geçen baktım lan harbiden düşünceleri güzel usta; eşitlik,fikir özgürlüğü, dayanışma güzel peki neyi yanlış yapıyor bunlar diye naçizane düşündüm.
1-halka inemiyorlar. örneğin 'kahrolsun amerikan emperyalizmi', 'ne sermaye ne devlet iş ekmek adalet'. amca bilmiyor ki emperyalist ne? bize ne zararı var? sermayeyle devlet arasındaki ilişki ne? ne sakıncası olabilir? anca bağırıyorlar sokakta.
2-o bahsettikleri düşünceleri fikirleri uygulayamıyorlar. mesela bizim okulda ortalığı yıkıyorlar fikir özgürlüğü diye. bir eleman gidip bir şey söylese faşist yobaz deyip linç ediyorlar e ben ne anladım bundan.
efenim şimdi bunlar yani komünist'ler, eşitlik derler, özgürlük derler, kapitalizme hayır diye bağırıp dururlar. la amk salağı, kapitalizme karşı olduğunu bangır bangır bağırırsın sonra lüks arabalara binmek istersin. özgürlük diye tutturursun, sağı solu taşlar durursun. eşitlik dersin, zayıf gördüğün birisini ezmeye çalışırsın.
nitekim, çok tutarsız efenim bunlar.
ha unutmadan söyleyeyim, bunlar kendilerinden olmayanlara da faşist derler...
peşin edit: bu bir komünizm veya genel olarak komünist eleştirisi değildir. sosyalizm yolunda tepe taklak olup hurdaya ayrılmış, yeni dönemin azılı post anarşistinden türkiyeli komünistlere bireysel bi başkaldırı, bi sitemdir.
sevgili ex yoldaşlarım;
biliyorum çok yoğunsunuz. acilen basılması gereken dergiler, gazeteler, elde sprey duvar boyamacalar, komite toplantıları, basın açıklamaları, konsolosluğa boyalı balon atma işleri falan filan. ama bu tarz platformları da soluksuz takip ettiğinize eminim, en azından bizim zamanımızda öyleydi. izlerdik acaba bizim için ne diyolar, iğneyi nerden vursak da tutsa bu maya diye hehe, neyse. belki bikaçınız okur da zor ama beyninize bikaç damla oksijen girer.
tarih sınıf savaşımı tarihi, dünyada herşey bok gibi neo-liberalizm über zengin azınlık açlıktan kırılan yığınlar evet buraları konuşmuyorum artık aklım da ermiyo zaten pek ama size götümle güldüğüm bi konu var, aktif olarak aranızda bulunduğum dönemde de zaten aklımı kurcalayan bişeydi; hafif uyuşturucular mevzusu.
alkole tolerans vardı, hatta arada bir birlikte içer takılırdık. bu tolerans için size minnettarım.*ama esrar, bu konu açılında, bu güzide doğa harikasının adı geçince hepiniz rakı ikram edilmiş cami imamına dönüyosunuz amına koyim. neden? hiç bi kuralına itibar etmediğiniz devlet kanunları yasak kıldığı için mi? bi kere de başka bişey söyleyin amk. neymiş sağlığa çok zararı varmış, bağımlılıkmış bilmem ne zırvalar. alayınız günde iki paket anadolu, 216 falan içerken bişey yok amına koyim bu mu zararlı, hasiktirin lan. herşeyin dibine darı ekmeyi biliyosunuz, son 1000 yılda ne oldu ne bitti herşeyi diyalektik görünümlü beyinlerinizle incelemeyi biliyosunuz. emperyalist amerikanın her dümeninden haberdarsınız ama biriniz de çıkıp demiyo ki aga kendi ürettiği pamuğa rakip olarak kenevir üretilmeye başlayınca dünya çapında anti-progpaganda ve yasaklamalar başlamış, ayıla bayıla hugo okuyosunuz biriniz de çıkıp demiyo ki yoldaş bu adam da tüttürmüş vaktinde aklına zihnine sağlık, demiyonuz ki bu coğrafyada vaktinde esnafı benkciyan diye bişey varmış. dilinizden düşmez bi laf var ya mantık süzgeci mantık süzgec, he amk o mantık süzgeci kafanıza geçmiş sizin hunililer gibi geziyonuz haberiniz yok. çok saydırmak istemiyorum molotof falan yağmasın evime sonra.*
işin gücün mü yok kardeş bunun derdine mi düştün derseniz, işim gücüm zaten yok da, üzülüyorum amk. örgüt ve militan adı vermek istemiyorum*, çiçeği burnunda bi yoldaşınızla biraz sohbet ettim. diyor ki "ben politikaya başlamadan önce kullanırdım. sonra ara verdim, bazen canım istiyor. kaçamak yaptığım da oluyor ama vicdanım rahat etmiyor. etik değil." ne demek değil lan kim yazmış o etiği sikerim. ama haklı çocuk, bıçkın abilerinden feminist ablalarından bunu öğrenmiş amk, üzülüyor.
