--spoiler--
24. de ki: sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan o'dur; ancak o'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
25. "doğru sözlü iseniz söyleyin, bu tehdit hani ne zaman gerçekleşecek?" derler.
26. de ki: o bilgi, ancak allah'a mahsustur. ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
27. ama onu (azabı) yakından gördükleri zaman, inkâr edenlerin yüzleri kararacak ve kendilerine: işte sizin isteyip durduğunuz budur! denecektir.
28. de ki: allah beni ve beraberimdekileri, sizin istediğiniz üzere yok etse veya öyle olmayıp da bizi esirgese, söyleyin bakalım inkârcıları yakıcı azaptan kurtaracak kimdir?
29. de ki: sizi imana davet ettiğimiz o allah çok esirgeyicidir; biz o'na iman etmiş ve sırf o'na güvenip dayanmışızdır. siz kimin apaçık bir sapıklık içinde olduğunu yakında öğreneceksiniz!
30. de ki: suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?
--spoiler--
--hacc suresi 72. ayet--
âyetlerimiz kendilerine apaçık olarak okunduğu zaman, o kâfirlerin yüzlerinden inkârlarını anlarsın. neredeyse, kendilerine âyetlerimizi okuyanlara saldıracaklar. de ki: "şimdi size ondan daha kötü olanını haber vereyim mi? o, ateştir. allah bunu kâfir olanlara vaad buyurdu.
--spoiler--
dünya ve ahiret kelimeleri ilahi bir tevafuk olarak 115'er defa geçmekte. şu ayet islam'ın hayat görüşünü net olarak açıklamakta;
el-kasas suresi 77. ayet
"Allah'ın sana verdiği (maldan harcayıp) ahiret yurdunu ara. Dünyadan nasibini de unutma. Allah'ın sana ihsan ettiği gibi sen de insanlara ihsanda bulun. Yer yüzünde fesat arama. Çünkü Allah, fesatçıları sevmez."
"enam 164: de ki: her şeyin rabbi o iken ben başka bir rab mi arayayım? herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. hiçbir günahkâr başka bir günahkârın günah yükünü yüklenmez."
adem ve havva şeytan tarafındn kandırıldıkları için cenneten dünyaya sürülüyorlar. (bu dünya da zaten ne bombok bir yermiş ki, odin bile thoru buraya sürdü) yani burada bu ikisinin cezası dünyada yaşamak ve ölmek. cezayı çekiyorlar. ölüyorlar. sonra bunların çocukları olan en son tahlilde homo sapienslerin tamamı bugüne kadar yaklaşık olarak 15 milyar insan (and counting), bu ikisinin suçunu hala burada çekmeye devam ediyorlar. oysa kurana göre bunun böyle olmaması lazım.
üstüne üstlük allah herşeyi bilen birisi olarak nasıl oluyor da sinirlenebiliyorsa, bu işe o kadar sinirlenmiş olmalı ki, ceza çekmek için bulunduğumuz bu yerde bir teste daha tabi tutuluyoruz ve o testten geçemeyenler de tekrar cezalandırılıyor.
--sebe suresi 39.ayet--
de ki: "şüphesiz, rabbim rızkı kullarından dilediğine bol bol verir ve (dilediğine) kısar. allah yolunda her ne harcarsanız, allah onun yerine başkasını verir. o, rızık verenlerin en hayırlısıdır."
--spoiler--
çoğu yerde allah tektir başka yaratıcı yoktur demesine rağmen şöyle bir ayet bulunan kitaptır.
--spoiler--
Sâffât Sûresi
125,126 - Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allahı bırakarak Bale mi tapıyorsunuz?
--spoiler--
hz.peygamber, kur'an aşıklarına şu müjdeyi verir: "üç zümre vardır ki, onları kıyametin dehşeti korkutmaz, onlar için hesap zorluğu yoktur, diğerlerinin hesabı bitinceye kadar onlar misk tepecikleri üzerindedirler. bunlardan birisi, allah'ın rızasını kazanmak için kur'an okuyan kimsedir."
