biyografisinden okuduğum ve hatırladığım kadarıyla Christopher McCandless'ın yani şu alexander supertramp , o yolculuğuna çıkmadan önce , köpeği ölmüştür. ve günlüklerinde , eğer o köpeğini kaybetmemiş olsa , bu yolculuğa yeltenmek için birkaç kere daha düşüneceğini yazar. onu evde tutan şey odur. evimizin içinde baktığım bir köpek olmadı , o yüzden fazla bağlanmadım , ama şu an bazı acı dolu syntax hataları veriyorsam bu kaybetmiş olduğum kedi arkadaşlar dolayısıyladır. ayrıca , ailemin yanına gitme sıklığımı da bir kedi belirler. kedi bir evlattır, terapidir, terbiyedir. ıslak burundur. ve kiminle durduk yere anlaşamıyorsam , kötü elektrik alıyorsam arkasından hep kedileri sevmedikleri ortaya çıkar böyle de bir durum var.
günlük yorulmalarının sebebi aşırı tatlılıkları bence.
öyle bi sevmek istiyorum ki onları o hissi anlatacak cümle ve kelimeleri toparlayamıyorum.
bi acayip şeker şey lan bunlar. patisi çamur oldu diye 1 saat yalandı geçmeyince patisiyle kavga etti. olmadı yine. bana miyavladı. yıkadım öptüm onu sevdim sevdim sonra gitti arkadaşlarına.
Insan için her daim köpekten sonra gelen canlıdır. Köpeklerin kedilerden sosyal açıdan daha güçlü olması bu duruma yol açmıştır. Nankör yaratıklardır bu kediler, ölen sahibini yerler... güven olmaz.
demin bir kedi gordum. buyuk ihtimalle bir sey yolda carpmis yuzunu kesmis kan damlaya damlaya kaldirima cikip son nefesini vermis. insanlik(varsa) olmedi ya gittim belediyeye soyledim alsinlar diye. ama gorseniz yoldan gecenlerin umrunda degil. cesetin ne oldugu fark ediyor bunlara gore. sonra insan hakkindan, irkciliktan, insanlari kucumsemenin ne kadar kotu olduguna dair ahlak dersi veriyorlar.
ve sonra bana soruyorlar neden hayvanlari daha cok seviyorsun diye. susuyorum
Asla bir kediye sahip olunmaz, kedi size sahip olur. Canı istediğinde gelir yatar istediğinde oynar. Zorla hiçbir şey yaptıramazsınız. ilgilenmeyince trip atar, surat asar. Bütün koyafetleriniz kedi tüyü ile kaplanır. Kızgınlık dönemine gelince - normalde hiç miyavlamayan kedi - bir aslan edasıyla kükremeye başlar. Size masaj yapar patileriyle, kendileri de keza masaj yapılmasına bayılır. Karnınız ağrıdığında tam ağrıyan yere gelir oturur yalar, o ağrı geçer. Gece siz uyurken gelir poposunu yüzünüze dayar. Evdeki hayaletleri yakalamaya çalışır, vazo saksı ne varsa devirir. Tüm bunlara rağmen günün sonunda kucağınıza yatıp sev beni insan bakışları eşliğinde mırrrlaması paha biçilemez.