikliği ortadan kaldırabileceklerini sanıyorlar. bayağı da yol aldılar ama girdikleri yol çıkmaz bir yoldur.