tutkudur.Hayatı biraz daha güzel yapabilen nadir şeylerden biridir.
Dün elimdeki kitapları bitirmiş biri olarak bugün gidip bir Steinbeck kitabı aldım , amerikayı gezme şansım yok şuan ama steinbeck ile beraber geziyorum.
Hem daha değerli ne yapıyoruz ki ?
Daha faydalı yada daha eğlenceli?
kırtasiyeci ve kitapçı bir çocuk olarak kitap okumayı gerçekten çok severim. teknolojinin nimetlerinden faydalanırken dezavantajlarına maruz kalıyoruz ne yazık ki ve kitaplardan uzaklaşır olduk. temennim bu alışkanlığa sahip olan herkesin kaybetmemesi. sahip olmayanların kazanması. hayal dünyası bir başka oluyor canım.
1- Unutmayın: Kitap okumayanların, Zamansızlıktan okuyamıyorum diyenlerden hiçbir hiçbir farkı yoktur!
2- Kötü alışkanlıklar, rahat bir yatağa benzer. içeri girmek kolaydır, uyanmak zor! Artık uyanma vakti geldi... Hemen bir kitap alın!
3- Her zaman olumlu olun! Eğer okumanın eğlenceli olduğunu düşünürseniz hakikaten eğlenceli olduğunu fark edeceksiniz. Kitabı okumadan önce kendinize, Çok iyi vakit geçireceğim! deyin.
4- iyi bir kitap, iyi bir okuma deneyimi sunar.
5- Gün geçtikçe ve okuma alışkanlığınız oturdukça daha çok zevk alacağınızı unutmayın.
6- Okumanın başka bir alternatifi yoktur. Onun yerini hiçbir aktivite tutamaz.
7- Asla vazgeçmeyin!
8- Bir gün bile okuma rutininizi bozmayın.
9- Sevmediğiniz bir şeyi okumak için kendinizi çok zorlamayın.
10- ilk etapta eski ve yabancı kelimeleri içeren, anlaşılması zor kitapları seçmeyin.
11- 15 dakikalık okuma rutininizi 1 gün sonra 30-60 dakikaya çıkarmaya kalkmayın. Bu sizi baskı altına sokabilir ve vazgeçmeniz için bahane üretmenize sebep olur!
televizyon izlemek yerine okuyun. dizi izlemek yerine okuyun. saçma sapan kadın programları izlemek yerine okuyun. dışarı çıkıp zaman öldürmek yerine okuyun. okuyun ki ufkunuz, hayal gücünüz gelişsin.
son bir kaç zamandır durmaksızın devam ettiğim eylemdir. kitaplıkta hiç olmadığı kadar kitap, beynimde deli sorular, masa üstünde aynı anda okunan 3-4 kitap açık. ben mi varım kitaplarda yoksa bu yazarlar benim için mi kitap yazıyor sadece. en sevdiğim dostlarım, kitaplar. önce sizi sonra çevremdeki insanları okuyorum, sayenizde.
zahmet gerektirmeyen eylemdir. her boş vakitte, her müsait ortamda kitap okunabilir ve okunmalıdır da. cehaletten kurtulmak ve bilgiden, dünyadan kopmamak adına türü ne olursa olsun betiklerden faydalanmak gerekir. günümüz gelişmiş devletlerinde bir yılda kişi başına düşen kitap okuma sayısı ülkemizden neredeyse milyon kat fazlayken çıkış yolumuz bu değil de nedir? metrobüste kitap okuyanı entellikle yaftalamak, gösteriş sebebi olarak elde kitapla fotoğraf çektirmek, kitaba verilen parayı ziyan olarak değerlendirmek akıl kârı iş midir?
kitap okuma oranına bakıldığında dünyaya yön veren ve liderliğe sahip ülkelerin kitap okuma oranları bir hayli fazladır. Hiç şüphesiz okuyan toplumlar gerek kalkınmada gerekse modernleşme sürecinde sosyokültürel anlamda, kitap okuma oranı düşük ülkelere göre açık ara önde ilerleme kaydetmektedirler. Bu meseleyi ciddiye almakta yarar vardır. Malum olduğu üzere okumayan bir insan düşünemez, düşünemeyen insanda sorgulayamaz ve sorgulayamadığı için başkaları tarafından güdülmeye, kullanılmaya ve sömürülmeye mahkumdur. Bireysel anlamda gelişmek, toplumsal anlamda kalkınmak istiyorsak okumaktan başka çaremizin olmadığını idrak etmeliyiz.
eğer kitap hoşunuza giderse o kitap bitmeden normal yaşantınıza dönemezsiniz. şahsen benim jean christophe garange kitaplarında bu hale girdiğim doğrudur.
mutsuzluğumun ilacıdır desem yeridir. kitap okumak insana acayip bir haz duygusu veriyor. o cümlelerde, o hikayelelerle boğuşmak bir tatmin sağlıyor size. kitap okumazsan, tiyatroya gitmezsen, film izlemezsen, farklı insanları tanıyıp hikayeler edinmezsen hayat çok sıkıcı olur ve sıradanlaşır.