Bir komşumuz vardı, çok sevimli bir kadındı, 2-3 tane de kedi beslerdi evinde. Kadın Almancıydı, kışın gider yazın gelirdi. Tabi kedileri diğer komşulara verip gidiyordu. Komşular da bakmıyordu, bahçeye, sokağa salıyorlardı da neyse.
Kadını bir gün evde ölü buldular. Yaşlılıktan ölmüştü. Ama beni asıl şoke eden kedilerin ölen komşumuzu yemiş olması. Baya beslediği kediler kadının gözlerini falan yemiş. Ben de görmek istedim göstermediler.
inanılmaz bir şey. Çocukluk travmam.
siz onun sahibi olmazsınız, o sizin sahibiniz olur. parmağında oynatır desem az demiş olmam.
her kedi farklı farklıdır. tıpkı insanlar gibi.
kalabalık evlerde yaşayan kediler de genelde, evin tek bir ferdiyle yakın ilişki içinde olur ama gerekirse herkesi kullanır.*
kertenkeleleri avlamaktan ve yemekten hoşlanan canlılardır. bugün sarı bir kedi var sokakta, izlediği bir kertenkeleyi yakalamaya çalıştı. ben de izliyorum merakla ne yapacak diye. kertentele bir oraya kaçtı, bir buraya kaçtı ama kedi en sonunda ağzıyla yakaladı hayvanı. kertenkelenin kuyruğu da ağzının dışında kaldı hatta. ulan dedim takıldığın yerdeki villadakiler sana bir sürü yiyecek koyuyor iyilik olsun diye, ileride belediyenin koyduğu beslenme noktaları var, gebeş gibi olmuşsun zaten; hala daha zavallı kertenkeleyle uğraşıyorsun. olan kertenkeleye oldu, kertenkele kedinin midesinde artık. sanırım emeksiz yemek, avsız hayat tatlı gelmiyor bu hayvanlara *.
her zaman bana ev arkadaşıdır, ona göre ben onun misafiri de olabilirim emin değilim. asla yalnız bırakmaz. tek başıma ağladığımı sandığım anlarda bir anda bir yerden çıkıp gelir.
içinde emekli bir öğretmen vardır, pencere önünde oturup geleni gideni izlemeye bayılır.
ayrıca vefalıdır. hastalıktan ağladığım kış aylarında yanımda olan tek kişi olduğu yetmezmiş gibi, önce kalorifere sonra göğsüme oturarak beni tedavi etmeye çalışır. canımdır.
hayvanlar aleminin, başına buyruk olmasıyla nam salmış üyeleri.
iki tane kedi sahiplendim. büyüğü 4 aylık, adı nejdet. küçüğü 1.5 aylık, adı behzat. büyük olan darbe almış, uzun süre tedavi gördüğü halde kırılan ayağı iyileşmedi ve topallıyor. küçük olanı donmak üzereyken ve inanılmaz bir iç paraziti varken bulduk. şu an çok iyi ama tam bir şam şeytanı.
4 aylık nejdet, hayatımda gördüğüm en olgun hayvan. küçükle muhattap olmuyor fakat zarar da vermiyor. küçük behzat, nejdet'in her şeyini taklit ediyor. kendi kum kabı dururken gidiyor nejdet'le aynı anda aynı kum kabına tuvaletini yapıyor. yine aynı anda nejdet'in kabından yemek yiyor. bu sabah baktım ki, nejdet topallayarak yürüyor diye behzat da öyle yürümeye başlamış. * panikle ayaklarına falan baktım bir şeyi yok, hususi yapıyor. nejdet ise bu durumlara hiç kızmıyor.
en çok üzüldüğüm şey ise nejdet'in gece gördüğü kabuslar. başına neler geldiyse, rüya görüyor sonra sıçrayıp ağlamaya başlıyor ve benim yanında olduğumu anlayana kadar sakinleşmiyor. ben ilk defa bir kedinin böyle ağladığını gördüm. bir de topallaması beni çok üzüyor hiç kıyamıyorum. gördüğüm en sakin, en sevecen hatta hiç eğitmediğimiz halde izin almadan hiçbir şey yapmayan kedisi o.
umarım ilerde ayağını kullanabilmeye başlar ve şam şeytanı behzat'la bol bol oyun oynarlar...