En iyi restoranlarının kolayca bulunabilecek yerlerde olmadığı şehir. Turistler bu anlamda acınası bir şekilde tuhaf etliekmekler, fırın kebapları yiyip memleketlerine dönerler.
eğer etliekmek yenilecekse "Şammaz Usta" (Ankara yolu, Büsan Organize Sanayi içerisinde) veya aynı mevkide Fatih Etliekmek.
eğer fırın kebabı yenilecekse "Ali Baba" (Bera Otel yakınlarında).
eğer köfte yiyecekseniz "Sofu" (Keresteciler içi).
yine köfte veya şiş için "Çini Ali" (Aziziye cami civarı)
yerel Konya yemekleri için "Konya Mutfağı" (Mevlana'nın oralarda birisi sizi hayrına götürmesi lazım, tarif edemiyorum).
döner için eskiden "Lale Döner" vardı. (Kapı Cami civarı). Ancak şimdi mantar gibi türemişler, her yerde Lale Döner yazıyor, riske atmaya gerek yok.
eğer baklava canınız çekti ise eseroğlu veya veziroğlu.
eğer sadece kadayıf yemek isterseniz "elit" (maliye karşısı)
eğer tulumba tatlısı yemek isterseniz (eski garaj civarında, kızılay hastanesinin karşısında bir sokağa gireceksiniz ve adı sanı olmayan oldukça küçük bir tatlıcı göreceksiniz. konya'nın en olmadık yerinde 50 metre kare yerde yıllardır tulumba tatlısı yaparlar. dikkat sıra olabilir.
dikkat! bu lokantalar en mükemmel lezzetlere sahip mekanlardır. ne istanbul'da ne de dünyanın başka bir yerinde eşine zor rastlarsınız. ancaaak, içeriye girdiğinizde böyle dekorasyon, öyle otomatik havlular falan filan beklemeyin. sadece lezzete odaklanın. öyle akmaz kokmaz bi tipseniz, lay lay lom bir yer istiyorsanız şehir merkezinde gördüğünüz ilk büyük lokantaya girin, zıkkımlanıp çıkın.
insanların hala "insan" kalabildiği güzel anadolu şehirlerinden biridir. konya'da yaşamak bir zevktir. ayrıca "afyon'un kaymağı konya'nın manyağı" şeklindeki deyiş tamamen yanlıştır. afyonlular'ın konya'ya duydukları kıskançlıktan doğmuştur. afyonlular, burada tamamen kötü niyetli davranmışlardır. kendilerini kınamak gerekir... burada yetmiş milyon huzurunda kınıyorum...
bir şeyden hem nefret edip hem ona sempati duymaktır konya. nefret edildiği çok şey vardır içinde olduğunuzda gitmek istersiniz ama uzaklaştığınızda en sevdiğiniz gibi özlersiniz garip şehirdir.bir denizi, bir sahili, boğazı hiçbir şeyi yoktur belki ama herşeyi vardır.çoğu olumsuzlukları barındırır içinde ama aynı anda tüm güzellikleri de barındırır konya.
baba evi... kimse kalmadı şimdi.hepsi göçüp gittiler, anılar kaldı geride. tozlu çumra sokakları, kerpiç evler, süt çorbası, yaz vakti yorganla yatmalar...
geçmişe dair her şeyi özler oldum, öleceğim galiba...
yazın bir sevgilin veya kafa arkadaşın yoksa hiç çekilmeyecek şehir.en azından zaferde, kulede dolaşırsın lan, yalnızken hiç çekilmiyor bu boğuk şehir.
hiç bir fokun olmadığı üniversiteler olmasa yerli halkın bile açlıktan nefeslerinin kokacağı şehir.not:esnafları öğrenciye geçirmek için bahane arayan şerefsiz tiplerdir.
çanakkale savaşında ve kurtuluş savaşında(topraklarında savaş olmadığı halde) toplamda en fazla şehit veren il.
konya çanakkale savaşında 2488
konya kurtuluş savaşında 4787
toplam 7275
bazı yazarlarda* büyük izler bırakan şehir. öyle ki konyayı kazandığında "ben bu şehirde nasıl okurum?" diye günlerce ağlayan insanı bu kez de "ben bu şehirden nasıl ayrılırım?"diye ağlatır.
sevmedim sevesimde yok zaten bitsinde gidelim artık felsefesini işletiyor adama tramvayda geçiyor öğrencinin hayatı 1970 alman yapımı o eski tramvayda.