keşif

    2.
  1. Varolduğu bilinmeyen bir şeyin ortaya çıkarılması. Gizli olan bir şey hakkında geniş bilgi edinme.Ortaya çıkarma. Meydana çıkarma. *
    3 ...
  2. 1.
  3. Gerçek keşif yolculuğu, yeni yerler aramakta değil, yeni gözlere sahip olmakta yatar.
    2 ...
  4. 9.
  5. Hakim huzurunda yapılan, bilirkişilerin eşlik ettiği bir organizasyon. Taşra adliyelerinde hava güzel ve mevsim yazsa piknik havasında geçer. Çeşme başında durup üzüm yıkayıp genişliğimiz de olmuştur.
    1 ...
  6. 8.
  7. Bişey keşfektim aslında tunceli de lavabodaki saat yönünün tersine akıyor dönerek bunu açıklayacak özelden yazsın.
    0 ...
  8. 7.
  9. zaman zaman yapılmasında sakınca olmayan güzelliktir.
    0 ...
  10. 6.
  11. sadece 7 entry ile sözlüğün en ilgi görmeyen başlığı.
    0 ...
  12. 5.
  13. yaşam içersinde, daha önce varolmakla birlikte bilinmeyen bir şeyin yeni öğrenilmesi.
    0 ...
  14. 4.
  15. uzun zamandır şansımın yaver gitmediği güzel, geniş sözcük.
    0 ...
  16. 3.
  17. daha önce olmayan birşeyi ilk olarak bulma eylemidir.
    (bkz: amerika kıtasının keşfi)
    0 ...
  18. 10.
  19. Ben eskiden Çanakkale Savaşında keşif birliğindeydim... Tabii o zamanlar durumlar bambaşkaydı, teknoloji falan yok. Düşman nerede, ne yapıyor anlamak için tek şansımız gözetlemek.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük