dan brown'un kayıp sembol kitabını okuduğumda orada kutsal kitaplardan bahsedildiğini asıl saklı gücün bu kitaplarda olduğunu filan anlatmıştı kitap bana. neyse bizim evde bir adet kuran vardı türkçe meali filan olan. çevremde tek kutsal kitap olarak o vardı o zamanlar bhagavad gita veya bir yoginin otobiyografisi ya da incilim yoktu. bende gidip okumuştum. din ile yakınlaşmamı sağlamıştı ama kısa süreliğine. sonra hinduizme battık. biraz da budizm filan serpiştirdim birkaç yıl daha sonra.
Kur'an'da zamir, isim ve sıfatların uygunsuz kullanımı, müzekker-müennes uyumsuzluğu, tekillik-çoğulluk kurallarına uyulmaması gibi değişik kategorilerde incelenen çok sayıda gramer uygunsuzluğu bulunur.[42] Bu uygunsuzluklar değişik teorilerle izah edilmeye çalışılmıştır. Konu farklı kişilerce hata veya istisnai kullanım olarak değerlendirilir. Kur'ân'daki gramer uygulamaları ile ilgili bir iddia da gelecekle ilgili ifadelerde mazi (geçmiş) sigasının kullanımıdır. Buna göre bu şekilde anlatımın başka örnekleri de bulunmakta ve Ay'ın gelecekte parçalanacağı Kamer Suresi'nde bu şekilde anlatılmaktadır.[43][44] Anlam kayması denen bu durumun Türkçe dahil çok çeşitli dillerde örnekleri mevcuttur.
inançlı ve açık fikirli biri bana peygamberin özel yaşamına dair düzenlemelerin kuran'da geçmesinin nedenini ve aynı şekilde dönemin siyasi konularına dair neden çokça ayet olduğunu anlatabilir mi? Felsefi olarak iyi ama cidden böyle ayetlerin var olmasını evrensel bir tanrıyla bağdaştıramıyorum.