Ülkemizdeki büyük bir eksikliktir. Farklı dünyalar görebilmektir, kendi hayal dünyasının dışına çıkabilmektir. Gereklidir, ama birçok insanın "zamanım yok", "bana ne kazandıracak ki" gibi bahanelerle yapmadığı, her insanın yaşaması gereken bir keyiftir. Sıkıldığınızda yardımınıza koşan bir dosttur. Çok şey kazandırır.
Bir yerde okumuştum:"Okumak, insana yüreğini anımsatır." diye;böylesine bir dünyada unutmamak için hep okumak lazım.Bizi biz yapan şey yüreğimizdir çünkü.
moda şeklinde nitelendirilmiştir bir sözlük yazarı tarafından. ne mutlu o zaman milletimize ki kitap okumak da moda olmuş , umarım magazinlerden, vasat türk dizilerinden ve popüler kültürü sağlayan diğer şeyleri geride bırakıp en zirveye taşınarak boş beyinleri doldurabilir.
çoğu insan için zaman kaybından öte bir his uyandırmayan eylemdir. ben ve benim gibiler içinse yazılan her satırı geçerken kahramanların verdiği her bir nefesi ensende hissetmektir. okuyunca elimize çok az nesnel birşeyler geçer ama insanın üçte ikisinin ruhaniyet olduğunu düşünirsek hiçte azımsanmıyacak bir ölçüttür. okuyun okutturun.
Marjinalliğe de katkı yapar. Haytanın biriyim ben. ben ben ben.
Kitaplar arasında kaybolmak istiyorum. Kitaplar arasında kendimi bulmak istiyorum.
Kendimi unutmak için kitaplara sığınırım bazen, aşk acım azarsa. Bazen de kitaplar ruhuma ayna olur. Sürekli yeni ufuklar aramam, ufkumda doğan güneş gerçekten beni ısıstsın yeter.
Apayrı dünyalara her seferinde farklı bir başlangıç yapmanızı, orada kaybolmanızı, kimi zaman karaktere aşık olmanızı, bazen ona lanetler yağdırmanızı sağlayan şeydir.
Ya da bir eleştiri, politik, biyografi, makale tarzı kitaplar ile yeni yeni bilgilere yol alıp ufku genişletmeye yarayan, dünyanın en güzel eylemidir.
Kendimi bildim bileli kitap okudum, kaybettiğim şeyin çok olduğunu söylüyor herkes, asıl soru şu, siz ne kazandınız ki?
Neyse.
Bir gün sahaflar için açılmış Üsküdar Sahaf bilmem bir şeyindeydik. ismini tam hatırlamadım etkinliğin. uzun saçlı bir ağabey ile tanıştım. Kendisi eskiden ekşide yazarmış. Bir standın başında duruyordu. 35 yaşında, yalnız yaşayan ve sadece evi kitap dolu olan biriymiş.
Bana, sende bana benzeyen bir şey var dedi. Biraz egoistim diyip dururdu. Ama dediği şuydu, hiçbir şeye sahip olma, bu kitapların bana yettiğini sandığım gibi sana da yetecek demişti.
Yetiyor mu?
En azından hiçbir şeyin hiç kimseye yetmeyeceğini öğrendim.
bile para gerektiren iştir.
sahafa gidiyorum bukowski var mı diyorum yok diyor. Diğer sahafa gidiyorum kapanmış, artık parasız mı kaldı da kapattı kim bilir.
neyse gidip orijinal kitap satan mağazaya giriyorum, kendim arayarak buluyorum bukowski'yi.
ki kitap ararken yardım almayı hiç sevmem, kendim bulmalıyım o gizemli raflarda.. neyse daha önceden kafamda kararlaştırdığım "ekmek arası" adlı bukowski kitabını bulduktan sonra alıp satıcıya gösterirken fiyatını soruyorum. 21 tl diyor. cüzdanı açıyorum 20 tl var. yanımdaki arkadaş benden önce davranarak 20 olmaz mı diyor. adam da hadi olsun diyor sonra hem adama hem arkadaşa teşekkür ederek çıkıyorum dükkandan.
kitabı da 5 günde bitiriyorum.
ee peki şimdi? yine bir bukowski kitabı almak istesem en az 20 tl. ayda 4-5 kitap okusam 100 tl eder. üzülerek söylüyorum ki artık korsan veya ikinci el kitap okumak zorunda kalacağım.