yaşadığınız ortamda, gidilen yerlerde, yolda, sapakta, çatakta batakta...ne kadar az olursa o kadar mutlu edecek halktır.
not: birinci tekil şahısla biten her entryi " sadece kişiyi ilgilendiren entry" diyerek silen moderasyona selam olsun..bu başlık altında bin tane gösterebilirim aynı şekilde biten entry...
bu insanları sevmediğimi söylemem formata aykırı sanırım...format sadece sevmemize izin veriyor herhalde...
ama söylüyorum işte..sevmediğim ırktır..ben uludağ sözlükte entry girerken, girdiğim entrynin bütün kainatı ilgilendirmesi gerektiğini düşünmüyorum.
Türkiye gibi insancıl onları koruyan bir millette yaşadıkları şükretmiyorlarda Kürdistan mıdır ne boktur onu kurmak istiyorlar. Ama bundan yıllar önce onlarda uysal insalar idi. Amerika israili israil Ermenistanı ermenistan'da apo denilen uyruğu ermieni olan bu adamı kukla gibi kullanarak PKK'yı çıkardılar ve türk-kürt milletini birbirine düşman ettiler. Yoksa kürtler zararsızlardır. Bizim sınıfta vardı birtane çok iyi sessiz, sakin bir çocuktu. Hepsi amerikanın oyunu arkadaşlar.
uzun yıllar boyunca ağır iş ve şartlarda çalışmış olmalarına veriyorum ki
genlerine işlemiş bir vücut yapıları vardır:
kalın, kemikli ve kaslı kimselerdir.
benzetmek gibi olmasın da * zenciler gibi...
hepsi diyemem, dersem çok ayıp etmiş olurum ama çoğunda karakter zaafları görülmektedir.
bir kaza geçirmiştim. minibüsteydim ve arkadan çarptılar minibüse. alnıma 8 dikiş atıldı ve haliyle iz kaldı. şikayetçi oldum ve suç taksirle yaralama olduğundan uzlaşmayı kabul ettim. uzlaşma denen şey, şikayete bağlı suçlarda, dava açılmadan önce tarafların bir uzlaştırıcı(genelde görevlendirilmiş bir avukat olur) aracılığıyla taleplerini açıklaması ve kabul edilmesi halinde davaya gerek kalmaksızın sorunun çözülmesidir.
polis, tüm kusuru arkadan çarpana yazdığından dolayısıyla olası bir davada cezaya çarptırılacak olan da oydu.
hastanede gözümü açtığımda öğrendim ki 6 kişi yaralanmış minibüste. hepsi ayakta tedavi olmuş, bir tek ben 4 saat hastanede kalmışım. babam, minibüs şoföründen kaza raporlarını istedi. o da yarın iş yerine bırakırım abi dedi. ertesi gün oldu kaza raporları bırakılmadı iş yerine. sonrasında babam gitti aldı raporları ve aradı adamı. ne zaman bırakacaksın raporları diye sordu, aldığını saklayarak. adam da ''zaten çıktınız hastaneden daha neyin derdindesiniz, sizin amacınız farklı filan dedi. tartıştılar babamla ve kapatıldı telefon.
sonrasında uzlaştırma görüşmelerinde ben 1000 tl talep etti. bu çok cuzzi bir rakam inanın. zaten 400-500 tl maddi zararımız vardı. eczane ücreti, taksi ücreti, pansuman ücreti, 2 hafta çalışmamam vs. vs. uzlaştırmacı avukat aradı ve karşı tarafın(minibüs şoförü ve arkadan çarpan) 1000 tlyi kabul etmediğini bildirdi. tamam dedim gülerek. en az 5000 tllerini çok rahat alabilirdim. alnımdaki iz kapanana kadar estetik olabilir ve tüm zararı karşı tarafa yükleyebilirdim. ama 1000 tl sitedim ben. babam da şoför çünkü. bizden çıkar bu para, fırsatçılık yapmayayım dedim. zaten yakışıklı bir adam değilim ki ne olacak iz kaldıysa dedim. dramatize etmek için demiyorum ama kazadan sonra sol göz kapağımda da hafif bir düşüklük var. hayko cepkin kadar olmasa da fotoğraflarda anlaşılacak kadar var yani. yine boşver dedim kendime, ölmedin ya dedim. zaten orlando bloom gibi adam değilsin ki dedim...
