George Orwell'in anlattığı veya eleştirdiği "akım" değildir. George Orwell, kitabını doğrudan Stanilizm'e karşı, daha doğrusu doğrudan Stalin'e karşı yazmıştır. Stalinizm'in ise Marksist ve Leninist felsefeden hem baskıcılık (repression) hem de ekonomik politikalar bakımından ayrıldığı kabul edilir.
Teorik olarak düşünüldüğünde mükemmel bir sistemdir, tıpkı diğer bütün sistemler gibi. Ancak pratikte hiçbir karşılığı olmayan, ütopik bir hayalden ibarettir.
sosyalizmden sonra gelen tamamen sınıfsız ve insanların üretim kaynaklarını beraber kullandığı bir kolektif anlayıştır. ütopiktir doğru ama ütopyalar güzeldir. ayrıca bütün dünyanın geçmesi gereken sistemdir...
kurucuları ateist olduğu için dünyada tutmamıştır çünkü insan denilen varlığın özünde ''inanmak'' vardır. bunu görüp de çözümleyemediği için dünyada devamı gelmemiştir bu sistemin.
şayet marks ve engels teist olsaydı komünizm tüm dünyada tutardı.
mükemmel bir hayal ürünü, bu yüzden de gerçekleşmesi imkansız olan, gerçekleştirmeye kalktın mı elinde patlayacak olan hayalciliktir komünizm. mülkiyet hakkının olmadığı fakat devletin tanrı sayıldığı yaşam stili olmak gibi bişey...
Komünizm düşüncesi Batı düşüncesinde ünlü düşünürler Marxtan ve Engelsten çok daha önce oluşmuş olan bir düşüncedir. Komünizm daha çok ortak mülkiyet üzerinde yoğunlaşmış olan bir düşünce sistemidir. Bir toplumdaki tüm malların ortak mülkiyetine dayalı olan politik bir harekettir. Ortakçılık olarak da isimlendirilmiş olan bir düşüncedir. Komünizm, tamamen sınıfsız olan bir toplum yaratmayı hedeflemiştir. Karl Marxın ile Friedrich Engelsin yazdığı Komünist Parti Manifestosu ile birlikte yayılmıştır. Sınıfsız bir toplum temeline dayanan bu düşüncede tüm insanların eşit olması, daha çok bir ütopya olarak değerlendirilmiştir. Nitekim zaman içerisinde başarılı bir sonuç elde edilememiştir. Dünya gerçekleriyle çok fazla bağdaşmamıştır
bireyin varolma amacı değil; bireyin varlığını kolaylaştıran bir platform olduğunu yadsıyan sistem. herhangi bir şeyi devlet veya şirket yerine koyup, özgürlükten bahsedemezsiniz bir kere. eğer bahsedeceğiniz özgürlük, kurumlar'ın ikamesi ile elde edilecekse, birey hakları konusunda şu an bulunduğumuz noktadan daha iyi bir yere zaten varmayacaktır o senaryo. daha da önemlisi, bireysel nitelik denilen ve bireye "değer" biçen kavram, verili toplumsal sistemin işbölümü ile yaratılan nitelikler değildir. verili toplumsal sistemin işbölümü muhakkak ki bireysel nitelikle pozitif veya negatif korelasyon içindedir, ancak aralarında bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu (ve dahi varolma kaynağı olduğunu) iddia etmek zannımca desteksiz olmaktadır. bireysel nitelikler, doğarken getirdiğimiz varoluşsal hammadedir. hiçbir komün benim neye ihtiyacım olduğu hakkında bir karara varamaz. hiçbir komun veya üst otorite benim nasıl "varolacağımı" ve "kendimi gerçekleştireceğimi" bana dikte edemez. bunlar üzerinde sadece ve sadece benim söz hakkım vardır.
insanlara zorla "eşit" oldukları sanrısı uyandıracak hiçbir sistem ideal olamaz. zira komunizmin telaffuz ettiği eşitlik, bir tür "aynı"cılıktır. oysa insanlar "farklı"dır ve fırsat eşitliğine hakları vardır.
topluma, becerim yettiğince katkıda bulunup, komun tarafından belirlenmiş ihtiyaçlarım oranında geri kazanım almam adaletsizliktir. kimse benim ihtiyaçlarım hakkında bana herhangi bir istihkak dikte edemez. benim varoluş amacım, yeteneklerimi topluma armağan edip sadece temel ihtiyaçlarım oranında yaşamak değil. ne de başkalarının yeteneklerini karşılıksız gasp etmek.
çin tam anamıyla komünist ya da sosyalist bir devlet değildir.
karma ekonomiye sahiptir.
kendilerine uydurma bir sosyalizm yapmışlardır.
iktidar parti ismine aldanmamak lazım.
insan ruhuna aykırı rejim. özellikle giderek bireyselleşen dünyada ortak mülkiyet kavramı insanlara çok komik bir terim olarak gelir. modası geçmiş yeni dünya düzenine uygun olmayan siyasi rejimi savunmak biraz geride kalmaktır.
komünizmde mutlak özgürlük diye bir durum yok, sınıfsız toplum diye bir şey hiç yok. kişiler devlete yani devlet yöneticilerine bağlı oldukları için yine bir yöneten yönetilen kesimi vardır. kendi içerisinde çelişkileri olan bir sistem.
he biz tabiki herkesin eşit olmasını özgür olmasını isteriz ancak bu fırsat eşitliği sağlanarak olur.
günümüzde komünist rejimi benimser görünüp pkk'nın kucağına yatan adiler yok mu, işte onlar en çok bu sisteme zarar veren kesimdir.