çocukken şişkolar ve sıskalar isimli kitabı kaç kere okudum hatırlamıyorum.
lisedeyken kelebek isimli bir roman okumuştum. yalan olmasın on kere daha okumuşumdur.
aslında , yıllarca o kadar çok ve çeşitli kitap okudum ki arkamdan neler demediler.
sonuç olarak pratikte, okuduğum o kadar kitaptan , bir hayır görmedim.
işin gerçeği bir meslek yada ustalık yapsam daha iyi olurmuş.
okudukça anlıyor, anladıkça akıbeti görüyor, akıbeti gördükçe acı çekiyorsun.
netice: okumak insanı zehirler. ve erken yaşlanmaya sebep olur.
keşke param olsa ve bir öküz olsa idim.
şen şakrak kahkahalar atar, mersedesler alır, bmw satardım.
çok okumak.. 'bu kadar okudum da elime ne geçti' dedirtiyor insana.
matbaanın buluşundan önce altın kadar kıymetli olan ve enteresan şekilde matbaa bulunduktan sonra değeri altından daha fazla olmuş olan insanlığın gelişimindeki en etkili unsur.
kitaplarla yeni hayatlar kurulamaz; ütopyalar yaşanmaz; toplumsal hareketler doğmaz.
kitaplar cevap vermez, sorusu olanlarla konuşur. onları soru/cevap yalnızlıklarından kurtarır.
kitaplar kişiyi çoğaltmaz. mahremiyeti artırır. kitaplarla hayat hissedilmez. anlaşılabilir belki...
kitaplar kendisiyle, ötekiyle, hayatın seçilmiş bir boyutunda sahiden buluşmak isteyenler ve bunu gerçekleştirmek amacıyla sahiden çaba gösterenler için basit yol göstericileridir.
kitaplar öteki dünyada ödüllendirilme beklentisine dayanan dinsel ahlakla yetinmeyerek daha insani derinliklerin peşine düşenler için dünya bilgisini edinme ve hayal etme kapasitesini zorlama araçlarıdır.
kitaplar karşı ve yana olmayı seçenler için vardır. ya da sıkılanlar için basit vakit öldürücülerdir.
"abdulgaffar el-hayati, hayata dair meseleler, s.116, mesele neşriyat, 1896, iskenderiye, çeviren: osman fuad"
Okumasını bilene, Okunabilen herşeydir: yıldızlar, ağaçlar, uçan kuşlar, atom çekirdeği,
ağlayan, yardım bekleyen, muhtaç olan ve memnun kalmış gülen yüzler, gözler ... kainat
bir romanı, bir öyküyü okumaya başladınız mı tasalarınızdan kurtuluverirsiniz.
okunan her kitap, insana güçlüklerle mücadele etme yolunda ipuçları verir.
üç beş kitap ookuduktan sonra düşüncelerinin olgunllaştığını, iç dünyasının zenginleştiğini fark etmeyen yoktur.
kitap, siz istediğinizde sizle konuşan, istemediğinizde susan, hiçbir zaman size küsmeyen bir doosttur.
hayata dair en önemli kısayol tuşlarından birisidir, unutulmamalıdır ki yazar kitabı yazmak için belki yıllarca uğraşır ancak sen ise iki gün de okursun.