Arapça "ketebe" (yazmak) sözcüğünden gelir. Çağımızda sessiz mekan bulmak imkansızken, kütüphaneler sessizliği ile insanı rahatlatan, içini huzurla dolduran, her tarafta kitap bulunan hoş mekanlardır. Bu arada Konya şehrimize de yeni, büyük bir kütüphane açılmakta.
Kütüphane, belli bir sisteme göre düzenlenen kitap ve benzeri materyallerin toplandığı, saklandığı, okuyucu ve araştırmacıların istifadesine sunulduğu yer.
serdar ortaç kliplerinde dekor niyetine kullanılan yer.
adam ya uyuyor ya da kızları tavlayıp dans ediyor filan.
sanırım kendisi hiç kütüphaneye gitmemiş ve kafasında kütüphane denince bunlar canlanıyor. normal.
kocaman olmalıdır, dolu dolu kitaplarla.. böyle eskilerden yenilere, dedenin sana verdiği o incecik kitaplardan, lisede ingilzce öğretmeninin sana aldırdığı ''english grammar in use'' a hepsi.. renkli, yaşanmış, yıpranmış ya da kapağı hiç açılmamış.. olmalıdır işte, hemde evin baş köşesinde.. ölee bakıp dinlenmelisin, hayat bulmalısın içinde..
(bkz: mübalağa ediyorsun)
geçenlerde alsancak'taki kütüphaneye girdim. hepsi erkek. bi köşeye bir iki hatun koymuşlar, kasaya da hatun koymuşlar (giriş tabi.vizyon güzel) camekandan bakınca, ''olm hatuna bak gel girelim.okuyomuş gibi yaparız'' diyen adamları dikizledim bir süre..
zihni uçkurunda iki bacaklı (üç aslında) adamlar 2dk. içinde kütüphaneyi terkettiler tabi. zira, toplasan 3 hatun var. dışardan bakıldığında ''bunlardan çok var'' falan zannediyor insan.
zaten hatunlar da böyle emo mu desem gotik mi desem.. bilemedim.
ders boş geçtiği için, muhteşem sessizliği sayesinde ders çalışmak için uygun bir yer olduğunu düşünen badhabit ve arkadaşları kütüphaneye iner ve nöbetçiler sorar;
n:hooop!! höööy! bu saatte dersiniz yokmu sizin?
bh:boş geçiyo e bizde ders çalışalım dedik..
n:puhahahahah boş saatlerinde kütüphaneye mi iniyosunuz? biz çıkalım siz rahat olun. *
(bkz: çok yalnızım be sozluk)
muhteşem sessizliği sayesinde müthiş verimli şekilde ders çalışılabilen, okunan kitabın içindeki dünyaya ilk sayfadan itibaren kolaylıkla sızılabilen, dinginlik veren mekan. kitap barındırmasıyla da her evin bir köşesinde olmalı dedirtir ayrıca.
bir konuda özelleşmiş sınıflar bütünü. bu kütüphane alınıp yeni tasarlanan uygulamada kullanılabilir.
böylece o özelliği sağlayan kütüphane sayesinde baştan o özelliği sağlayacak kodlamaya gerek kalmaz.
bu kütüphaneler açık kaynak olabildiği gibi paralı da olabilir.
çoğu ilimizde gereken önemin ve değerin verilmediğine şahit olduğum, her şeyin başlangıcı olan yer.
şöylesine de şahit oldum. kütüphanede olması gerektiği düşünülen kitaplar isteniyor. ama yazık ki bir türlü ödenek olmadığından o kitaplar temin edilemiyor.
okunulan kitapların evde tutulması olayını da bir türlü anlamam. bu kurum yapılacak bağışlara aç resmen.
hatta bir ara bağış yapılan kitap sayısı oranında kütüphaneye isiminin verilmesi yada kütüphanede isminizin geçmesi gibi teşvik edici kampanyalar yapılmıştır. ama ilgi düşünülenden azdı.
insanın sevdiği kitaptan ayrılması gerecekten cok zor. Anlıyorum ve sık sık yasıyorum. ama o kitabın benım bağısımdan sonra yüzlerce kişi tarafından (özellikle liseli gençler tarafından) okunduğunu görmek, evımın bir köşesinde tozlandığını görmekden kat be kat daha zevkli.