azı yarar, ortası karar, çoğu zarar bir duygu. Sevdiklerimi yabancı insanlardan kıskanıyorum. Arkadaşları, aileleri falan değil de, yeni tanıdıkları kişilerden. tabii ki marazi boyutta değil, kendime ve sevdiklerime güvenirim. Ama sevdiğini bir yabancıyla paylaşamama duygusu baskın bende. Duygu olan kıskanmak tanımı bu.
Ayrıca çok güzel bir zeki demirkubuz filmidir. Filmdeki seniha karakterinin eziklikle gerçekçilik arasında gidip gelen halleri oldukça ilginçti. mükerrem rolündeki berrak tüzünataç'ı ve oyunculuğunu hiç beğenmiyorum. Filmi tek başına sırtlayan kişi; seniha karakterini canlandıran nergis öztürk'tür ve bu filmle 46. Altın portakal film festivali'nde "en iyi kadın oyuncu" ödülü almıştır.
Eğer karşınızdaki insanı sapık yerine koyuyorsanız, ergenmis gibi her kadına/erkeğe halleniyomuş muamelesi yapıyorsanız sizin yaptığınız Kıskanmak olmuyo. Ne olduğunu bilmiyorum ama Kıskanmak bu değil. Hele bir de karşınızdaki insanı yaftaliyip ona köpek çekiyorsanız kusura bakmayın ama lütfen siz kiskanmayin. Çünkü siz kiskanmayi beceremiyorsunuz demektir. Sizin yaptığınız ego tatmini olur, eziklemek olur. Bu ise sevdiğinizi söylediğiniz insana da kendinize de saygısızlık olur.
Eğer yukarıda bahsettiğim şekilde kıskanıyorsanız(?) kiskanmayin.
Tek başına kıskanmak çok geniş çaplı bir kelime. Yine de hangi durumda kime karşı olursa olsun kıskanan kişiyi içten içe bitiren bazı durumlarda da ortaya çıktığında dışarıdan bakınca küçük düşürten duygu. Belki çok aza eyvallah ama fazlası hatta birazı bile zarar hem de büyük zarar.
Ağzının ta orta yerine sıçayım ben bu duygunun. insanın içini Manyaklar gibi kemirir, rahat nefes aldırmaz. Karşıdakine belli etmeyeyim diye uğraşır durursun. Bir yanda yangınlar, diğer yanda bastırma çalışmaları...
Kendi içinde yaşadığın fırtınaların binde birini de yansıtsan sevgilinin hayatını cehenneme çevirme potansiyeline sahipsindir.