Ölmeyecek gibi yaşayan her insanın yaptığı şey.
Mecburuz bunu yapmaya yoksa çıldırırız.
Sadece ölüm de değil. insanın kendini kandırdığı milyar milyar mevzu var.
Yani amk yaşayabilmek için mahkumuz bu duruma.
Dürüst olmamakla karıştırmamak gerek. Bir tür savunma refleksi bu. Salt gerçekleri taşıyamayacak kadar aciz varlıklarız.
Yok öyle başkasını kandırırsın da kendini kandıramazsın masalı.
Her saat defalarca kendini kandırır insan.
Kendini kandırmadığını iddia eden herkes yalancıdır gözümde.
yaptığım en iyi şey. Aslında biliyorum sonunu herkeste gözüme sokuyor ama inanmak istediklerim daha güzel geliyor. belkilerle yola devam ve keşkeli sonuçlar.
mesela milli piyango'dan kendime büyük ikramiye çıkmış gibi yaptım, rahatlatan bir gülümseme oturdu yüzüme. ankara'da değilim ama olsun, bileti ankara'dan almış olabilirim.
ilkokul öğretmenim sayesinde tanıştığım söz öbeği. Zamanında "kopya çekerken, soruları cevap anahtarından bakıp işaretlerken, ödevlerinizi yapmazken beni veya ailenizi değil sadece kendinizi kandırırsınız." deyip dururdu bu adam. Ben de çocuk kafası ya bu söze aşırı takılırdım. Ben kimseyi kandırmıyordum ve kandırmazdım da. Zaten insan kendini nasıl kandırabilirdi ki?
Ama kandırıyormuş işte. Herkes kandırıyormuş. Ya zorunluluktan, ya verdiği mücadele gereği ya da cidden keyfinden kendi zevkine yapıyormuş insan.
bazen bile bile yapılandır. bilirsin kendini kandırdığını Bunun yanlış olduğunu, bunun sana zarar vereceğini bilirsin ama böyle olmak seni daha mutlu eder. düşündüğün şeye inanmak, öyle varsayarak yaşamak daha kolay gelir işte.
Pek girişmediğim eylem. Anlamı yok çünkü. Kendini kandırırken o eyleme önem verirsin. Bişeyleri gizlersin birilerinden. Ama benim gizleyecek hiçbir şeyim yok. Mal meydanda.
Kendini kandırmaktan arındırmak sert defans olmamalıya yok şans bilindik bu türbülans
Unuttuğumun sonrası hatır gönül sofrası ve bir ziyafet bayram yeri kalbimin tam ortası
Kelepçesine aşık eller artık anladı bir yerde zaptedilmiş olduklarının farkına vardı
Zamanında belli bir süre boyunca kendime yaptığım eziyettir.Yapmayın bunu kendinize sonrasında çok pişman oluyorsunuz kendinizi bile bile kandırdığınız için.
Etrafındakileri kandırmaktan daha zordur. Kimine göre bir sanat, kimine göre ise bir ahmaklıktan ibarettir. Ben sanat olduğu görüşüne daha yakınım.
Aslında birçok şey insanın kendi kafasında oluşuyor ve bitiyor. Hemen hemen hepsi kendini ne kadar kandırabildiğinle alakalı. Sevinmek, üzülmek, sevilmek... Tabii bazen kendini kandırmak yeterli olamayabiliyor. Sen her ne kadar gittiğim her yerde çiçek açacağım, bahar benim içimde desen de eğer bir kardelen değilsen kışı gördüğün an solup gidersin.
Demem o ki, kişi mutlu olmalı ya da kendisini mutlu olduğu yalanına ikna edip bir şekilde öyle hissetmeli, taa ki kışı görene kadar. Yalan olan bir dünyada ne kadar gerçek olunabilir ki?