tarımla uğraşan eski mısırlıların ambarlarını fare bastığı zaman bu haşeratlarla baş edemeyen insanoğlu, bu fare ve haşeratları kedilerin alt ettiklerini görmüşlerdir. eski mısır da kedinin kutsal sayılma serüveninin başlama sebebidir.
tereyağlı sıcak poğaça yı seven verisyonarı da olan, bu da yetmezmiş gibi evde pişirilen baklagil yemeklerinin etini yemeyip suyunu bir güzel bitiren hayvanlar.
evde bakıldığında neşe ve sinir yapan hayvandır. sokaktakiler de sürekli mama taşıma alışkanlığı oluşturacak bakışlara ve masumluğa sahip muhteşem yaratıktır.
sabahın ilk ışıklarıyla oyun oynamak isteyen hele aynı yatakta yatıyorsanız ve uyanmıyorsanız sizi ısıran sevimli varlıklardır ki bunlar kapalı kapıların arkasında miyavlayınca pek bir sevimsiz oluyorlar.
4 ayaklı, sudan korkan, asla sırt üstü yere düşmeyen, ve çok yüksek olmamak şartıyla ne kadar yüksekten düşerse daha az zarar gören miyavlıyan bazen tatlı bazen ise korkunç olan hayvandır. En büyük düşmanları arasına köpek ve balık ön sıralardadır.
pisi pisi diye çağırıldıklarında hemen bakmalarındaki bilimsel sebep , p ve özellikle de s harfine karşı aşırı duyarlı olmalarıdır bu sevimli şeylerin. s harfi frekans olarak diğer harflere göre ağızdan daha yüksek frekansla çıktığı için kediler buna en fazla duyarlılığı göstermektedirler.
nedendir bilmiyorum ama bir türlü sevemediğim hayvan. hani bazı insanlara karşı bir türlü kanınız ısınmaz sevemezsiniz ya onları kedide aynen öyle benim için. bakışları çok sinsi geliyor bir kere. halbu ki alt tarafı bir hayvan ne sinsiliği olacak demi ? ama dedim ya uğursuz, iyi olmayan bir şeyler var onda gibi geliyor bana ve bir türlü sevemiyorum kedileri. ismini duyunca direk nankörlüğü anımsatmasından dolayıdır belki de, bilemiyorum.
eğer kendileriyle bir koltuğa uzanmışsanız ve dalmışsa, koltuktan düşme ihtimali olan sevimli hayvandır. tabi düşünce çok gülüyorsunuz, anlayıp kemiriyor ellerinizi.