hayat, zorluk, savaş ve mücadelenin ancak bu kadar güzel bir şekilde bir çocuğa anlatılabiliir dediğim filmdir. ara ara izlenilesi, her seferinde farklı duygular çağrıştıran harika film.
--spoiler--
guido'nun oğluna durumu çaktırmama amaçlı, alman askerin tercümanlığını üstlendiği sahne ve oğlunu diğer kandırma yöntemleriyle -aslında kandırmadı filmin sonundaki tanka bakılacak olursa- herkesin suratına buruk bir tebessüm yerleştirmiştir eminim. evet guido ölmüştür ama, oyun kazanılmıştır, onun çooooooook büyük fedakarlığı sayesinde.
--spoiler--
--spoiler--
Ay çiçeğini düşün... Güneşe doğru eğilir. Fazla eğilmiş bir ay çiçeği ölmüş demektir. Servis yaparken şunu aklından çıkarma ki, sen bir köle değilsin. Hizmet büyük bir sanattır, Tanrı en büyük hizmetkardır. insanlara hizmet verir ama insanların kölesi değildir, bunu aklından çıkarma.
--spoiler--
opera sahnesini izledikten sonra ulan o kadarda sıkıcı bişey değilmiş bu opera dememi sağlayan film. o değilde şarkıyı söylerken çok gülünç gözüküyorlar .
2.dünya savaşı, çekilen çileler ve nazi işkencelerini anlatan filmler, sinemanın en büyük konu başlıklarından biri, belki de birincisi olmuştur. bu filmlerde genellikle naziler kötülenmiş -ki haklı olarak- , yahudiler yüceltilmiştir - tamamen çıkar ilişkisi -. ama life is beautiful'da -orjinal olarak la vita e bella-, bu iki ana başlık keskin olarak işlenmemiş, özellikle yahudi propagandası yapılmamış ve taktir toplamıştır.
bir baba-oğul hikayesi ancak bu kadar iyi anlatılabilir, bir film müziği ancak bu kadar güzel ve eğlenceli olabilir ve bir oyuncu ancak bu kadar iyi olabilir. (bkz: roberto benigni).
film izlerken ağlayabilen bir insansanız, işiniz gerçekten çok zor.
En akılda kalan sahnesi de oğlunun annesine "Kazandık, 1000 puan topladık, tank bizimdir." dediği sahnedir bana göre. Acaba çocuğa tank alınamayınca nasıl anlattı annesi?
Gerçek sevgiyi anlatan ve büyük bir keyifle izlenecek bir film.
Komedi ve duygusallığın birbirini çok iyi bir şekilde tamamladığı bir baş yapıt denilebilir.
şuana kadar izlediğim filmlerin içinde en iyilerinden biri diyebilirim.
Bakış açısını değiştiren bir filmdir. içinizde bir yerlerde bişeyleri kıpırtadan bittikten sonra etkisinden bir süre kurtulayamayacağınız filmdir ayrıca.
başyapıt olmayı fazlasıyla hakkeden filmlerden biri . baba oğul ilişkisinden , yahudilerin yaşadıklarını çok iyi yansıtan bir film. roberto benigni nin şahane oyunculuğu da filmi tavanlara taşıyor .ayrıca filmdeki karakteri, hayata bakışı ve ailesine olan sevgisi ile yüzünüzün gülmesini, içinizin ısınmasına neden oluyor.