son olarak bi de ricam var. o kadar emek verdim lan vaktinde, bi güzellik yapın da devrim falan yapacaksanız öncesinde haber verin bana. koloradoya kaçacağım. çekemem despotluklarınızı, sizin yasaklarınız daha bi haşin oluyor.*
(bkz: ben bu yazıyı komünistlere yazdım)
sözde ülkesini seven, eşitlikçi kisvesine bürünmüş ama öyle olmayan kişidir komünist. kendi ülkesinde lider bulamayıp başka ülkelerin liderini kendine lider belleyendir komünist. sonra türkiye sevdalısıymış gibi gözükme ayakları falan yapar bu zavallılar. hangi ülkesini seven insan kendi ülkesinin duvarına başka ülke liderlerinin resmini asar ki, veya vücuduna dövmesini yaptırır, veya günümüzde sosyal paylaşım sitelerinde resmini paylaşır ki amk ?
bir che guevara, bir lenin, bir stalin bunların babasıdır. bunların derdi ülke sevdası, bağımsız bir türkiye değildir. türkiye'yi mahvetmektir asıl gayeleri.
tümörlü ideolojinin tümörlü beyinleridir. yurdumuzun güzel insanları bir ortamda bir kişi din, devlet, millet aleyhine birşey söylemiş ise ona ''komünist misin sen ?''derler. sonra da bir güzel döverler. elleri dert görmesin.
türkiyede , kendi gibi olan kız arkadaşı ile mcdonalds ta buluşan yoldaşlara takılan ,lakap , nick name v.s. dir.
aralarında bu kış devrimin olacağına inananlar hala vardır.
türkiye de , 20 milyona dergi satarak komünizme katkıda bulunacağını satan yoldaşlara takılan ,lakap , nick name v.s. dir. bi dergi 20 tl olur mu bre zındık... edep yahu.. hepsinin içindede aynı şey yazar. ve komünist olarak adlandırdığımız bu kişi sadece ve sadece kapital için, bu dergileri millete iteler. yazıklar olsun.
starbucks ta devrim için biraraya gelen ve proletarya için çok önemli gelişmeleri masaya yatıran yoldaşlara takılan ,lakap , nick name v.s. dir.
proletaryanın burjuva düzenini ve özel mülkiyeti bir devrimle ortadan kaldırarak sınıfsız bir toplum düzeni kuracağı hayali, buharla ısıtılmış süt ve kremalı mocha yı yudumlarken daha bi başka olurmuş. bir komünist arkadaşım söyledi.
burger kingte toplanan komünist gençliğin lideri ayağa kalkar ve akşam sikmek istediği kızı da etkilemek için herzaman kullandığı daha önceden ezberlenmiş paragrafı tekrar eder; '' yoldaşlar... Şimdiye kadarki bütün toplumların tarihi, sınıf savaşımları tarihidir. Özgür insan ile köle, patrisyen ile pleb, bey ile serf, lonca ustası ile kalfa, tek sözcükle, ezen ile ezilen birbirleriyle sürekli karşı-karşıya gelmişler, kesintisiz, kimi zaman üstü örtülü, kimi zaman açık bir savaş, her keresinde ya toplumun tümüyle devrimci bir yeniden kuruluşuyla ya da çatışan sınıfların birlikte mahvolmalarıyla sonuçlanan bir savaş sürdürmüşlerdir."
sol yumruklar havaya kalkar. konuşma biter. sarımsaklı mayonezli whopperler yenilir. akşam sikilecek kızla randevulaşılır. peki komünizm mi? hele bi kızı siksinde sonra devrim gene olur.
tanım : burger king gibi kapitalizmin ağa babasına para kaptıran yoldaşlara takılan ,lakap , nick name v.s. dir.