an itibariyle evin içinde kaybolan hayvanım. lan köpek ne güzel sakin sakin tv izliyor, kedi niye hiperaktifleşip gezintiye cikiyor anlamiyorum. ev 3 katlı *** olunca malum.
kızışmışlığının ortasında cafe del mar derlemesi albümden bazı şarkıları dinlerken birden susup, sırt üstü yatıp -ki bunu pek yapmaz-, bitinceye kadar huşu içinde dinleyerek müziğin ruh sağlığı üzerindeki etkisini bize bir kez daha kanıtlayan canlı. allah kediyi korusun.
Birkaç gün önce balkonda düşerek bizi korkutmus cok sevdiğim hayvandır. ilk geldiğinde 3 aylıktı, cok huysuzdu. Ailede benimle küçük kardeşim dısında kedi seven de yoktur ki biz de sadece uzaktan seviyorduk o zamanlar. Gel zaman git zaman hem o alıstı bize hem biz ona. Dısarda gezer dolasır seslendiğimizde hemen gelir, birimiz mutsuz ya da hasta oldugunda hemen ona yanasır, her sabah annemi uyandırır, gelir bazen birlikte uyuruz, evimizin bir ferdi haline geldi artık resmen.
Insanin Allaha inancını artırıyor bu valla. O bıyıkları, bilmiş tavırlarıyla karşısındaki süzmesi, uyurken göğsünüze yatıp ordan ayrılmaması, kaloriferin üzerine boylu boyunca uzanıp sığamaması, şişkoluğundan ötürü düşmesi, yediğiniz her yemeğe ortak olmaya çalışması...
Tek kötü yanı da aşırı bağlandığınızdan dolayı ameliyat olduğunda insan gibi karşısına oturup narkozdan uyanmasını saatlerce ağlayarak beklemek. Bir gün ölüp gideceği fikri de zaten ayrı, karıştırmak bile istemiyorum.
tavuk etinden hâllice olan tadından dolayı pek sevemediğim lezzetsiz vasat hayvan. ama cinsine göre etinin tadı değişiyor gibi. ülkemizde herhangi bir çin lokantasında döner olarak servis edilmektedir ve yoklukta karnınızı doyurur. yurt dışında sote, ızgara gibi çeşitli şekillerde tadını değerlendirebilirsiniz. umarım kedi eti yeme kültürü ülkemizde de yaygınlaşır.