2 gün sonra burdura okula dönüyorum. bi arkadaşım var kız. kardeş gibiyiz.
gitmeden yanına uğradım 2 yıldır görüşemiyorduk. yurt dışında okuyordu. bitmiş okulu. gelince yavru bir kedi görmüş sokakta. tedavisini falan yapıp eve almış.
büyümüş sıpa. neyse kedisine kendi adını koymuş. adı elif. kapılarını çaldım. annesine elif evde mi dedim. bu kedi çıktı geldi. ürkütücü ürkütücü miyavladı falan.
girdim içeri 4 saat oturduk sohbet ettik. normalde kediler sabit duramaz. o 4 saat aramıza oturdu kıpırdamadı bile.
çok garip kafa yapıları var. aynı anneden babadanmışız gibi bir kardeşim olur kendisi ama onda bile kıskandı.
gitti bir de orijinal elife kendisini sevdirdi. benim çenem acıyor. kedi umursamadı bile. ben de seveyim dedim kızgınca meav meav meav diye seri şekilde bağırdı.
o 4 saat bi rahat bırakmadı. çıktım kapı önündeyiz sarılcaz bir daha miyavlamaya başladı.
az önce markete salam almaya giderken sokakta gördüm şirin bi yavru. seveyim dedim sevdirmedi kendini. salamı açıp ona verdim. şimdi kucağıma tırmanıyor.
salamı kendime almıştım ama şu tatlı tatlı sırnaşmaları yok mu. salam fabrikası aldırır adama yahu.
Yine sabahın ilk ışıklarında yorganın altından ayaklarıma saldırıp bir güzel korkutmuş olan hayvandır. Eve en çok yakışan minnoş mu minnoş sürtünmeleriyle oyun oynarken dağıttığı eşyaları bile size unutturabilecek potansiyaldedir. Odaların kapısı tam kapalı değilken patisiyle çekerek açmayı öğrenebiliyorlarmış.
Düşüncelerini hiçbir zaman anlayamayacağımız dünyalar tatlısı şey.
Kafası gerçekten ilginç çalışıyor. Masanın üstündeki cam bardağı patisiyle yere iteleyecekken ona hayır derseniz önce bi bakar sonra hiçbir şey olmamış gibi atar aşağıya.
Camdan aşağıya pisi pisi derseniz yukarı size bakarak yürür önündeki boşluğu görmez o boşluğa düşer. Sonra hiçbir şey olmamış gibi kafasını o boşluktan çıkarıp size bakar.
Gece uyurken odanıza almanız konusunda diretir aldırır kendisini. Uykuya yeniden dalarsınız. Bi anda ayağınızın küçük parmağında bir acı ile uyanırsınız. Bunu neden yapıyorlar anlamıyorum. Ölen kedim öyleydi en azından.
ulan galiba bu hayvan ırkının insanlardan daha çok fotosu var.
artık bazı kedileri gördüğümde ulan bu kedi mi ha tanıdım bunun başka bir fotosu vardı diyorum.
bir hayvan değilde teknoloji ile beraber bir ayfon gibi obje oldu çıktı lan paticik.
yok düşerken, yok sıçarken, yok kaçarken..
günün birinde evrimsel bir dile geliş olursa diyecekleri tek şey,
"yeter ulan şaklaban yerine koyduğunuz avradınısiktiğimin insan mahlukları!!!!!"