kerubim

entry2 ↓ galeri0
    1.
  1. Bilgelik ve son bulmayan güç anlamına gelir.
    1 ...
  2. 2.
  3. Hezekielden, Ateşin ortası, ışıldayan madeni andırıyordu. Ateşin ortasında insana benzer dört canlı yaratık duruyordu. Her birinin dört yüzü ve dört kanadı vardı. Bacakları dimdikti; ayakları buzağı ayağına benziyor ve cilalı tunç gibi parlıyordu. Dört yanlarında, kanatlarının altında insan elleri vardı. Dördünün de yüzleri ve kanatları vardı.

    Kanatları birbirine değerek dosdoğru ilerliyor, ilerlerken sağa sola dönmüyorlardı.

    Her yaratığın dört yüzü vardı: Önde insan yüzü, sağda aslan yüzü, solda öküz yüzü, arkada ise kartal yüzü bulunuyordu.

    Yüzleri böyleydi. Kanatları yukarıya doğru açılmıştı. Her yaratığın iki kanadı yanlarındaki diğer yaratıkların kanatlarına değiyor, diğer iki kanadıyla da bedenlerini örtüyordu.

    Her biri dosdoğru ilerliyordu. Ruhları onları nereye yönlendirirse, sağa sola sapmadan oraya gidiyorlardı.

    Canlı yaratıkların görünüşü, yanan ateş közleri ya da meşaleler gibiydi. Ateş, yaratıkların ortasında hareket ediyor, ışık saçıyor ve içinden şimşekler çakıyordu.

    Yaratıklar, şimşek çakar gibi hızla ileri geri gidip geliyorlardı.

    Dört yüzlü yaratıklara bakarken, her birinin yanında yere değen bir tekerlek gördüm.

    Tekerleklerin görünüşü ve yapısı şöyleydi: Sarı yakut gibi parlıyorlardı ve dördü de birbirine benziyordu. Görünüşleri ve yapılışları, iç içe geçmiş bir tekerlek gibiydi.

    Hareket ettiklerinde, yaratıkların baktıkları dört yönden birine doğru sağa sola sapmadan ilerliyorlardı.

    Tekerleklerin kenarları yüksek ve korkunçtu; hepsi çepeçevre gözlerle doluydu.

    Canlı yaratıklar hareket edince, yanlarındaki tekerlekler de hareket ediyordu. Yaratıklar yerden yükseldikçe tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu. Ruhları onları nereye yönlendirirse oraya gidiyorlardı. Tekerlekler de onlarla birlikte yükseliyordu; çünkü yaratıkların ruhu tekerleklerdeydi.

    Yaratıklar hareket ettiğinde tekerlekler de hareket ediyor, yaratıklar durduğunda tekerlekler de duruyor, yaratıklar yerden yükseldiğinde tekerlekler de yükseliyordu. Çünkü yaratıkların ruhu tekerleklerdeydi.

    Billur gibi parlak ve korkunç, kubbeye benzer bir şey canlı yaratıkların başları üzerinde yayılmıştı.

    Kubbenin altında, kanatlarının biri öbürünün kanatlarına doğru açılmıştı. Her birinin bedenini örten başka iki kanadı vardı.

    Yaratıklar hareket edince kanatlarının çıkardığı sesi duydum. Bu ses, gürül gürül akan suların çağıltısını, Her Şeye Gücü Yeten'in sesini ve bir ordunun gürültüsünü andırıyordu. Durduklarında kanatlarını indiriyorlardı.

    Kanatları inik dururken, başları üzerindeki kubbeden bir ses duyuldu.

    Başları üzerindeki kubbenin üstünde, laciverttaşından yapılmış, tahta benzer bir nesne vardı.

    Tahtı andıran nesnenin üzerinde insana benzer biri oturuyordu.

    Gördüm ki belini andıran kısmın yukarısı, içi ateş dolu maden gibi ışıldıyordu. Belden aşağısı ateşe benziyordu ve çevresi göz alıcı bir ışıkla kuşatılmıştı.

    Görünüşü, yağmurlu bir günde bulutların arasında oluşan gökkuşağına benziyordu. Çevresini saran parlaklık böyleydi.
    0 ...
© 2026 uludağ sözlük