çok eşliliğe "beğendiğiniz kadınlardan 2 ve 4 tane alın eğer yoksa elinizdekiyle yetinin. ama adaleti sağlayamazsanız bir tanede karar kılın" ayetiyle izin veren islamiyet dinine ait kutsal kitap.
bahsedilen olayların zaman aralığını insan düşüncesi kavrayabilir mi acaba ?
kimbilir milyar yıllar mıdır, trilyon yıllar mı ?
sadece okunuşunu dinlemek bile büyük huzur verir.
okunmadan ya da yüzüne bakılmadan yaşanılmış her günün eksik, kayıp ve anlamsız olduğu kitap. bu kitabı baştan sona okuyup da imana gelmeyenin kesinlikle aklı, vicdanı ve izanı yoktur. boşuna, "ben hayvandan farklıyım" diyerek övünmesin.
hüzünle inmiştir kur'an. allah resulü, bir hadislerinde buna işaretle buyururlar ki, "kuran-ı kerim'in en güzel tilaveti ciddi bir hüzün içinde okunandır." kuran'ı anlamak, kur'an ile dirilmek onun özünde derinleşmeye bağlıdır. evet, kuran'la münasebetimiz açısından asıl mesele kalp, şuur, irade, idrak ve hislerimizle ona yönelebilmek ve benliğimizin boyutlarında o'nu duyabilmektir. işte böyle bir yöneliş ve duyuş sayesinde allah'ın bize seslendiğini hissederiz.
"kuran ehli, ( yani onu okuyan, onunla amel eden ) cennete girdiği vakit, kendisine "oku ve yüksel!" denilir. o da okur ve yükselir. her ayet için bir derece verilir. böylece o bildiği ayetleri sonuna kadar okur. ( ve her biri için bir derece alır. ) " hadis-i şerifine de bir açıklama yapılmalıdır.
cennette, mümin'e kuran'dan ezberlediği ayet sayısınca derece verileceği, bu hadiste ifade edilmektedir. bu noktadan hareketle kur'an hafızları, ihlaslı ve kuran'la amel etmek şartıyla ahirette en yüce mertebelere erişecek demektir. bazı alimler hadisten, ahirette kuran'ı her okudukça mertebe katedileceğini anlamışlardır. bu durumda kuran ehli'nin mertebeleri devamlı artacaktır ve buna bir hudut koymak mümkün değildir. yine tekrar edelim. hadiste " kuran hafızı " denmiyor, " kuran ehli " deniyor. bu durum ebedi yükselme imkanının, hafız olmayanlara da açık olduğunu ifade eder. kuran'ın hakkını vermeyen kimseler, hafız da olsalar onların dereceleri sınırlıdır. şu durumda önemli olan, kuran ehli olmaktır. bir hadisle yazıyı noktalamak istiyorum.
"hafızasında kuran'dan hiçbir ezber bulunmayan kişi, harap olmuş bir ev gibidir." (tirmizi, sevabul kuran 18, 2914. h. tirmizi hadisin sahih olduğunu söylemiştir.)
kız çocuklarını diri diri gömen insanlara, kadının ''yaşam hakkı'' olduğunu öğrettiği için minnettarız. zira, ''tek kadın reformu'' olan bu emrinin olmaması durumunda, sevgili müslümanlarca katledilmiş kadınlara günümüzde de tanık olurduk. Çok şükür ki, kadınlara temel hak olan, yaşam hakkını tanıyarak lütfetmiştir. ama bu lutuf karşısında, erkeğine hizmet etmeyi emretmiştir. Belki de bu yüzden canlarını bağışlamıştır, bilinmez artık orası. Ama bilinen bir gerçek vardır ki, kadın hakları konusunda adil değildir.-kadının şahitliği, miras hakkı, erkeğinin arkasından yürüme zorunluluğu, yanlız seyahat etme özgürlü vs gibi yüzlerce konu örnek gösterilebilir-