bahadır özdener 'oradaydım' belgeselinde, andy garcia'nın kurtlar vadisi'nde olduğu bölümü anlatmış: "adama bir iznik çinisi verdik, eline aldı, baktı, bu amerika'dan eski dedi. biz o çininin arkasına bakmayız bile. 1600'ü, 1700'ü, 1800'ü bilmeyiz"
10. yılına kadar sürüp saçmalasa da hala kendni izletiyor böyle bir aksiyon dizisi türkiye ye tekrar gelmez.
edit: düzeltiyorum 174. bölümün sonunda polatın vurulup üstüne bazuka yediği halde hemen iyileştirip ayağa kaldırmayın bari de iyice batırmayın diziyi. bari biraz yatsın hastane de felan ölmez ama.
artık nefret ettiren dizidir. reklamını görmeye dayanamaz oldum, memlekette adam kalmadı dizide oynayacak. bir şey de tadında bırakılsa şaşarım zaten.
oyunculuktan nasibini almamış bir tip senelerdir aynı ifadesizlikle parayı kaldırdı, millet hala çok gerçekçi gerçek olaylar bunlar diyor.
aç haberleri izle bak orada gerçek insanlar ölüyor. o gerçekçi gelmez tabii.
kim ne derse desin türk televizyon tarihinde çekilmiş en iyi dizidir. ilk seriden bahsediyorum tabii.
özellikle 50 ila serinin son bölümü olan 97inci bölüm arasındaki kısım benim gözümde efsanedir. kurgusu, senaryosu ve karakterleri bu kadar sağlam bir başka dizi daha ülkede çekilmemiştir ve çekilmesi de zor. oyunculuklar kısmında ise tek sırıtan kişi dizinin ana karakteri olan polat alemdar ı canlandıran necati şaşmaz'dır. fakat o da acemiliğini 40lı bölümlerin sonlarına doğru üzerinden atmıştır.
ilk 97 bölümü için konuşmak gerekirse; -ki benim kendisiyle ilişiğim bundan ibarettir- fazlasıyla yaran diyaloglara sahiptir. hani ne zaman canım sıkılsa hala açar izlerim, o derece. fakat beni rahatsız eden nokta şudur ki; bu dizide acı var, ancak yaşanmıyor! yani sen koskoca duran emmi'yi toprağa veriyorsun; çakır'ı uğurladığın gece 6 babayı da gömüyorsun; hepsini geçtim yahu, aslan amca'yı uğurluyorsun; yok! acı macı yok anasını satayım! sözüm amcasının ardından yumruk yaptığı elini gözlerini belerterek ısıran polat alemdar'a... sözüm, kocasını kaybettikten sonra kabak çiçeği misali açılıp güzelleşen, tabir-i caizse aleme girmeye çalışan nesrin'e... tüü, yazık lan. bi' haber gelir; dizinin ağır toplarından biri ölmüştür; en fazla o toprağa girene kadardır yani acısı. kafada hep bi' tilkiler, hep bi' unutmalar falan filan... neyse öyle işte. pusu'da da durumun değiştiğini sanmıyorum. bir gün ona da rast gelip izlersem görüşlerimi paylaşırım anacım...
tam 10 senedir devam eden her iki bölümde bir çatışmaya girip polat alemdarın bir türlü ölmediği dizidir. adam iksir yutmuş hiçbir bok olmuyor. yeaa derin devleti anlatıyor ondan ölmüyor polat diyen salaklar da olacaktır tabi.
izlendiğinde insanın gerçekten etkisinde kaldığı dizi. örnek vermek gerekirse geçen youtube'dan bazı kurtlar vadisi sahnelerini izledim ve gerçekten davranışlarımda bir ağırlaşma isteği uyandırdı. hiçbir bölümünü kaçırmadan izlesem ne olacağını bile düşünemiyorum.
sonunda yayında olmadıgı ıcın sevındıgım dızıdır gencler o kadar gaza gelmıstırkı bazen bana karsı artıslık yapan genclere bı bıtmedınız amq deyıp sılle attıran dızıdır.
5-6 kişilik arkadaş grubu ile izlendiği zaman insanı gülme krizlerine sokan dizidir. Yalnız izleyince aynı etkiyi yapmıyor. Test edilmiş , onaylanmıştır.
özellikle ilk kırkbeş bölümü türk dizi tarihinin en değişik senaryosunu ve en değinilmeyen unsurlarını içeren, sertliğin ve raconun en yoğun olduğu mafya dizisidir. bence bu başarının aslan payı kesinlikle osman sınav a ve onun pozisyonlandırdığı yan karakterlere aittir. ulaştığı popülariteye bir daha herhangi bir dizinin ulaşabileceğine inanmak saflıktır. öyle ki; sırf ilk 2 sezonun ekmeğini kurtlar vadisi pusu ile birlikte 7 sezon ve 3 filmle yemeğe devam etmektedir yapım ekibi.