benim için çok güçlü anıları hatırlatan onun dışında bi anlam ifade etmeyen bir kelime.
yıl 2001. nerden olduysa bi şekilde bi ev borcuna girildi. mecburiyettendi. türk lirası devamlı değer kaybettiği için kimse evini tl ile satmıyordu. ya mark ya dolar ile alcaktınız. bu yüzden markla borçlandık. sonra kriz çıktı. birden o borç üç katına çıktı. ev sahibinin umurunda değildi tabi bu. senetler imzalanmıştı çoktan. üç katına çıkan borç en az iki iş demekti baba için, anne içinse en azından ev ihtiyaçlarını karşılayacak kadar çalışmak . koalisyon buydu işte. o gün biz bunları yaşamak zorunda kalan ailelerden sadece biriydik. daha niceleri vardır. ve eminim hiç biri zerre hakkını helal etmemiştir bunları yaşatan insanlara. etmezler edemezler.
şimdi bakıyorum koalisyoncular türedi. eminim ki bu insanlar o günleri hissetmedi yaşamadı. buyüzden onlara teklifim dolar yahut euro ile borç yapıp sonra koalisyonu savunmaları , eğer gerçekten güzel olduğuna bunun çözüm olduğuna inanıyorlarsa bunu yapsınlar biz de diyelim gerçekten bu insanlar inanıyorlar bu işe , yok inanmıyorlarsa bi zahmet kimsenin günahına girmesinler yeniden. yazık oluyor çünkü. olan yine neyse...
Türkiye'de randımanlı olmayan.
Siyaseti bilmeyen zaati alimler den olsa gerek, kişisel mevzu ve bahisler ile, ülkenin ve milletin gerek ekonomik gerek refah düzeyini düşüren.
lakin nerdeyse tüm partilerin kırmızı çizgisi var.
MHP: çözüm süreci bitecek, 17 aralık dosyaları geri açılacak.
CHP: kaçak saray boşalacak, cumhurbaşkanı cumhurbaşkanı olarak davranacak.
akp: cumhurbaşkanı tartışılmaz, 4 bakan yargılanamaz.
Ulan akpli olsam utanırım bu kırmızı çizgiden. rezalet resmen.
Eğer Erdoğan ülkeyi kaosa sürüklemez ise yapılacak ilk iş akp siz bir koalisyon kurulması.
Akabinde yüce divan süreci başlatılmalı, yargıda ve mülki erkandaki militan memurlar görevden alınmalı!