istanbulda, domatesle, biberle karışınca piç olduğunu düşündüğüm yiyecek. izmir usülü, sadece, tuz, pul biber, ve kimyon, koyup tek amacınız doymak değil, o işten zevk almak ise, çeyrek ekmeğe, yarım porsiyonu koydurup. afiyetle yenilesi bağırsak.
eklemeyi unutmuşum kokoreçin, gerçekten lezzetli olanı 1 gün beklemiş olanıdır. insanlar genelde tezgahta dünden kalana burun kıvırırlar, ama lakin ki, yağını salan o kokoreç o kadar lezzetli olur ki.
sakatat grubundan çıkarılması gereken lezzet patlaması. kelle, paça, kalp, ciğer, işkembe... çocukken bastırılamaz iştahım ve karşı koyamadığım merak duygum sayesinde her türlü sakatatı denedim. ancak ummadığın taş baş yarar hesabı iş kokorece(bağırsağa) geldiğinde bu kötü görüntüsüne nazaran garip derecede lezzetli yiyeceğin önünde saygıyla eğildim. bağırsak bağırsak olalı böyle sevilmedi!
ayrıca buradan kokoreç gibi saygıdeğer bir yiyeceğe ıyy, öğkk, leş gibi kokuyor bee, b.. yiyin gibisinden kötü ve asılsız ithamlarda bulunan ön yargılı ve damak tadından yoksun kişileri kınamak istiyorum. birincisi nimete b.. demek nasıl bir pervasızlıktır. ikincisi bir lokma yemeden tadı hakkında atıp tutmak nasıl bir cahilliktir.
kokoreci koruma ve yaşatma derneği* başkanı* olarak yukarıdaki tanıma uyan insanların ağzına bir lokma kokoreç tıkıştırıp bu tatla tanışmalarını sağlamanızı öneriyorum!