konservatuvar

    10.
  1. Uludağ Üniversite bünyesindeki konservatuar Mudanyada'dır. ilk yeri eski tekel binası iken, -bilmeyenler için limanın hemen yanı- şu anki yeri huzurevinin oraya çıkarılmış, öte yandan tekel binasının olduğu yerde otopark yapılmıştır.

    Ayrıca; neden sadece aklımıza müzik geldi a dostlar; tiyatro da vardır, candır.
    5 ...
  2. 18.
  3. okurken 'artiz mi olcan sen?' gibi sorulara maruz kalmanızın olası olduğu eğitim yuvasıdır...
    4 ...
  4. 25.
  5. hazırlanmayı düşündüğüm bölümdür efendim varsa bilgi verebilecek arkadaşlar bekliyorum heyecanla.
    4 ...
  6. 7.
  7. 4 sene eğitim harıl harıl eğitim verilmesine rağmen hala hödük girip hödük çıkanların da bulunduğu kurum. * **
    4 ...
  8. 1.
  9. çeşitli sanat alanlarında eğitim veren, sanatçı yetiştiren kurum.
    3 ...
  10. 9.
  11. usta çırak ilişkisinin devam ettirildiği okul..*
    3 ...
  12. 8.
  13. insanı canından bezdiren okullardır.

    okuması zevkli diyenlere, ömrü boyunca bir insanın yaz tatili, bayram tatili, yarıyıl tatili yapmamasının ne demek olduğunu hatırlatmak isterim. küçücük bir çocukken, bir oyundan bile en fazla iki saat sonra sıkılırken, enstrüman başında en aşağı 3 saat geçirmesi istenir. tabii ki bu ilk yıllar için geçerlidir. bu süre ilerki yıllarda 7-8 saate kadar çıkar. artık karışmayı bırakmışlardır ama siz sınavlara yetişebilmek için zaten, kendinizden çıkmış bir şekilde çalışmanız gerektiğinin bilincine varmışsınızdır ya da buna alıştırılmışsınızdır. voleybol oynamak istersiniz, oynayamazsınız, arkadaşlarınıza alay konusu olursunuz. -aaa musette mi? bırakın canım onun elleri hassas ahahahahah- deliye dönmek üzeresinizdir. rüyalarınızda, merdivenlerden yuvarlandığınızı, elinizi, kolunuzu kırdığınızı, piyano çalamayacağınızı görür sevinirsiniz. hatta gerçek hayatta düşüp parmağınızı kırarsınız, buna bile sevinirsiniz allahım nihayet, nihayet tatil yapabileceğim diye. ama yok tabi öyle yağma, madem sağ elini kırdın o zaman sen de bütün yaz sol elini çalışırsın, hem böylece güçlenmiş olur diye bir cevapla karşılaşırsınız. 13 sene sonra artık ölsem de kurtulsam diye düşünürken, birden kafanızda bir ampul yanar. niye ölecekmişim canım, çaldığım pis bir nota insan ölümüne sebebiyet vermiyor ki, doktor muyum ben diye düşünürsünüz. mutlu olursunuz, arkanıza bakmadan kapıdan çıkar gidersiniz ve bir daha asla uğramazsınız.

    işte böyle yerlerdir konservatuvarlar, eğlenceli mi değil mi karar vermek başkalarına kalsın...

    (bkz: çok doluyum be sözlük)
    5 ...
  14. 28.
  15. burada okuyanlara, inanılmaz haksızlık yapıldığına inanıyorum. sırf reyting uğruna, buna yıllarına veren/eğitimini alan insanları hiçe sayarak film/dizi çekmek para tüccarlığından başka bir şey değil.

    bakınız, önceleri pek çok zorlu sınava tabi tutuluyordu, sınavı geçenler de gerek tv önünde herkese tv arkasında yine belli başlı sınavlara tabi tutuluyordu. (buradaki sınavdan kasıt sadece yazılı veya sözlü değil, tutunma veya bir yerlere gelme anlamı da taşıyor.) kolay değildi yani oyuncu olmak....

    fakat şimdi öyle değil, biraz yakışıklı veya güzel oldun mu tamam!! oyunculuğu iyimis kötüymüş zerre umurlarında değil. yüzünü güzel olan kadına/erkeğe hemen "oyunculuk düşünüyor musun?" veya güzel bir çocuk gördüler mi "ilerde oyuncu mu olacak?" gibi anlamsız sorular soruluyor.

    yani yüzü güzel olan oyuncu olacak!! slogan bu mudur?(kadınlar için) estetik yap, diyete gir fazla kilolardan kurtul, squat yap, dudaklar büyüt, pahalı kıyafetler, full makyaj, gözler lens tamamdır senden iyi oyuncu yok!! (erkekler için) biraz vücut çalış, sakal bırak, bağrı açık gömlek, bilekte biten pantolon, birazda ukala/cool oldu mu tamam senden iyi oyuncu yok!!

    bir programa yakışıklı bir erkek katıldı. çocuk uçak ve uzay bilimleri okuyor polonya'da. jüriden biri "çok yakışıklısın oyunculuğu düşünür müsün?" dedi. çocuk hayır deyince, başka bir jüri "her yüzü güzel olan oyuncu mu olmalı?" dedi. işte o iki farklı görüş, ülkemizde konservatuvar adına yapılan 2 keskin görüşün demo sürümü.

    yani uzun lafın kısası, biz niye hollywood olamıyoruz, grammy veya oscar benzeri ödüller bizim ülkemizde niye yok, yesilcam ödülleri eski tadında değil demeyin. ülen adama ödül gelmiyor diye trip atıp gelmiyor oraya neyin dileği isteği bu. bu tarz zihnihetteki insanlar olduğu sürece sinema ve oyunculuk sektörüne fatiha okumaktan başka çare kalmaz.

    "efendiler….hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hattâ cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat, sanatçı olamazsınız."
    mustafa kemal atatürk
    3 ...
  16. 5.
  17. özel; çok özel, zor; gerçekten zor, kutsal *, seviyorum; seveceğim ... (amma da kaptırdım) *
    3 ...
  18. 21.
© 2026 uludağ sözlük