bir nesilin bu adamın filmleriyle büyüdüğü o kadar belli ki.
neden mi? nasıl mı?
televizyonda bir oyuncu görüyorum, genç biri, bakıyorum kemal sunal mimikleri var adamda.
birini daha görüyorum, onda da. kemal sunal gözümün önüne geliyor.
biriyle sohbet ediyorum, komik bir şeyler anlatıyor. adam birden kemal sunal mimikleri takınıyor. kemal sunal gibi konuşuyor. bunun farkında da değil ayrıca. o kadar benimsemiş o mimikleri, o hareketleri. bakıyorum, kemal sunal gözümün önüne geliyor. eminim bunu farkeden bir ben değilim.
diyorum; ne kadar belli bir nesilin bu adamın filmleriyle büyüdüğü.
içimize işlemiş resmen her mimiği, her hareketi, her esprisi.
bu adamın yarattığı o etkiyi hiçbir oyuncu başaramadı bu yüzden.
çok farklı biri, hala çok komik, o esprileri hala geçerli. allah rahmet eylesin.
dün haberlerde, oğlu ali sunal'ı gördüğüm muhteşem kişilik. aliciğim röportajda şu ana kadar 1 lira dahi telif almadıklarından bahsetti. yeni nesil işi sıkı tutuyormuş ama öyle dedi.
sana bişey söyliyim mi aliciğim. kemal sunal aslında hiç kimsenin alamadığı bir telif aldı. "güzel anılmak" ölümünün-ki hala bana ölmemiş gibi geliyor- 10 sene geçmesine rağmen ben onu ölmemiş olarak değerlendiriyorsam, en kral dizilerle aynı anda yayınlanan filmleri reyting sıralamasında üst sıralardaysa, kendisinden hala gülerek bahsedebiliyorsak kemal sunal şimdikilerin parayla kazanamayacağı bir telif kazanmıştır. para bi şekilde kazanılır ama kemal sunal bu ülke için altın değerindedir.
türk komedisinin kralıdır, efsaneleşmiştir ve pek çok komedyenin babası sayılır. halk tarafından çok sevilmiştir. ahlakı ve tavırlarıyla pek çok insanın beğenisini kazanmıştır. talihsiz ölümünün ardından hüzünle baksakta o hep bizimledir.
türkiyenin gelmiş geçmiş en büyük komedyeni az güldürmedi rahmetli, haylada güldürüyor kanal 7 ve samanyolu tv de sık sık görüyorum akşamları filmlerini özlüyoruz onun gibi büyük oyuncular yok şimdi.
vakt-i zamanında metin akpınar' dan çekimler sırasında tokat yediğini (bu, daha henüz yeni yeni filmlerde görülmeye başladığı köyden indim şehire filmi imiş) ve daha tanınmadığı senelerde ''senden tiyatrocu olmaz, şansını sinemada dene'' yönünde telkinler aldığını; bugün biga' ya turne için gelmiş ve tesadüfen köftecide denk geldeğim hababam sınıfı' ndaki ''bacaksız'' rolüyle ünlenen tuncay akça' dan öğrendiğim büyük komedyen. bu arada, çekimler sırasında (üne kavuştuğu zamanlar) son derece ciddi olduğu ve o geldiğinde herkesin ayağa kalkmasını istediği spekülasyonları da doğruymuş.
televizyonda karşılaşıldığında filmini sonuna kadar izlediğimiz bizi güldüren bu şahane adamın. adının altında bu kadar az yazı yazılması , beş para etmez mizah diye adlandırdığı küfür ederek güldürdüğünü sanan gerizekalıların isim altında bunun 4 5 katı yazılması beni derinden yaralıyor sözlük...
şöyledir ki ergen nesil çokluğudur belki buna sebep olan , çelik çomak , misket oynayıp akşam eve geldiğinde şaban filmi çıktığında televizyona kitlenen çocukluğu yaşamadıkları içindir belki sebebi...