insana sonradan kazandırması en zor alışkanlıklardan biri.
ayrıca öyle cafelerde, metrolarda kitap okuyanları da kınıyorum. kitap okumak özel bir deneyim olmalı. fordçularla aynı ortamda bu eylemi nasıl yapıyorsunuz insan hayret ediyor.
kesinlikle kişinin sevdiği bir olay, olgu veyahut birtakım hikayelere ilgisi varsa bu tarzda okuması gereken kitaplardır. yoksa gerçekten okunmuyor. bir bakımada gece uyuyamayanlar için güzel bir ilaç.
insanlardan ve yaşadığım dünyadan uzaklaşmamı sağlayıp başka bir dünyanın kapılarını açan, beynin her iki lobunu da aynı anda çalıştırabilen, yalnızlığıma en iyi gelen eylem. Yeni şeyler öğrenmenizi sağlamanın yanında kitapta geçen herhangi bir konu hakkında sizde araştırma yapma isteği uyandırarak araştırmacı kimliğinizin açığa çıkmasına neden olur. En önemlisi sizi düşünmeye sevk eder. Okuduğunuz betimlemeler ile olayları, karakterleri, mekanları hayal gücünüzün sınırlarını zorlayarak gözünüzde canlandırmaya çalışır, kitap ile yaşamaya başlarsınız. Bazen kitapla o kadar özdeşleşirsiniz ki birini bitirip başka bir kitaba başladığınızda bir önceki kitaptaki karakterleri ararsınız, yenileri size tamamen yabancı kişilermiş gibi gelir. Bu eylemi gerçekleştirdikçe ister istemez seçiciliğiniz de artar ve her kitaptan tat alamamaya başlar, hep daha iyisini ararsınız. iyi kitaplarla tanıştıkça vakit geçirmekten zevk aldığınız insan sayısının da azaldığını fark etmeye başlarsınız.
yaşadığınız çevrede insanlar size sıkıcı geliyorsa bilinki muhabbet dönmüyor ya da aptalca muhabbetler dönüyordur.yeni ufuklara açılmak için kitap okumak candır.
yaşadığınız çevrede insanlar size sıkıcı geliyorsa bilinki muhabbet dönmüyor ya da aptalca muhabbetler dönüyordur.yeni ufuklara açılmak için kitap okumak candır.
insana aslında dünyada çok da yalnız olmadığını fark ettiren eylem. kitabın içinde kaybolmak, karakterlerle bir olmak onlarla ağlamak onlarla üzülmek dünyanın en güzel hissi.
imsanın dert ve sıkıntılar uzaklaşması için idealdir. Başka başka ortamlara götürür bizleri içimizi ferahlatır. Gerçi ülkemiz de kitao okuma oranı neredeyse yok denecek kadar az ve biz bunu düzeltmek yerine gün geçtikçe batıyoruz. Ön teker nereye arka teker oraya misali.
dünyadaki en lanet bağımlılık.
harf-yazı görmediğim gün(imkansız böye bir gün) nefessiz kalan astım hastası gibi hissediyorum kendimi.
benliğini yitirmiş bulgar halkı gibiyim. şekersiz çay gibiyim her bir tarafım eksik.
Arkada sözlük açıkken ben de "30 yaşına girmeden okunması gereken 30 kitap" listesini okudum.
Hiçbirini okumamışım. Bir tanesini bile. Ve 10 gün sonra 30 yaşında olacağım. Üzüldüm.
okul uzun mesafede olduğu için o yol boyunca bitiremediğim kitabı bitirmek istiyorum ancak şu son olaylar sebebiyle özenti damgası yememek için kalkışamıyorum. Nasıl bir kafadaysak.