nankör olmakla suçlanmasına rağmen bir insanın en yakın dostudur.
işten/okuldan eve dönmüşsünüzdür, üzerinizde tarif edilmesi mümkün olmayan bir yorgunluk vardır. anahtarı kapıya taktığınız anda içeriden tıkırtılar gelmeye başlar ve evinizde yaşayan kedi taklalar atarak sizi kaşılar. elinizde ne varsa atın bir kenara ve kediciğin göbeğini sevmeye başlayın. yorgunluğunuz bir anda yok olacaktır.
hasta olmuşsunuzdur, yataktan çıkmaya haliniz yoktur. kediniz yanınızdan ayrılmaz, patisinden gelse size sıcak çorba bile yapacaktır ama o sadece masaj yapabilmektedir. onun küçücük patileriyle yaptığı masaj, en kuvvetli ağrı kesicilerden bile daha etkilidir.
moraliniz bozuktur, biri dokunsa ağlayacaksınızdır. günün 20 küsur saatini uyumakla geçiren tembel kediniz, sizi eğlendirebilmek için türlü türlü şebeklikler yapar.
siz siz olun, kedilere nankör diyenlere aldanmayın. kedi nankörlük yapar mı sorusuna yapmaz diye yanıt veremiyorum ama kediler sadece nankör insanlara karşı nankörlük yapar diyebiliyorum.
az önce bir kedi gördüm. siyah beyazdı. ben arabada babamla dini bir sohbet içindeyken (evet bildiniz huriler hakkında konuşuyorduk) * gördük bu kediyi. geçsin diye frene bastı babam. ama kedi geçmedi kafasını sağa sola çevirdi. daha sonra babam tam durmadan devam etti demekki geçmiyecek bu dedi. daha sonra dikiz aynasından gördüğüm kadarıyla kedibiz geçer geçmez hızlı ama düzgün adımlarla karşıya bir beyefendi edasıyla geçip yoluna devam etti. babamda bana dönüp insanlık gör lan hayvan herif dedi. evet ya harbiden hayvanlardan öğreneceğimiz çok şey var.
özünde çok şerefsiz bir hayvandır. bir iki sene önce kafes içinde duran yavru kanaryama saldırmıştır. mutfakta kahvaltı ederken pencerenin açık oluşundan istifade ederek içeri girip kafese saldırdı. ben de can havliyle hemen salona koştum ve kediyle göz göze geldim. üstüme atlar mı acaba derken yanımdan kaçıp girdiği yerden çıktı. az önce de yine pencere açıktı. salonda ailenin diğer üyeleri bulunmasına rağmen içeri girmek istediğini sokaktan geçen komşum farketmiş. zil çaldı baktım komşu. kedi mi aldınız falan dedi. hayır ne alaka dedim. camınızda kedi var da dedi. hemen koştum şerefsiz kediyi kovdum. yoksa kuşa saldıracaktı şerefsiz! hem de içerde insanlar varken. bu ne cüret! kedi bildiğin camdan içeri girmiş. kuşa saldırması an meselesiymiş. allah belanı versin.
edit: o kedi şimdi evde kuş olduğunu biliyor. kapı, cam açık olduğu zaman tekrar saldırı düzenlemesi olağandır. pusuya yatıp gelmesini beklemeli ve karşı saldırı düzenlemeli. yoksa siksen gitmez evin çevresinden.
insanın bağlılık duygularını aşındıran velet. apartman bahçesinde beslediğimiz gözümüzden sakındığımız yavrumuzu dün gece araba ezdi. paramparça etti. 3 aylık dünyalar tatlısı bir şeydi. sinirliyim kızgınım. mahalle arasında son sürat hızla gecenin bir yarısı araba kullanmak nedir anlamıyorum bu insanları. bazıları için değersiz olabilir ama benim için insan hayatı kadar değerlidir o minikler. ilkokul mezunlarına ehliyet veren adeta birer trafik canavarlarını yollara salan ülkeyiz. değişmeli bu kanun üniversite mezunlarına verilmeli. duygusal olarak bir canlıya bağlanıp onu kötü bir şekilde yitirmek ne demektir bilir misiniz? o orospu çocuklarına ettiğim bedduanın haddi hesabı yok. çok kötüyüm be sözlük.
bu aralar arka bahçemizde kah sevişen kah dövüşen hayvancıklar. kendine has bir ruhu olan ve bu yüzden sevilen hayvandır. yalnızlığa iyi geldiği söylenir ayrıca.
soğuk kış günlerinde gelip kucağınıza oturup sizi ısıtan şirin yaratıklar. artık çok sık görüşemeyeceğim kızımla. o yüzden anılarım depreşti, mazur görün.