dün arkadan çarpan şahıs aradı beni. ağladı telefonda. yeni çocuğu olduğunu 3 kişinin 7000 tl istediğini bir kişinin 1000 tl istediğini, yüzünde iz kalanın ve durumu en ağır olanın ben olduğumu savcıdan öğrendiğini bu yüzden aradığını söyledi. 1000 tlyi isteyen benim dedim. hatta diğerleri 7000 tl. istiyorsa benim ne kadar cuzzi bir rakam istediğimi sen düşün artık dedim. bugün büroya geldi arkadaş, adı serdarmış.anlattım durumu; ben fırsatçılık yapmak istemiyorum, hukuk öğrencisiyim, kuzenim avukat, 50 tane avukat sınıf arkadaşım var sırf dedim. istesem çok rahat 5000 tl alırım masraflar hariç, biliyorum dedim. ama istemiyorum, ben fırsatçılık yapmak istemiyorum, bu iz hayatımın sonuna kadar kalacak olsa da ben sadece 2 haftalık harcamalarımızı istiyorum dedim. şikayetten vazgeçme dilekçemi yazdım. 4 senet yapacaktık 250 tllik 4 aya yayılan. babamı aradım, anlattım. yapma oğlum dedi. senede gerek yok dedi. erkeklik sende kalsın, ödemezse vicdanı bilir dedi. senet de yapmadan vazgeçtim şikayetimden.
bu olayı şunun için anlattım ey okur; o minibüsün şoförü kürt evet. babamı fırsatçılık yapmakla suçlayan minibüs şoförü 1000 tl almış arkadan çarpan serdar' dan sen suçlusun, şikayetçi olurum, arabam çalışmadı kaç gün tamirhanede kaldı diye. ve o kürt, ben ve babam hakkımda demiş ki serdar' a ''bunlar fırsatçı, para koparmaya çalışıyor, sakın verme, verirsen benim yüzüme bakma bir daha'' demiş. vay be... biz fırsatçıyız öyle mi. şimdi gelin hadi bana, ırkçılık yapma deyin, hümanist ol deyin... deyin de ana avrat söveyim lan size!
yazmak istedim işte, içimde kalmasın istedim. hala iyiniyetli insanların olduğunu bileyim şu hayatta ve vicdansız biri olmayayım istedim. o yüzden yazdım okur.
Kürtçe konuştuğu için hapse atılanların olduğu bir dönemden kürtçe'nin seçmeli dil olacağı, üniversitelerde kürt dili ve edebiyatı bölümleri açıldığı bir döneme gelinmişken hem siyasi hem de sivil toplum örgütleri bazında kürtçe'nin seçmeli dil olmasına sert tepki göstermiş, iyilikten, iyi niyetten zerre kadar anlamayn ne idüğü belirsiz kalabalık.
özgürlükçü ve adil insanlar.kesin olan bir şey var, kımız içip atlarını sikmekle; moğollardan hallice tarihleriyle övünen barbar kavimlerden farklılar.sadece yer altı kaynaklarına bakılarak ortadoğunun iskandinavları oldukları anlaşılabilir.
türklerin kötü olması onları iyi yapmadığı gibi, türklerin iyi olması da onları kötü yapmaz. türk ve kürt birbirinin antitezi değil, birlikte bir anadolu sentezidir.
hint avrupa kökenli bir dil konuşan dağ halkıdır. aşiret düzenini güneydoğu'da yaşayanlarının önemli bir kısmı hala korurlar. hint avrupa kökenli bir dil konuşmalarına rağmen genetik olarak orjinal hint avrupalılarla benzerlikleri neredeyse sıfırdır. gayet fazlaca bir kesiminin ortaçağdan kalma aşiret törelerinin etkisinde olması insanı üzmektedir. farklı ve zengin bir kültürleri vardır. ayrımcılıktan fazlasıyla nasiplerini almışlardır.
katledin hepsini, kurtulun. bu kadar nefret ve kin duyduğnuza göre. yanısıra nefret ettiğiniz şeyi de bilmek zorundasınız. nefret ettiğiniz kürtler değil terör. arada uçurumlar var. kürtler bir ırk değil bir kökendir velhasıl yine türk vatandaşıdırlar.
bir şeyi sevmek için de bilmek lazım nefret etmek için de. iki üç tane kulaktan dolma lafla kendi insanını dışlamak, ayırmak.. insanlık bunun neresinde..
edit: aman nefes alma sayın ırkçı, hemen eksile. hem de başın dönene kadar eksile.. *
ingilizlerin Çok kaşıdığı ve ergenekon benzeri derin örgütlerin durmadan diri tutmaya Çalıştığı bir nefretin mağduru olan temiz toplum. Yolda kalsanız sizi misafir edecek birkaÇ milletten birisi.
türk dillerinde kar yığını anlamına gelen kelimedir. Bu sözcük türkiye türkçesinde yaşamasa da orta asya türk lehçelerinde "kart", "kert", "kürt" gibi sesletimler şeklinde yaşamaktadır.
türk dünyasında birçok yerleşkenin adı da kürt-kert'tir. Macar türkolog Laszlo Rasonyi'ye göre macar birliğinin sağlanmasında önemli rol oynayan ve bugünkü macaristan'da bazı yerleşkelere adını veren türk boyudur. Ayrıca bu boy osmanlı kayıtlarında ekrad adıyla anılmıştır.