pratikte totaliter devlet kapitalizmine dönüşmüş fikir akımı.
teorik açıdan çözüm vaad eden yanları olmasına karşın pratikte belli bi kitlenin iktidar istemine hizmet etmiş,
ezilen sınıfın dertlerine derman olmak umudu ile geldiği topraklarda daha çok ezen ve ezilen kitleler oluşturmuş fikir akımı.
(bkz: stalin ve çalışma kampları)
dünya topraklarının, aslında var olmayan sınırlarla ayrılmaktan kurtulduğu gelecekte bir gün, bir eğitim kurumunda, öğrencilere verilen "insanlık tarihi" dersinde eminim şöylesi bir paragrafa rastlamak mümkün olacaktır;
" m.ö. 2500 - m.s. 2500 yılları arasındaki 5000 yıllık dönemde, vatan, sınır, bayrak ve tabiyet gibi sonradan var edilmiş kavramlar; birarada yaşayan insanların ortak kültür ve bedensel benzerliklerinden hareketle belli bir hükümranlık alanı oluşturmayı hedefleyen aileler ve sülaleler tarafından o insanların yönetilip yönlendirilmesi ve diğerlerinin ötekileştirilmesinde sıklıkla kullanılmışlardır. yaşamlarının her şeyden daha değerli olduğunu idrak edemeyen dönemin bilinçsiz insanları, belli bir toprak parçasını kendilerinin kabul etmiş, bunun sınırlarını belirlemiş ve bu hayali sınırları korumak ya da genişletmek için birbirleriyle asırlar boyunca savaşarak gerek kendilerinden ve gerekse savaştıkları diğer insanlardan milyonlarcasının ölümüne neden olmuşlardır."
kölelik düzeninin adı değişmiş hali. ha deyeceksin ki "kapitalizm ne peki?" o da köleliğin bir başka yolu. kısacası hepiniz aynısınız. biriniz dini, demokrasiyi vs. kullanır; diğeriniz diyalektik materyalizmi, eşitliği vs.
nazi propaganda bakanlığı ve soğuk savaş sırasında cia tarafından yıllarca katliam ideolojisi olarak adlandırılmıştır,
e ne demiş fidel castro; Eğer düşmanın seni övüyorsa, sende bir püştluk var demektir.
bu adamlar tabiki dedikodular, yalanlar, emperyalist oyunlar çıkaracak ve biz komünistlerin bunlara her zaman cevabı olacak.
iktisadi kemâlâtı sınıfların çatışmasında gören bir fikir temelini içinde barındırıyor... ekonomik gelişmenin kalkınmanın temeli istikrardır çatışma değil.
temelini iktisada bagladigini gostermeye calisan, calisanla calismayani ayni kefeye koyan, buyuk haksizliklari hakmis gibi gosteren ve kendni dini degerlere dusman belleyen bir sistemin oyuncagidir.
çalışan ile çalışmayanda aynı kefeye koyulmaz, sistemde kimsenin 8 saatlik mesaisi aylık 10bin lira etmez, aynı şekilde aynı mesai her daim 800 liradanda fazla eder.
kısaca kişi başına düşen gelirin, adam gibi dağıtılmasını sağlar.
Bütün bunlara rağmen insan açgözlülüğü ve kapitalizmin itleri sayesinde var olması artık bir ütopyadır.
siyasal sistemler arasında komünizm, otoriter rejimler arasındadır tek partili sistem, dikta yönetimi de yine tek bir kişiye bağlı olduğundan otoriter kabul edilir.
Komünizm, toplumsal örgütlenme üzerine kuramsal bir sistem ve tüm malların ortak mülkiyetine dayalı politik harekettir. Ortakçılık olarak da bilinir. Sadece üretim araçlarının ortaklaşalığına dayanan Sosyalizm'den ayırt edilmesi gerekir. Komünizm, sınıfsız bir toplum yaratma amacındadır.