lan nankörü mankörü bırak şerefsizin önde gideni bu..at olsa ööretirdim nereye işeyeceğini bu hala öörenemedi..nası elim kolum titriyo hala bak!kıyamıyorumda şerefsize..
9 canli hayvandir. basina ne gelse bir sekilde hayatta kalmayi basarir. evcil falan derler ama icindeki vahsiyi hic atamadigi icin evcilligi hikayedir. boyut olarak ufak tefek oldugundan, kimilerine tatli, sirin falan geldigi icin alinip beslenir iste. oldum olasi kilimdir bu hayvana sozlukcugum. hele soyle yuzume karsi tislayinca mikrodalgaya atasim gelir ama ya sabir derim, yaratilani sev yaratandan oturu derim. yoksa ben yapacagimi bilirim ama neyse...
toptur, oyuncak faredir falan dokunmayıp, masada duran apartman toplantısı kağıdını önce yere atıp sonra da 45 dakika aralıksız oynayan hayvandır.
hışırt hışırt diye bir sağa bir sola..kağıt top yapıp atınca da yüzüne bakmıyor. illa düz a4 kağıt olacak..hışırt hışırt..
kendi oyununun (hayatının) senaristi... yönetmeni... başrol oyuncusu heyvanı...
hiçbir zaman evcileşmezler.
evime aldım işte evcileşti diyenler avuçlarını yalar...
onlar sizi kendi oyunlarına dahil ederlerde, iş işten geçmiş olur oyunda sadece yan rolde olduğunuzu anladığınızda...
--spoiler--
"felis sylvestris catus" latincesi , "felidae" familyasının üyesi . ortalama ömürleri 14 yıldır .
--spoiler--
--spoiler--
kedi sevmeyen kadın erkeğini de gerçekten sevmez derler .
--spoiler--
--spoiler--
çok atik hareketleri dolayısıyla korkutur çoğunluğu .
--spoiler--
nankör denir onlara ,
oysa ki insanlara benzerler .
köpek sadıktır sahibine ,
kedi ölüsünü bile yer .
sebep...
köpek sanarmış ki yaradanı sahibi ,
kedi bilir yaradanını ,
ondandır asiliği .
efendim evde sağa sola kendiş kafasına göre koşturan, meraklı, kimi zaman miskin, kimi zaman çekilmez, kimi zaman dünyanın en yanlız insanı olmaktan sizi kurtaran canlılar.
yerinde olmak istenen hayvan.
gelince seversiniz sevmek istediğinizde kaçar. asla onun istemediği bi'şeyi ona yaptıramazsınız. mütemadiyen kıvrılıp uyur, gelip sırnaşır, sıcak sever...
güzel hayvan, tatlı hayvn, şirin hayvan..
1. kedi : abi, ben şimdi bunun içine gireyim. sen çalıştır bakalım bana noolcak?
2. kedi : abi, yanarsın.
1. kedi : bir deneyeyim ya noolcak. Hadi giriyorum içine, çalıştır.
2. kedi : aslında haklısın, denemek lazım. *
uğur gürsoy'un çizdiği fırat karakterinin annesine göre seven çocukların çükünü düşüren hayvan. ve yine anı fıratımızın bunu duyunca elinden fırlatıp tahsi'in kardeşine kovalattığı hayvan.
yemek masasi kuruldugunda sandalyede oturup bir tabak da ona koymanizi bekleyen, mama kabindan yemek yemeyip özellikle anne kişisinin en güzel porselen tabaginda yemek yemek için israr eden, günün büyük bir kismini pencere kenarinda geçiren, kizdiginizda, bagirdiginizda evde yaşayan diger bireylere sizi şikayet eden, kendisine bir şey sordugunuzda konuyla ilişkilendirebileceginiz bir ses tonuyla miyavlayan, tek başina uyandiysa sizi de uyutmayan, eve misafir geldiginde saklanan, eve geç geldiginizde kizginligini belirten *, mart ayi geldiginde pencere önüne damat ya da gelin adaylarinin dolmasini saglayan, kaç yaşinda olursa olsun, kaç yaşinda olursaniz olun bebeginiz gibi davranan canli.
Hırıltısını duydugunuz ilk zamanlarda rahatsızlık hissedersiniz, ters giden bir şeylerin oldugunu sanarsınız. sonra anlarsınız ki bu hırıltı onun huzurlu oldugunun bir çeşit dışavurumudur. dinledikçe somut bi şekilde ona iyi baktığınızı ve sevginizi hissettiğini görürsünüz. hatta onunla birlikte hırlar olmayı dilersiniz onun duydugu huzuru deneyimlemeyi istemek gibi. bütün o tırmaklamalarına, canınızı acıtmasına ragmen bir daha sevmek istersiniz bir daha ve bir daha. küçükken sevmeme ragmen simdi bir türlü kendimi yakın hissedemedigim kedi hayvanı hep sevilmek ister ve eger sevilmiyorsa bunu hemen anlar.bakıslarından kolaylıkla sizi sevmedigini anlayabilirsiniz. çocuklugumda herkes tarafından el bebek gül bebek diye sevilirken, ben kediyi severdim.o da salına salına gelip kucagıma oturup hırıltısını sunardı bana.bi beklentim yoktu, sadece bu hırıltıyı duymak için bile sevebilirdim onu.büyüdükçe çevremdekiler tarafından daha farklı sevilme tepkileri görünce,yani benden beklentileri oldugunu anlamaya başlayınca (nerde o kucağa alınıp sarmalanarak sarmas dolaş öpülmeler) ben de az sever oldum kediyi. uzaktan, bakaraktan, anlatarak sevdim sadece, bu da ona yetmedi ve aramız acıldı.hala da acık...