bağlantımızın koptuğu günlere inat hemen her gece, yatağımın kenarında diz çöküp günahlarımı affetmesi için tanrıya dua ederken kendisini korumasını, işlerinin ters gitmemesini dilediğim yazar. akabinde yatağın altında 2 aydır aradığım çorabın eşini buldum. ***
şu sıralar izmir caddelerinde dolaştığını duyduğum yazar dostum. kendisiyle çok güzel bir organizasyonun içinde bulunacakken, birkaç talihsizlikten ötürü bulaşamadık malesef, fakat bu; unuttuğum, kaytardığım, caydığım anlamına gelmez tabi. söz verdiysek yapacağızdır elbet. var olsun efendim...
avrupalardan dönüş yapmış güzel kardeşimdir.şato konusundaki duyarlılığını bilirim,her zaman maddi manevi desteğini eksik olmasın verir.zaman zaman peyzajın başına gelir mütahit gibi denetler,saolsun varosun...
el dia de la paz'la ispanya'da güvercinlerin uçuşması zeytin dallarının onarılması barışla beraber paz en casa , paz en el mondo durumu bir nevi. "la paz" iyidir aynı "peace" gibi.
en kısa zamanda fransızcama bir el atmasını beklediğim yazar*. lakin "jötem"den(!) ötesine yıllardır geçemedik *. nazik davranışı içinde tekrar teşekkür ediyorum kendisine. dostlukla...
fransa fatihi sayın mösyö kendisine olan siparişimi unutuysa öttürücem kendisini. şakası bi yana gidildikten sonra en çok özlenecekler arasındadır hep kendisine dedim can ali candan ali yar ali yardan ali kedine iyi bak mösyö dostum. sakın ha marmelatı unutma tekrar yazar olarak dönmesem de takip edeceğim sözlüğü arkamdan sakın sövme bak. allahın rahmeti üzerine olsun.
bu kişi bir ara tc sınırların dışına çıktı, dedim bak benim kapsama alanı o kadar geniş değil, çıkma. dinlemedi. görüşemedik. açeydim kollerimi iki yana, gitme deyeydim, dedim ama kolları açmadıydım, gitti.
bu aralar görüşme fırsatı bulamadığım can yazardır.Krzysztof Kielowski nin trois coulers üçlemesindeki karol karol yani modern şarlo karakterini uyandırır gözlerimde hep, dost canlısı cibilliyetiyle.
karol karol, fransız bir kadın tarafından dışlanan polonya vatandaşı...paris metrosunda saçlarını taradığı tarağı bir müzik aleti gibi çalıp ayakta durmaya çalışan karol karol...sonra ansızın vatandaşı mikolaj ile tanışır... ve fransızların beyaz yani eşitlik diye tanımladıkları bayrak rengini fransız kadına kabul ettirir...
dostum, her zaman onlarla eşit ve bütün iyi insanlar kadar duyarlısın...